-->

Çeviri

25 Ekim 2015 Pazar

Zakir KAYA "Zenginlik".

Yağmurlu ve soğuk bir kış günü, yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldı; 


-Eski gazeteniz var mı, abi? 

Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim, ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi. 

-İçeri girin de size kakao yapayım, dedim. 

Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri. Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işleri yapmaya koyuldum. 

Bir süre sonra oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti. Bir an kafamı uzattım içeriye küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu. 

Erkek çocuğu bana döndü ve; 

-Abi, siz zengin misiniz? diye sordu. 

-Zengin mi? Yo hayır! diye cevaplarken çocuğu, gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere kaydı. Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve; 

-Sizin fincanlarınız ve fincan tabaklarınız takım, dedi. 

Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu. Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile etmemişlerdi, ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte birşey yapmışlardı. Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı. Pişirdiğim patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler. Başımızı sokacak evimiz vardı. Bir eşim vardı ve eşimin de bir işi, bunlar da fincanlarım ve fincan tabaklarım gibi uyum içindeydi. 

Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. Çocukların sandaletlerinin çamur izleri halının üzerindeydi hala. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de. Olur ya; unutuveririm ne denli zengin olduğumu. Siz sakın unutmayın ne kadar zengin olduğunuzu. Ben unutmayacağım. 


Öyküye yakışan bir Arap özdeyişi: 

"Ayakkabım yok diye üzülüyordum; ta ki ayaksız bir insan görene kadar."

Kemal Kılıçdaroğlu: MHP ile koalisyon kurmayı isteriz

Kemal Kılıçdaroğlu: MHP ile koalisyon kurmayı isteriz

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Kasım seçimi sonrasında CHP'nin koalisyonu kurmakta birinci önceliğinin hangi partiden yana olacağına ilişkin, "MHP ile isteriz. İkimiz de muhalefetteyiz. İkimizin de seçim bildirgesinde çok fazla ortak nokta var ve dolayısıyla bir araya gelip hükümet kurabiliriz" dedi.

FOX TV canlı yayınında Fatih Portakal ile İsmail Küçükkaya'nın sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Ankara'daki terör saldırısında hayatlarını kaybeden gençler arasında CHP'lilerin de bulunduğunu ve bu gençlerden bazılarını şahsen tanıdığını anlattı.
'ONLARA SÖZ VERDİK'

Olaydan sonra ailelerine başsağlığı dilediğini ve gençlere moral vermeye çalıştığını aktaran Kılıçdaroğlu, "Bir anne şunu söyledi; 'Biz bu bedeli ödedik. Başka anneler böyle bir tabloyla karşılaşmasınlar. Ne olursunuz bu olayları önleyin' dedi. Biz de onlara söz verdik" dedi.

Tek başına iktidar olmaları halinde terör sorununu çözmeye kararlı olduklarını ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, "Derlerse ki 'Dışarıdan bize destek verin biz bu sorunu çözelim' ona da hazırız. Türkiye'de hiçbir ananın ağlamasını, terörün olmasını istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

Ankara'daki terör saldırısına ilişkin güvenlik zafiyetinin olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Zaten böyle olmasaydı emniyet müdürünü görevden almazlardı. Siyasi sorumlu kimdir? İçişleri bakanıdır ve gitmesi lazım" dedi.
"SİYASETTEN HİÇBİR BEKLENTİM YOK"

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye'yi kimin yönettiği belli değil. Bu tablo, Türkiye'de kaosun, karmaşanın nedenidir, terörün nedenidir, kutuplaşmanın, gerginliğin nedenidir. Türkiye'nin bu kaostan çıkması lazım, ateş çemberinden çıkması lazım. Bize güvensinler. Siyasetten hiçbir beklentim yok. Sadece ve sadece bu ülkede huzur içinde vatandaşların gezmesini istiyorum. Herkesin karnının doymasını istiyorum. Onun için vatandaşlarımız bize güvensin. Onlara 13 yıl yetki verdiler, tablo meydanda. Ben öyle 13 yıl da istemiyorum. 4 yılda Türkiye'yi hem uygar bir ülke haline getireceğim, hem özgür bir ülke haline getireceğim. Bütün meydanlarında insanlar halay çekecekler. Terör olayını bitireceğim. Bu ülkeye huzuru ve güveni getireceğim."
"İKTİDAR OLAMAZSAK NE GEREKİRSE O OLUR"

"Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başında kalabilmesi için yüzde kaç oy oranı hedefi koydunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, oy oranı olarak hedef belirlemediklerini, bir partinin başarısının iktidar olmasına bağlı olduğunu belirtti.

İktidar olamamaları halinde ne yapacağının sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, "Ne yapacağız? Sonuçta kurultay olur, karar verilir, ne gerekirse olur" dedi.

Yasaklar ve yolsuzlukla ilgili düşünceleri sorulan Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

"17-25 Aralık olaylarının üzerini kapatmamız zaten mümkün değil. Ben bunu Sayın Davutoğlu'na da söyledim. Böyle bir önerge geldiği zaman biz buna 'evet' deriz. Aksi halde partinin kapısına kilit vururuz. Faili meçhuller, MİT tırları kesinlikle araştırılması lazım. Devleti hukuk zeminine oturtmadığımız sürece, can ve mal güvenliği sağlanamaz. Yabancı sermaye Türkiye'ye gelemez. Gazetecilerin hapse atılması kadar saçma bir şey olamaz. Parlamentoyu etkin kılacağız. Parlamento bir siyasal partinin arka bahçesi olmayacak. Parlamento oturacak kendi işini yapacak. Terör konusunda neler yapılması gerekiyorsa, parlamento karar alacak biz gereğini yapacağız."
"DIŞ POLİTİKANIN 180 DERECE DEĞİŞMESİ GEREKİYOR"

"Ahmet Davutoğlu'nun sakin bir üslubu var, siz de sakin bir üsluba sahipsiniz. Biriniz başbakan, biriniz başbakan yardımcısı olsanız nasıl olur?" şeklindeki soruyu Kılıçdaroğlu, "O günün koşulları nasıl olur onu bilemem. İki kişinin anlaşmasından çok daha önemli olan, Türkiye'nin sorunlarının çözümünde bizim anlaşıp anlaşamadığımız. Toplumsal barışımızı dinamitleyen terör konusunda anlaşmamız lazım. Ekonomi çığırından çıkmış durumda, bu konuda anlaşmamız lazım. Dış politikanın 180 derece değişmesi gerekiyor, Türkiye'ye zarar veriyor" diye yanıtladı.
"DİNLEMELERİ MİT'İN BİR KANADI DOĞRUDAN CUMHURBAŞKANI'NA SERVİS EDİYOR"

"CHP olarak dinleniyor musunuz, önlem alıyor musunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, CHP'nin saydam bir parti olduğunu, önlem almaya gerek olmadığını, içeride konuştuklarını dışarıda da söylediklerini belirterek, şunları söyledi:

"MİT'in bir kanadının doğrudan hükümete servis yaptığını da biliyoruz. Bazen Davutoğlu'nu atlayarak doğrudan Cumhurbaşkanına bilgilerin servis
edildiğini de biliyoruz. Adı bir siyasal partiyle özdeşleşmiş bir kişinin, MİT Müsteşarı olması yanlıştır. Sayın Hakan Fidan'ın istifa edip milletvekili adaylığını açıkladıktan sonra il başkanlığına gidip, oradaki toplantıya katıldıktan sonra tekrar MİT'e dönmesi asla ve asla doğru değildir. MİT'in milli olmasına gölge düşürür. Taraflı olduğu zaten belli, bunu belli etti zaten. Dolayısıyla oradan ayrılması lazım. En büyük zararı kime verir? MİT'e verir."

