-->

Çeviri

30 Mart 2015 Pazartesi

'Başbakan ile görüştük'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkanlık sistemi konusunda Davutoğlu ile görüştüklerini belirterek, "Öyle zannediyorum seçim bildirgesinde başkanlık sistemiyle ilgili düşüncelerini yansıtacaklar" dedi.

İSTANBUL
Cumburbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Slovenya'ya hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde gazetecilerin sorularını yanıtladı. 
Bir gazetecinin "Sıkça dile getirdiğiniz ve artık bir ihtiyaç olarak tanımladığınız başkanlık sisteminin hükümetin seçim bildirgesine girdiği yönünde bilgiler geliyor. Ancak aynı zamanda Başbakan yardımcısının da bir açıklaması yansıdı medyaya, 'alaturka mı olacak alafranga mı olacak, denge ve fren mekanizmaları nasıl hesaplanacak bunu da görmek lazım' dedi. Acaba sizin kastettiğiniz başkanlık sistemi modelinin hükümetin programına giren uyumu konusunda herhangi bir soru işareti var mı kapsamında, bu açıklama ekseninde" sorusu üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kim bu açıklamayı yaptı bilemiyorum" dedi. Aynı gazeteci, "Bülent Arınç'ın bu yönde açıklaması oldu" yanıtını verdi.
Erdoğan, soruya şu cevabı verdi:
"Ben başkanlık sistemiyle ilgili açıklamalarımı başbakanlığımın ilk anlarından itibaren değil, ta büyükşehir belediye başkanlığımdan itibaren bir siyasetçi olarak gündemde tutmuş bir insanım. Bunu da açıklarken hep şu örneği vermişimdir; 'dünyanın neresinde başkanlık sistemi uygulanıyorsa, yarı başkanlık sistemi uygulanıyorsa, adeta biz bir arı maharetiyle hepsinden faydalı olanları alırız ondan sonra da kendi sistemimizi ortaya koyarız' demişimdir."
Erdoğan, son dönemlerde Cumhurbaşkanı seçimi kampanyası döneminde de başkanlık sistemi konusundaki görüşlerini ifade ettiğini hatırlatarak, Türkiye'nin kendi sistemini kurma iradesine ve kabiliyetine sahip bir ülke olduğunu söyledi. 
Türkiye'nin bir "devletçik" veya bir "kabile devleti" olmadığını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 tane yıldız var. Bunların her biri bir devleti ifade eder. Biz buralardan buraya gelmişiz. Güçlü bir devlet geleneğine sahibiz. Hele hele Osmanlı ile bu bir zirve yapmıştır. Burada şunu çok açık net söylemek durumundayım. Biz geçen hafta sayın Başbakan ile bunları konuştuk. Sayın Başbakan da başkanlık sistemiyle ilgili olarak bizzat kaleme aldığı oradaki sisteme yönelik anlayışını bayağı da detaylı ele almış, ben de bizzat orada kendim de okudum, kendi kanaatlerimi de ifade ettim ve öyle zannediyorum ki bu çerçevede kendileri seçim bildirgesinin içine başkanlık sistemiyle ilgili düşüncelerini yansıtacaklar ve böylece hükümetimizin, iktidar partisinin başkanlık sistemine yönelik anlayışı nedir, bu orada yerini alacaktır. Bu tabii şahsen benim için çok çok olumlu bir gelişme."
Yemen'e müdahale doğru değil
Erdoğan, Yemen'e düzenlenen askeri hava operasyonuyla ilgili, "Yemen konusu ile alakalı yaptığımız açıklama biliyorsunuz Yemen'in toprak bütünlüğüne ait saygımız sebebiyle bu toprak bütünlüğünün korunması, gerek içeride gerekse dışarıda yapılan bu müdahalelerin doğru olmadığı hususundadır. Dolayısıyla bu müdahaleleri yapanların Yemen'den çekilmesi gerektiğini ısrarla ifade ettik. Şimdi bu konuyla ilgili olarak tabii İran'dan iki farklı ses çıktı. Birincisi parlamentoda bir komisyon başkan yardımcısı veya herhangi birisini, bilemiyorum, ki bunlar benim muhatabım değil. Kaldı ki bizim ziyaretlerimizi de o tür kişiler belirleyecek değil" dedi.
Kararı biz veririz
Bir gazetecinin, "İran'ın Yemen'deki varlığıyla ilgili çeşitli açıklamalarınız oldu ve İran yönetiminden de buna tepki geldi ve ziyaretinizi ertelemeniz gerektiğini söyleyenler oldu. Ziyaretle ilgili bir değişiklik var mı? Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:
"Tabii bizim Yemen konusuyla alakalı yaptığımız açıklama biliyorsunuz. Yemen'in toprak bütünlüğüne olan saygımız sebebiyle bu toprak bütünlüğünün korunması, gerek içeride gerekse dışarıda yapılan bu müdahalelerin doğru olmadığı hususundadır. Dolayısıyla bu müdahaleyi yapanların Yemen'den çekilmesi gerekliliğini ısrarla ifade ettim. Şimdi bu konuyla ilgili olarak tabii İran'dan iki farklı ses çıktı, birincisi parlamentoda bir komisyon başkan yardımcısı veya herhangi birisi, bilemiyorum, ki bunlar benim muhatabım değil. Kaldı ki bizim ziyaretlerimizi de o tür kişiler belirleyecek değil, gideriz veya gitmeyiz bunun kararını verecek olan biziz."
Erdoğan, şu anda programlarını aynen koruduklarının altını çizerek, "Ama Yemen'i de izliyoruz. Yemen'deki gelişmeler bizim için çok çok önemli, her türlü kararı vermemizi gerektirecek adımlar olabilir. Ama şu anda dediğim gibi programımızda herhangi bir değişiklik şimdilik söz konusu değil" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Slovenya, Slovakya ve Romanya'yı kapsayan gezisine ilişkin, "AB üyesi olan ve üyelik sürecimize destek veren bu 3 ülkede, bilhassa müzakere sürecimize dair son durumu ele alacağız. Artık siyasi engellemelerin bir tarafa bırakılmak suretiyle tüm fasılların daha fazla zaman kaybetmeden, kaybettirilmeden müzakereye açılması beklentimizi güçlü bir şekilde dile getireceğiz" dedi. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açıklamalarının ardından özel uçak "TUR" ile saat 10.25'te Slovenya'ya gitti.
Muhabir: Muharrem Aksakallı, Etem Geylan, İzzet Taşkıran

