-->

Çeviri

1 Ekim 2016 Cumartesi

Erzurum spor'a 3-0 setresi ile Bucaspor Ofspor'u misafir edecek..






SPOR Toto 2. Lig Beyaz Grup'ta geçen hafta evinde Büyükşehir Belediyesi
Erzurumspor'a 3-0 yenilerek alt sıralardan kurtulamayan Bucaspor yarın Ofspor'u misafir edecek. Buca Arena'da Eser Birinci'nin yöneteceği karşılaşma saat 15.30'da başlayacak. Sarı-lacivertlilerde sakatlıkları süren orta saha Mehmet İncebacak, Emre ve Şenol'un yanı sıra golcüler Burak ile Alpay, Ofspor'a karşı forma giyemeyecek.
Karşılaşmanın bilet fiyatları VIP tribünü 17 TL, kapalı 10 TL, maraton 7.5 TL ve kale arkası tribünler ise 5 TL olarak belirlendi. Teknik Direktör İlker Seven, sezona istedikleri gibi başlayamadıklarını belirterek, "Ofspor iyi bir takım. Ancak biz artık puan kaybetme kremizi tamamen tükettik. Taraftarımıza başarı sözü verdik. Onları bu maçta sevindireceğiz, bizden desteklerini esirgemesinler" yorumunu yaptı.
BUCASPOR
Kurtuluş - Onur Alkan, Veli, Adil, Abdullah, Murat, Zafer, Anmet, Emre Toraman, Erkan, Hasan

28 Eylül 2016 Çarşamba

Liseli genç parkta ölü bulundu

Liseli genç parkta ölü bulundu

İZMİR’in Urla İlçesi’nde, lise öğrencisi 16 yaşındaki Serhat Eraslan parkta ölü bulundu. Polis, gencin öldüğü yerde, sentetik uyuşturucu bonzai içiminde kulunılan pet şişeli düzenek bulurken, 4 arkadaşını ifadeleri için emniyete götürdü.

Bugün sabah saatlerinde Demokrasi Parkı’nın yanından geçenler, yerde haraketsiz yatan genci durumu yetkililere bildirdi. Yapılan incelemede Urla Çok Programlı Lisesi öğrencisi olduğu belirtilen Serhat Eraslan'ın, yaşamını yitirdiği belirlendi. Ölen gencin yanında, sentetik uyuşturucu türü olan bonzai içiminde kulunılan pet şişeli düzenek bulundu. Dün gece Eraslan'la ile birlikte parkta bulundukları belirtilen 4 arkadaşı da ifadelerinin alınması için emniyete götürüldü. Savcı, olay yerindeki incelemenin ardından, Eraslan'ın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmasına karar verdi.

Eski MKEK Müdürü: Şeytana uyduk, Allah affetsin

Eski MKEK Müdürü: Şeytana uyduk, Allah affetsin

MP5 silahı ile üretimine henüz başlanan Milli Piyade Tüfeği MPT-76'nın çizim ve üretim planlarını satmak isterken yakalanan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEKSilahFabrikası Müdürü Mustafa Tanrıverdi'nin 29 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına başlandı. Kendisine tuzak kurulduğunu öne süren Tanrıverdi, Mahkeme Başkanının, "Peki, parayı niye kabul ettin?" sorusuna, "Biz orada şeytana uyduk. Allah affetsin. Pişmanım" karşılığını verdi .

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Tanrıverdi ve avukatları ile şikayetçiler MKEK, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Hazine Müsteşarlığının avukatları katıldı. Tanrıverdi, savunmasına, MPT-76'nın geliştirilmesiyle ilgili bazı açıklamalar yaparak başladıktan sonra, tüfeğe ilişkin projenin 5 Mayıs 2014'te tamamlandığını bildirdi. Mustafa Tanrıverdi, 2014'te 2 bin silahın Savunma Sanayii Müsteşarlığına ve Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) teslim edildiğini, bazı müttefik ülkelere 10'ar silah verildiğini ifade ederek, şunları söyledi: 