"ÜNİTER YAPI DEVAM EDECEK"

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Diyelim ki HDP ile koalisyon veya azınlık hükümeti kurmaya karar verdiniz. HDP dedi ki 'ben özerklik diyorum başka bir şey demiyorum'. Nasıl olacak?" şeklindeki soruya, Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

"Olmaz. Biz yerel yönetim özerklik şartını kabul ediyoruz ama bu sadece bir bölgeye özgü değil, bütün Türkiye'de. Neden? Zaten kabul etmişiz bunu, Meclis'ten kanun çıkmış. Uygulama yetkisi Bakanlar Kurulu'na bırakılmış. Biz, İzmir Büyükşehir'in de rahat olmasını isteriz Diyarbakır Büyükşehir'in de... Aynı kuralların ikisi için de geçerli olmasını isteriz. Bir bölgeye farklı hukuk getirdiğiniz andan itibaren Türkiye'yi farklı bir atmosferin içine sokarsınız. Üniter yapı devam edecek."

CHP'nin koalisyonu kurmakta birinci önceliğinin hangi partiden yana olacağı sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "MHP ile isteriz. İkimiz de muhalefetteyiz. İkimizin de seçimbildirgesinde çok fazla ortak nokta var ve dolayısıyla bir araya gelip hükümet kurabiliriz" yanıtını verdi.

23 Ekim 2015 Cuma

Şemdinli'deki saldırı kameralara yansıdı

Şemdinli'de, teröristlerin patlayıcı yüklü araçla gerçekleştirdiği saldırı MOBESE kamerasınca kaydedildi.
HAKKARİ

Şemdinli ilçesinde, teröristlerin patlayıcı yüklü araçla gerçekleştirdiği saldırı MOBESE kamerasınca kaydedildi.

Kaymakamlık, Emniyet Müdürlüğü, Şemdinli Devlet Hastanesi ile çok sayıda iş yeri ve evin bulunduğu Serment Caddesi'nde önceki gece terör örgütü PKK tarafından bomba yüklü araçla gerçekleştirilen saldırı MOBESE kamerasına yansıdı.

Görüntüde, araçların seyir halinde olduğu caddede yaşanan patlamanın ardından vatandaşların olay yerinden koşarak uzaklaştığı görülüyor.

Şemdinli Devlet Hastanesinde sağlık hizmetlerinin aksamasına da yol açan terör saldırısında, kamu kurumları ile 160 iş yeri ve çok sayıda ev hasar görmüş, 20 iş yeri kullanılamaz hale gelmişti.

500 kilogram TNT

Kaymakamlık, Emniyet Müdürlüğü, Şemdinli Devlet Hastanesi ile çok sayıda iş yeri ve evin bulunduğu Serment Caddesi'nde önceki gece terör örgütü PKK tarafından bomba yüklü araçla gerçekleştirilen saldırının detayları ortaya çıktı.

Alınan bilgiye göre, saldırının yaklaşık 500 kilogram TNT ve C4 yüklü ciple gerçekleştirildiği değerlendiriliyor.

Güvenlik güçlerince olay yerinde yapılan incelemelerde, patlama alanında doku parçası bulunmadığı, yolun eğimli olmasından faydalanan teröristlerin indikten sonra aracı yokuş aşağı bıraktıkları ve patlayıcıları uzaktan kumanda ya da el bombası ile ateşledikleri bilgisi üzerinde duruluyor. 

Patlamanın caddede 3 metre 70 santim çapında, 65 santim derinliğinde çukur açtığı öğrenildi. Ayrıca, patlamanın yaşandığı gece hastane binasının zarar görmesi nedeniyle bazı hastaların zemin kattaki yemekhanede tedavi edildiği bildirildi.