28 Mart 2015 Cumartesi

Oniki Adalar açıklarında 5 büyüklüğünde deprem

Yunanistan'ın Oniki Adalar açıklarında 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

MUĞLA
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi Başkanlığı verilerinden alınan bilgiye göre, saat 01.34'de, merkez üssü Oniki Adalar açıkları olan 5 büyüklüğünde depremkaydedildi.
Muğla'nın Datça ilçesi Yazıköy köyüne 105, Cumalı'ya 106, Yakaköy'e 108, Sındı'ya 110 kilometre uzaklıktaki deprem, 12,98 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Muhabir: Durmuş Genç

27 Mart 2015 Cuma

Kılıçdaroğlu: Onunla masaya oturmam

'Onunla aynı masaya oturmam'

Kılıçdaroğlu, Kanal D'de yayınlanan "5N 1K" programında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. "İktidar olursanız, karşı tarafta, masanın bir tarafında Abdullah Öcalan var. Siz bu masaya oturur musunuz?" sorusuna, Kılıçdaroğlu, "Hayır" karşılığını verdi. "Peki nasıl çözeceksiniz" sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, "Gayet basit. Meşru organ yok mudur muhatap alacağınız? Halkın seçtiği milletvekilleri yok mu? Var" dedi.

"Seçime hazır mısınız" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Aşağı yukarı her şey hazır. Seçim bildirgesi hazırlandı" karşılığını verdi.