"Proje, 2009'dan 5 Mayıs 2014'e kadar devam etti. Proje, bu tarihe kadar devlet sırrıydı. Bundan itibaren proje paket halinde Savunma Sanayii Müsteşarlığına teslim edildi. MPT-76'nın 20 bin adet üretilmesi için MKE'ye sipariş verildi. Kurum tarafından bunun tamamı üretilemeyeceğinden, özel sektöre de ihaleyle üretim ve sipariş imkanı getirildi. İhaleler açılmış, tüfeğin parçalarına ilişkin teknik resimler, ihale evraklarıyla birlikte 50-100 liraya ihaleye giren kişilerce alınmıştır. Kaldı ki proje bittikten sonrasilah fuarlarda da sergilenmiştir. Silahın AR-GE aşamasında da görev yaptım, bütün patentleri ben aldım. Silaha ait bütün bilgilere ulaşabildim. ABD'ye sattığımız silahlardan maksimum yüzde 10, kendi silahlı kuvvetlerimize verdiklerimizden yüzde 20-30, Kenya'ya sattıklarımızdan ise yüzde 80 kar ediyorduk. Bu nedenle ABD firmalarına silah satışına karşı çıkıyordum. Bu yüzden ihbarcı da benim görevden alınmam için çalıştıklarını söylemiştir. Ben buna 'satayım, matayım' diye bir şey demedim. Ben daha üst yönetimlere taliptim. ABD'ye silah verilmesine de çok ucuz verildiği için karşı çıkıyordum. Adam bu yüzden bize kafayı takmış, bize tuzak kuruyor." 

Mahkeme Başkanı Selfet Giray'ın, "50-100 liraya tüfeğin teknik resimlerini alabileceğini söylüyorsun. Öyleyse niye adam sana 200 bin lirayla 300 bin dolarversin?" sorusu üzerine Tanrıverdi, "Bu tamamen bana kurulan bir tuzak. Adam zaten ilk ifadesinde belirtiyor. 'Mustafa Tanrıverdi'yi fabrika müdürlüğünden alacağız' diye" ifadesini kullandı. 

Giray'ın, "Tuzak kurulduğunu iddia ediyorsun ya, sen niye parayı kabul ettin?" sorusuna Tanrıverdi, "Biz orada şeytana uyduk. Allah affetsin. Pişmanım." karşılığını verdi.

"ABD önünü kesmek istemiştir" 

Sanık avukatı Ali Meriç Türkmenoğlu da müvekkilinin, bu silahı başından sonuna kadar "icat eden" kişi olduğunu söyleyerek, "Bu silah çocuğu gibidir, satması mümkün değildir. İhbarcı Kutlay Kaya da ifadelerinde 'Bize zorluk çıkarıyordu' diyor. Müvekkilimin o dönemde genel müdür olması muhtemeldir. ABD, önünü kesmek istemiştir. Müvekkilim hatta Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından dinlenmiştir. 'Tanrıverdi'yi nasıl yok ederiz' diye tuzak kurulmuştur, kendisi de tuzağa düşmüştür. Bir soru önergesine verilen yanıta göre silahın 159 parçasının 92'si zaten dışarıda yapılmaktadır. Gizliliği kalmamıştır. 'Burada FETÖ'nün parmağı var mı' sorusu aklıma geliyor. Müvekkilim 6 aydır tutukludur, mağdurdur. Tahliyesini istiyoruz." diye konuştu. 
Sanık avukatı Ali Türker ise dünyada geliştirilen birçok piyade tüfeği bulunduğunu belirterek, "MPT-76, devletin güvenliğiyle ilgili değil. 2014'ten bu yana tüfeğin gizliliği kalmamıştır. Popçuların, topçuların milyonlar aldığı yerde bir fabrika müdürüne 4 bin 600 lira veriliyorsa, insanların kandırılması son derece kolaydır. Sanık mühendis olarak uzun yıllar MKE'de çalışmıştır. Bu tüfeği kendisi geliştirmiştir. Genel müdürlüğe aday iki şahıstan birisi olması ve düşük karla satışa karşı çıkması nedeniyle saf dışı edilmek istenmiştir. Müvekkilimin tahliyesini istiyorum." dedi. 

Sanık avukatları, "devlete ait gizli kalması gereken fenni keşif, buluş ve sınai yeniliklerden yararlanma" suçu kapsamında, tüfeğe ilişkin bilirkişi raporu alınmasını istedi. Cumhuriyet Savcısı İsmail Şafak, dosyadaki mevcut raporun yeterli olması ve "sanığın suçunu ikrar etmesi" karşısında yeni bilirkişi raporu alınması isteminin reddini ve Tanrıverdi'nin tutukluluğunun devamını talep etti. Mahkeme heyeti, mazeret bildiren ihbarcı Kutlay Kaya'nın zorla getirilmesine, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, MKEK Genel Müdürlüğü ve Hazine Müsteşarlığının davaya müdahilliklerinin kabulüne karar verdi. Yeni bilirkişi raporu alınması talebini reddeden heyet, Tanrıverdi'nin tutukluluğunun devamını kararlaştırarak, duruşmayı erteledi. 