Bu arada, saldırıda 3 vatandaşın hafif yaralandığı ve tedavilerinin ardından taburcu edildikleri öğrenildi.
Diyaliz hastası "perişan" oldu
Şemdinli'de teröristlerin patlayıcı yüklü araçla gerçekleştirdiği saldırıda ilçedeki devlet hastanesinin hasar görmesi nedeniyle böbrek hastaları diyaliz tedavilerini Hakkari ve Yüksekova'daki hastanelerde sürdürdü.

Kaymakamlık, Emniyet Müdürlüğü, Şemdinli Devlet Hastanesi ile çok sayıda iş yeri ve evin bulunduğu Serment Caddesi'nde önceki gece terör örgütü PKK tarafından bomba yüklü araçla gerçekleştirilen saldırı, hastanede tedavi gören vatandaşları da mağdur etti.

Saldırı nedeniyle hastanede acil, kadın doğum, yenidoğan ile diyaliz birimlerinde hasar oluşması üzerine tedavilerini yaptırmaları gereken hastalar Hakkari veya Yüksekova'ya gitmek zorunda kaldı.

Şemdinli'de 14 yıldır diyalize giren 56 yaşındaki Perişan Gezer de saldırı nedeniyle tedavisini Hakkari Devlet Hastanesinde sürdürdü.

Gezer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saldırı anında evde olduğunu, patlamanın etkisiyle hem evinde ve hem de yıllardır tedavi gördüğü diyaliz servisinde hasar oluştuğunu anlattı.

"Tedavi için önce Yüksekova'ya oradan da Hakkari'ye geldim. Bu durum beni çok yordu ve zorlandım" diyen Gezer, terör saldırılarının tekrarlanmaması temennisinde bulundu.

21 Ekim 2015 Çarşamba

Türkiye yağışlı havanın etkisine giriyor

Türkiye yağışlı havanın etkisine giriyorTürkiye'nin, Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı havanın etkisine girmesi bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:
"Ülkemizin yarın (21.10.2015 Çarşamba) Orta Akdeniz üzerinden gelen serin ve yağışlı sistemin etkisine girmesi bekleniyor. Çarşamba günü ülkemizin batı kesimlerinde başlayacak yağışlı havanın, önümüzdeki hafta başına kadar ülkemizin büyük bir bölümünde etkisini sürdüreceği tahmin ediliyor.
Yarın Marmara, Ege, Batı Akdeniz, Batı Karadeniz ile Ankara ve Eskişehir çevrelerininsağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği bekleniyor.
22.10.2015 Perşembe günü; yağışlı sistemin ülkemizin iç ve batı bölgelerinde (Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu'nun batısı ile Batı Karadeniz'de) etkili olacağı tahmin ediliyor.
23.10.2015 Cuma günü; Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı Karadeniz, Orta ve Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun batısının yağmurlu ve sağanak yağışlı geçeceği bekleniyor.
Hafta sonunda da ülkemizin büyük bir bölümünde etkili olacak yağışlı sistemin, önümüzdeki hafta başında güney ve doğu kesimlerinde etkisini devam ettireceği tahmin ediliyor.
Yağışlı sistemin, 22.10.2015 Perşembe günü Marmara'nın batısı (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir) ile İstanbul, İzmir, Muğla ve Antalya çevrelerinde kuvvetli; 23.10.2015 Cuma günü ise Marmara'nın batısı, Kıyı Ege ile Batı Akdeniz'de çok kuvvetli ve yer yer şiddetli (51-100 kg/metrekare); Antalya ve Muğla illerinde aşırı (100 kg/metrekare üzeri) yağışlara neden olacağı bekleniyor.
Şiddetli ve aşırı yağışlar sebebiyle meydana gelebilecek ani sel ve su baskını gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.
Mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklığının, Çarşamba günü Trakya'dan başlayarak, hafta sonuna kadar yağışla birlikte ülkemiz genelinde azalacağı tahmin ediliyor.
Rüzgarın; Perşembe, Cuma ve Cumartesi günü Marmara ile Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden; Cuma günü Batı Akdeniz kıyılarında güneydoğu yönlerden, kuvvetli ve zaman zaman fırtına şeklinde esmesi bekleniyor." 