"CHP'nin sürprizleri olacak mı" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, vatandaşın günlük sorunlarına değinen çözümlerinin, huzurlu, mutlu bir toplum yaratacak projelerinin olduğunu söyledi.
"Bir seçmenin CHP'ye oy atması için 3 neden söyler misiniz" sorusuna Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:
"Bir, hiçbir ayrım yapmadan, bütün vatandaşlarımızı kucaklayacağız. En büyük mücadele alanımız ekonomi olacak, daha ciddi, tutarlı bir ekonomi, işsizliği, yoksulluğu yenen bir ekonomi. Şu sözü kesinlikle veriyorum; 19 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşıyor. 4 yılda bu ülkede hiç kimse 'ben yoksulum' demeyecek. Bunu tümüyle sıfırlayacağız. Bu ülkede hiçbir çocuk, yatağa aç girmeyecek, gençler çöpten kağıt toplamayacak, herkesin işi, aşı olacak. Torpil kesinlikle olmayacak. Üçüncü neden Türkiye bugün en büyük kaybı izlediği dış politikadan yaşıyor. 2 milyon Suriyeli var, önümüzdeki süreç içinde Suriye biraz daha karışacak, yeni göçlerin gelme ihtimali çok yüksek. Dış politikayı yeniden ele alıp, farklı bir eksene oturtmamız lazım. Bunu ancak CHP yapabilir."
CHP iktidarında, Avrupa Birliği (AB) yeni fasıl açacak mı açmayacak mı böyle bir arayışa girmeyeceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, AB standartları neyi gerektiriyorsa hiçbir fasıla gerek görmeden tamamını yapacaklarını söyledi.
"(Üç ikramiye) desek ödeyemezdik"
"Barış sürecini devam ettirecek misiniz" sorusuna, Kılıçdaroğlu, "O süreci çözecek olan parti biziz" karşılığını verdi.
Kılıçdaroğlu, Türkiye'de bütün insanların kardeşçe yaşayabileceği bir ortamı yakalayacaklarını ifade ederek, sorunun, salt güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini, buradaki anahtar kelimenin "demokrasi ve özgürlük" olduğunu kaydetti.
"Emeklilere iki maaş ikramiye taahhüdüne yapılan eleştirilerin" sorulduğu Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Davutoğlu hayatında hiç bütçe yaptı mı, vergi topladı mı, bütçe dengeleriyle ilgili oturup 'ya şunu bir tartışalım' dedi mi? Emin olun hiç dememiştir. Ben bütçe nasıl yapılır, vergi nasıl toplanır, kaynaklar nerelerdedir, gayet iyi bilirim. Kendilerine kaçak saray yaptılar, niye emekliye vermiyorlar? Uçak aldılar, niye emekliye vermiyorlar? Örtülü ödenekteki harcamalara bakın, astronomik rakamlara çıktı, niye emekliye vermiyorlar? Üstelik o paranın kaynağını da açıklamıyorlar. Türkiye aslında bizim düşündüğümüzden çok daha zengin bir ülke."
Kılıçdaroğlu, emeklilere ikramiyeyi devlet bütçesinden ödeyeceklerini belirterek, "İki maaş, bakın biz 'üç maaş' da diyebilirdik ama demedik. Neden? Çünkü üç dersek ödeyemezdik, gerçekçi olmamız lazım" diye konuştu.
"Üreten Türkiye vurgusu"
"Emeklilere öyle bir kazık attılar ki, diyelim ekonomi yüzde 8 büyüdü, büyümeden emekliye pay vermiyorlar" diyen Kılıçdaroğlu, "refahtan, emekliye pay verilmez" diye yasa çıkarıldığını, bunun 12 yıldır devam ettiğini ileri sürdü.
"Üreten Türkiye" vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, emekliye verilen ikramiyeyle esnafın, sanayicinin de kazanacağını söyledi.
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin orta gelir tuzağından kurtuluşunun temel yolunun eğitim olduğunu belirterek, YÖK'ün kaldırılmasının, üniversitelerin bilimsel, idari, mali özerkliğe kavuşturulmasının, üniversitelerde bilgi üretimine özel bir önem verilmesinin, eğitim sisteminin bir yılı okul öncesi olmak üzere 13 yıl yapılmasının önemine işaret etti.
"Önemli yatırımlar var, bunları sürdürmek zorundayız"
Türkiye'nin temel problemlerinden birinin yolsuzluk olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, iktidarlarının ilk üç ayında siyasi ahlak yasasını hayata geçireceklerini vurguladı.
Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine, iktidar olmaları durumunda devam eden üçüncü havalimanı, yeni köprü gibi büyük yatırımlardan vazgeçme gibi bir düşüncesinin olmadığını kaydetti.
Kemal Kılıçdaroğlu, "Yatırımlar var, önemli yatırımlar var GAP, DOKAP gibi, bunları sürdürmek zorundayız. Kanal İstanbul tamamen hayali bir proje gerçekleşme imkanı yok. Üçüncü havalimanına karşı değiliz, dördüncüye ihtiyaç varsa o da yapılmalı. Ama kalkınmayı ve büyümeyi doğayı tahrip ederek yapamazsınız, bunlar doğru değil" değerlendirmesinde bulundu.
Tarım, lojistik gibi Türkiye'nin önemli potansiyellerinin harekete geçirilmesi gerektiğinin de altını çizen Kılıçdaroğlu, iktidar olmaları durumunda sağlıklı bir vergi sistemini hayata geçirmeyi düşündüklerini aktardı.
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin ileri teknoloji yatırımı yapan işadamlarına ihtiyacı olduğunu ifade ederek, iktidarın devleti yönetmeyi bilmediğini, devleti bir Ortadoğu devleti haline getirdiğini ileri sürdü.
Ön seçim kararı
"İzmir'de ön seçimlere giriyorsunuz, birinci olacağınıza emin misiniz" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Birinci olma şansım yok, çünkü birinciliği bir kadına vereceğiz. Ankara, İstanbul, İzmir'de liste başlarına kadın adayları kontenjan koyacağız" dedi.
Önseçimlerden kendisi adına iyi bir sonuç çıkmaması ihtimalinin hatırlatılması üzerine ise Kılıçdaroğlu, "Ne olacak, sonuçta bu demokrasidir. Bizim üyelerimiz gelip oy verecektir, nasıl oy verirse başımızın üstüne. Demokrasiye inanıyorsanız, bunlara da inanacaksınız" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine koalisyon hükümetlerinin kötü olduğu yorumlarına inanmadığını söyledi.
Önceki gün Ankara'da işadamlarıyla yaptığı görüşmesinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, Güneydoğulu işadamlarıyla görüştüğünü, talebin de onlardan geldiğini bildirdi.
Kılıçdaroğlu, işadamlarının terör örgütünden şikayetçi olduğunu ve batı illerine yatırım yapmak istediklerini söylediklerini aktardı.
Çözüm süreci
Çözüm süreciyle ilgili bir soruyu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, "Eğer çözüm sürecinde iki taraf da samimiyse gündemin birinci maddesi seçim barajı olmak zorunda. Bize göre yüzde 1 oy alan partinin genel başkanı parlamentoda temsil edilmeli" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, "Çözüm Süreci'ne ilişkin Dolmabahçe'de okunan 10 maddeyi destekliyor musunuz" sorusuna da şu yanıtı verdi:
"10 maddeye baktığınızda 'demokrasi, özgürlük, kadınlara eşitlik' diyor. Bunlara kim itiraz edebilir ki? Bu kadar temel bir sorunu çözmek için eğer siz adım atıyorsanız samimi ve dürüst olacaksınız. Nasıl kazık atarım diye bir beklenti yaratmayacaksınız. Sorun şu: İki taraf var doğru, iki taraf da birbirine güvenmiyor."
"İktidar olursanız, karşı tarafta, masanın bir tarafında Abdullah Öcalan var. Siz bu masaya oturur musunuz?" sorusuna, Kılıçdaroğlu, "Hayır" karşılığını verdi. "Peki nasıl çözeceksiniz?" sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, "Gayet basit. Meşru organ yok mudur muhatap alacağınız? Halkın seçtiği milletvekilleri yok mu? Var" dedi.
Sunucunun, "Milletvekilleri, 'bunu Öcalan bilir' diyor" demesine karşı Kılıçdaroğlu, "Gitsin, konuşsun, beni ilgilendirmez. Bu sorunun çözüm yeri Parlamento'dur en baştan beri söyledik" ifadesini kullandı.
Gazeteci Ahmet Altan'ın katıldığı bir televizyon programında "Bugün Ak Parti ile beraber hareket eden tek bir kurum var o da ordu" dediğinin belirtilerek, görüşünün sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Ordunun yaptığı darbelerden en büyük zararı gören biziz. Genel başkanlarımız tutuklandı, mal varlıklarımıza el kondu, ama biz geçmişe dönük hesaplaşmayı hiçbir zaman düşünmedik. Geçmişin hatalarını iyi bilip, geleceğe dönük yol çizmemiz gerekiyor. Ordunun siyasete girmesi kadar yanlış bir şey asla olamaz. En ağır sonuçları zaten bugün yaşıyoruz. AKP kendi varlığını orduya borçludur. Niye orduyla içli dışlı olmasın ki. 12 Eyül öncesinde ülkücüler öldürüldü, devrimciler öldürüldü, hapislere atıldı, idamlar gerçekleşti. Erdoğan gibilere bir şey oldu mu? Hiçbir şey olmadı, onların sırtı sıvazlandı, onlar iktidara hazırlandı ve bugünkü tablo çıktı ortaya. Bence Sayın Altan'ın gözlemi son derece doğru bir gözlem. Gayet rahat, içli dışlı bu işler gidiyor zaten. Ordu siyasi otoritenin emrinde olmalı, bu demokrasinin kuralıdır ama her ordunun kendi kültürü, moral değerleri vardır. Siyaset kurumu buralara müdahale ederse bu doğru değil, biz buna karşı çıkarız. Nitekim Ergenekon'da karşı çıktık."
Paralel yapıyla mücadele
Kılıçdaroğlu, "İktidara gelirseniz paralel yapıyla mücadele edecek misiniz?" sorusunu yanıtlarken de "Biz devletin içinde paralel bir yapı olmasına asla izin vermeyiz. Devletin bir yapısı, anayasası vardır. Ama biz hiç kimsenin inancına, yaşam tarzına müdahale etmemeyi demokrasinin temel gereği sayarız" diye konuştu.
Gerginlikten halkın bıktığını ve huzur istediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, bu seçimlerde daha sakin bir üslubu önemsediğini kaydetti.
Sosyal medyanın önemine değinen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Dava ettiğiniz oluyor mu" sorusuna, "Zaman zaman hakaret olursa dava açılıyor. Salı günü 13 yaşında bir çocuk bana hakaret etmiş sosyal medyada. Dava açılmış ve mahkum olacak, ben avukatlara 'aman davamızdan vazgeçelim, 13 yaşındaki bir çocuğu mahkum ettirmek doğru değil' diye dilekçe verdim, davadan vazgeçildi" açıklamasını yaptı.