Ege Web TV Zakir KAYA 'nın Şebnem BURSALI ile Röportajı sansürsüz !

20 Ekim 2015 Salı

Biz Bal'ı sevdik

Biz Bal'ı sevdik

İZMİR'in Erkekler Voleybol 1. Ligi'ndeki yeni temsilcisi Bornova Anadolu Lisesi, TSYD Voleybol Dostluk Kupası'ndaki performansıyla umut saçtı.

Arkasspor ve Ziraat Bankası'nı 3-2'lik skorlarla mağlup ettikten sonra Şahihbey’e 3-0 yenilince turnuvayı 3. sırada tamamlayan bordo-beyazlı ekip, uzun maratonda kolay lokma olmayacağını gösterdi. "Amacımız ligde tutunmak" diyen Antrenör Bülent Ütün, "Sezon öncesi yararlı bir turnuvaya oynadık. Doğru yolda olduğumuzu gördük, özgüvenimiz arttı" diye konuştu.

18 Ekim 2015 Pazar

Vural’dan "kaplumbağa"lı seçim kampanyası

Vural’dan

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, 1 Kasım genel seçimleri için kırmızı ve beyaz renkteki iki Volkswagen Beetle marka otomobili, parti amblemleri ile kendisine ait fotoğraflarla kaplattı. Vural, seçim bölgelerini dolaşıp, seçim kampanyasını yürüttü. Otomobili kullanan Vural, diğer yandan da araçtaki ses sistemiyle halkı selamladı, zaman zamanda onlarla şakalaşıp oylarını istedi.

Yaklaşan 1 Kasım seçimleri için çalışmalarını sürdüren MHP Grup Başkanvekili veİzmir milletvekili adayı Oktay Vural, değişik bir yöntemle İzmir sokaklarına çıktı. Vural, kendi fikri olan kampanya kapsamında kırmızı ve beyaz renkli iki Volkswagen Beetle marka otomobili, partisinin ambleminin yanı sıra kendi fotoğraflarıyla kapladı. Güzelbahçe’den Buca’ya kadar seçim turu atan Vural, otoyol üzerinde, diğer araç sürücülerini özel ses sistemiyle selamladı. Yol üzerindeki akaryakıt istasyonuna da girip yakıt alan Oktay Vural, burada da hem vatandaşlar hem de istasyon görevlileriyle sohbet etti. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Buca sokaklarında da, bir yandan otomobilini kullandı, bir yandan da araçtaki ses sistemiyle vatandaşları selamladı, zaman zaman da onlarla şakalaşıp oylarını istedi. 

POLİSLER DE MEGAFONLA DESTEK İSTEDİ

Bazı kişiler MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural’a isteklerini yüksek sesle konuşarak veya bağırarak duyurmaya çalıştı. Yanından geçen bir polis ekibi de Vural ile aynı yöntemi kullandı ve megafondan, emeklilik durumlarıyla ilgili destek istedi. Şehir turu sırasında zaman zaman da halkla bir araya gelen Oktay Vural, parti vaatlerini anlattı, hükümeti eleştirdi. Seçim çalışması sırasında DHA’ya konuşan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, propaganda yöntemiyle ilgili, şöyle dedi:

"Fikir sahibi benim. Araçların dizaynı dahil. Bu sefer 7 Haziran seçimlerinden sonra direksiyon bizde, ne yaptığımızı biliyoruz. Nereye gittiğimizi biliyoruz. Kampanyamızda çok mütevazı. Farkındalık oluşturmak istiyoruz. Propagandada baskın olanlar olabilir ama bizde böyle farkındalık yapmak istedik. Önemli olan halkla aramızda bariyer olmadığını göstermek. Onların içinde geziyorum. Kırmızı beyaz en büyük Türkiye diyoruz. Ülkenin geleceğine oy ver dediğimize göre Türkiye’nin geleceği ay yıldızın yükselmesiyle olur. Böylelikle de mesajımızı veriyoruz" dedi. Kendi kaynaklarıyla kampanyalarını sürdürdüklerini de anlatan Oktay Vural, "Seçimlerde az ve öz çalışma yapmak istiyoruz. Çok fazla araç giydiremiyoruz ama vatandaşlar araçlarına MHP magnetleri yapıştırdı. Biz de kendi kaynaklarımızla kampanyayı sürdürüyoruz. Az zamanda çok yere gitmem gerekiyor, çok yere gitmem için de araçla olmak lazım. 1 Kasım’da seçimde başarılı olmak istiyoruz." 

"HANGİ OLAYDA İSTİFA ETTİLER Kİ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bakanların istifasına yönelik yaklaşımını da eleştiren MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Her olaydan sonra bakan istifa eder mi?’ demiş. Hangi olayda hangi istifa etmiş ki? Bu kadar terör, Ermenek, Soma oldu istifa eden mi oldu? Hızlı tren kazası, Reyhanlı’da bombalama oldu istifa eden mi oldu? Bırak istifayı hangi kamu görevlilerinden yargılanan oldu? Türkiye’de hukuk sistemi çalışmıyor. Zorba bir devlet anlayışı var. Bir tane istifa örneği göstersinler. Bunun vicdanı, sorumluluğu yok. Onlarca olay oldu Cumhurbaşkanı ’Valilerin operasyon yapmasına izin vermedik’ demedi mi? Sonra dedi ki; ’Bazı kamu görevlilerinin ihmali var?’ Peki bu ihmali yapanla ilgili ne yapıldı? Ellerine saat takanlar, hakara makaracılar, yatak odalarında para bulunanları balkona çıkardılar, onore edildiler" dedi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Kuzu kuzu gelecekler’ sözlerine de tepki gösteren MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, milletiin, gücünü, iradesini alarak geldiklerini anlatırken, şöyle devam etti:

"Bu milletin iradesi kimsenin kuzusu değil. Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanlığını yapacak, ben de görevimi yapacağım. Bu milletin iradesi olsun, getirsin bakayım bizi tek başına iktidara kim kuzu kuzu veriyor görevi göreceğiz. AKP’nin artık tek başına iktidar olması mümkün değil. Biz bir şey alırsak milletimizden alırız ve milletimizin iradesiyle geliriz. Birileri de gereğini kuzu kuzu yerine getirecektir. Dolayısıyla bu kadar kibre gerek yok. Biz memurun muyuz ya! Devlet yönetilmez bu üslupla. Aziz milletimiz bize güç versin. MHP’yi tek başına iktidara getirsin nasıl kuzu kuzu görevi verecekler."

AÇILIŞTA BİNALİ YILDIRIM ELEŞTİRİSİ

Oktay Vural, Güzelbahçe Balıkçı Barınağı’nın açılış törenine Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı Binali Yıldırım’ın katılmasını, burada konuşma yapmasını ağır bir dille eleştirdi. Binali Yıldırım’ın hiçbir sıfatı olmadığını ifade eden MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Seçim kampanyası sürdürüyoruz. Havuzdan beslenenler olabilir. Ama bu seçim kampanyasında açılışlar yapılıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın açılışında, tarafsız olması gereken bakan var, açılışta AKP’nin ampulleri var. ’Memleket meselesi’ diye seçim sloganları kullanılıyor. Bunlarda hukuku tanımazlık var. Hak hukuk yok. İzmir’e bir hizmet yapıyorsunuz. Bunu, milletvekili bile olmayan birisinin açmasını sağlamak demek, hiçbir sıfatı olmayan milletvekili adayının açması demek, kamu imkanlarıyla seçim propagandası yapaktır. Ama ne kadar namertlik yaparlarsa yapsınlar, havuzumuz olmayabilir, biz milletin iradesiyle geleceğiz" dedi.