26 Mart 2015 Perşembe

İzmir'in Umut Okulu açıldı

Umut Okulu

YAŞAR Eğitim ve Kültür Vakfı’nca otizmli çocukları ve gençleri sosyal yaşama hazırlamak amacıyla kurulan Güzelbahçe Özel Eğitim Uygulama ve İş Eğitim Merkezi’nin resmi açılışı Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından yapıldı.

Törene; Vali Mustafa Toprak, Devlet eski Bakanı Işılay Saygın, Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, Rektör Prof. Dr. Murat Barkan, İl Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı da katıldı.

HER ÇOCUK ÖZELDIR 
Eğitim alanında yaptıkları düzenlemelere değinen Avcı, “4+4+4’ün temel ilkelerinden biri de her çocuğumuza eğitim yeteneğine göre ayrı kulvarlar açabilecek bir düzenleme yapmaktı. Biz, Milli Eğitim Bakanlığı literatüründe artık ‘üstün zekalı’ tabirini kullanmıyoruz. ‘Özel yetenekli’ diyoruz. Her çocuğumuzun özel yeteneği var. Dolayısıyla burada eğitim görecek çocuklarımızın da içlerinde kim bilir ne cevherler var. Bu kurumlar onların bu yeteneklerini açığa çıkarmaya vesile olacak” dedi.

HAYATA KAZANDIRACAK Merkezin çalışmaları hakkında bilgi veren Okul Aile Birliği Başkanı Selim Yaşar ise, “Sadece İzmir’de 7 bini aşkın otizmli ferdimiz olduğunu bilmekle beraber sabırla süren bu mücadeleye bir katkımız olsun istedik. Okulumuz, okul öncesi eğitimin üzerine verilen 12 yıllık eğitim ve iş uygulama eğitimiyle 4-23 yaşına kadar eğitim verebilecek bir yapıda planlanmıştır. Şu anda 54 öğrencimiz eğitim almaktadır” diye konuştu. Yaşar, Türkiye’deki bütün üniversitelerde otizm için öğretim üyesi yetiştirecek fakültelerin bulunması gerektiğini de kaydetti.

25 Mart 2015 Çarşamba

Minik kuklacılar ödüllerine kavuştu

Minik kuklacılar ödüllerine kavuştu

7'nci Forum Bornova Kukla Oyunu Yarışması'nın ödülleri 21 Mart Dünya Kukla Günü'nde sahiplerini buldu. 25 okulun katıldığı yarışmada, İzmir Büyük Çiğli Özel Türk İlkokulu öğrencileri birincilik ödülüne layık görüldü.

Dünyanın sayılı kukla festivallerinden 9'ncu İzmir Uluslararası Kukla Günleri kapsamında 14-15 Mart'ta Forum Bornova'da gerçekleştirilen 7. Forum Bornova Kukla Oyunu Yarışması'nda dereceye giren okullar düzenlenen törende ödüllerini aldı. İzmir'in kültür yaşamında önemli bir gelenek haline gelen etkinlikte 25 okuldan 50'den fazla öğretmen, 600'den fazla öğrenci görev aldı. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği ve 3 binin üzerinde izleyicinin takip ettiği yarışmada 25 okuldan ilköğretim öğrencileri, Charles Perrault'un ünlü eseri Külkedisi'ni sahneledi. 14-15 Mart tarihlerinde sergilenen performanslardan sonra jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda İzmir Büyük Çiğli Özel Türk İlkokulu birinciliğe değer bulunurken, TED Aliağa Koleji ikinci, İzmir Gelişim Koleji ise üçüncü oldu. 

Meliha ve Doğan Akad İlkokulu 'Jüri Özel Ödülü' ile ödüllendirilirken, Özel Çakabey Koleji 'En İyi Kukla Oynatımı Ödülü', İzmir Bornova Bahçeşehir Koleji 'En İyi Kukla Tasarımı Ödülü', Özel Bornova Koleji 'En İyi Sahne Tasarımı Ödülü'ne değer bulundu. 'Forum Bornova Özel Ödülü'nü ise Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği almaya hak kazandı. Günümüz çocuklarının teknolojiye ve televizyona bağımlı hale geldiği bu dönemde, sanatı çocuklara sevdirmenin yanı sıra sanatın icracısı ve yorumcusu olma olanağı sunan Forum Bornova Kukla Oyunu Yarışması önümüzdeki yıllarda da devam edecek.

22 Mart 2015 Pazar

Uşak ta kar yağişı

O şehirde kar yağışı başladı

UŞAK'ta havanın soğumasının ardından akşam saatlerinde başlayan kar yağışı, yüksek kesimleri beyaz örtüyle kapladı. Kent merkezi ve bazı ilçelerde de kar yağı etkili oldu.

Bahar mevsimine girilmesine ve havaların ısınmasına rağmen Uşak'ta, bugün akşam saatlerinde itibaren kar yağışı başladı. Yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplayan yağış, kent merkezi ve bazı ilçelerde etkili oldu. Uşak-İzmir, Uşak- Ankara ve Uşak- Denizli karayollarında seyir eden sürücüler, olası buzlanma tehlikesine karşı trafik ekiplerinde dikkatli olmaları konusunda uyarılmaya başlandı. Meteoroloji yetkilileri; kentte gece hava sıcaklığının sıfırın altına düşeceğini, kar yağışının aralıklarla yarın öğleye süreceğini belirti.

21 Mart 2015 Cumartesi

Bahçeli yeniden genel başkan

Bahçeli yeniden genel başkan
MHP 11. Olağan Büyük Kurultayı’nda Bahçeli, kullanılan 1160 oyun 1149’unu alarak yeniden genel başkan seçildi.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) 11. Olağan Büyük Kurultayı’nda tek aday olarak gösterilen Devlet Bahçeli, 1149 oy alarak yeniden MHP Genel Başkanı seçildi.
Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştirilen MHP 11. Olağan Büyük Kurultayı’nda tek aday gösterilen Bahçeli, kullanılan 1160 oyun 1149’unu aldı