İddianame 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, ihbarcı Kutlay Kaya'nın, 1 Nisan 2016'da başsavcılığa başvurarak Tanrıverdi'nin, fabrikada üretilen MP5 ile MPT-76 model silahın çizimleri, üretim planları dahil tüm dokümanlarını satmak istediğini bildirmesi üzerine soruşturmaya başlandığı belirtiliyor.  İhbar üzerine polisin buluşma yerinde takipte bulunduğu, ihbarcı ile Tanrıverdi'nin Söğütözü'nde lokantada buluştuğu anlatılan iddianamede, Tanrıverdi'nin bilgileri 200 bin lira ve 300 bin dolar karşılığında satmak isterken yakalandığı aktarılıyor. Kaya'nın ABD'deki Zenith Fire Arms isimli firmanın sahibi olduğunu, uluslararası silah ticareti yaptığını, hem Türk hem de ABD vatandaşı olduğunu ve MKEK'ye iş nedeniyle gidip gelmesi nedeniyle Tanrıverdi'yi tanıdığını beyan ettiği bildirilen iddianamede, Tanrıverdi'nin "rüşvet almak" ve "devlete ait gizli kalması gereken fenni keşif, buluş ve sınai yeniliklerden yararlanma" suçlarından 29 yıl 6 aya kadar hapsi isteniyor. 

26 Eylül 2016 Pazartesi

Bucaspor'da futbolculara ağır eleştiri

BÜYÜKŞEHİR Belediye Erzurumspor'a evinde 3-0 yenilerek 4'üncü haftada 3'üncü mağlubiyetini alan 2'nci Lig Beyaz Grup takımı Bucaspor'un Başkanı Çetin Kayışlı, sert açıklamalarda bulundu.
Futbolcularını ağır bir dille eleştiren Başkan Çetin Kayışlı, teknik kadroda değişime gidebileceklerinin de sinyalini verdi. Teknik direktör İlker Seven'den rapor isteyeceklerini belirten Başkan Kayışlı, "Bu hafta yapılacak yönetim kurulu toplantısında hocanın durumu da masaya yatırılacak. Bazı değişimler yapmak gerekiyor" ifadesini kullandı.
Futbolcuların performansını beğenmediğini belirten Çetin Kayışlı, takıma para cezası verileceğini söyledi. Yönetim olarak büyük fekarlık yapıp transferin önünü açtıklarını ve bunun sonucunda başarı beklediklerini ifade eden Başkan Kayışlı, şöyle devam etti:
"Kadro dışı cezası yok. Ancak futbolculara kazandıklarında nasıl prim veriliyorsa, kaybettiklerinde de ceza kesilecek. Herkes aklını başına toplayacak. Bu görüntüyü bir an önce yok etmeliyiz."
Yeni bir takım olduklarını ve zamana ihtiyaç duyduklarını dile getiren İlker Seven ise, "Yeni transferlerin hiçbiri hazır değil. 20 gündür bizimle çalışıyorlar. Büyükşehir Belediyesi Erzurumspor çok güçlü bir takım. Alınan mağlubiyet ağır oldu ama toparlanacağımıza inanıyorum" yorumunu yaptı.

25 Eylül 2016 Pazar

KAYA TANTUNİ TÜRKİYE'YE AÇILIYOR

Türk insanının dışarıda en çok tükettiği yiyeceklerin başında gelen TANTUNİ zincir markalarla büyüyor. Yılda 10 milyar liralık pazara ulaşanTANTUNİ  kurumsal markalarla büyüyeceğini anlatan KAYA TANTUNİ Genel Müdürü Yusuf Kaya, “

İzmir’de  20 şubeye ulaşmayı hedefliyor. Bu alanda zincir markaların sayısının arttığını anlatan 
KAYA TANTUNİ Genel Müdürü Yusuf Kaya“Girişimcilerin önemli bir bölümü

TANTUNİ sektöründe faaliyet gösteren restoranlara yöneliyor. Bu alanda da kurumsallaşan şirketler öne çıkıyor” dedi. Kaya Tantuni markasıyla franchise vererek büyüyeceklerini anlatan KAYA, girişimcilere şu tavsiyelerde bulundu:

SEKTÖR NASIL BÜYÜDÜ?
Türkiye Tantuni zincirleri, yemek sektörünün önemli bir halkasını oluşturuyor.
* Yapılan araştırmalar TANTUNİ en sevilen yiyeceklerin başında olduğunu gösteriyor.

* Her geçen gün sektöre yeni yatırımcılar giriyor,  

TANTUNİ pazarı çeşitleniyor, restoran sayısı artıyor.

* Bu pazardaki zincir restoranların payı yüzde 10 seviyesinde.
* Yüzde 90’ı hala bireysel restoranlar şeklinde tüketiciyle buluşuyor.
* Türkiye’de 3 binin üzerinde TANTUNİ
  büfesi var.giderek yaygınlaşmaya ve birer marka haline gelmeye başladı.
 Türkiye’nin hemen hemen her iline franchise vererek girişimcilere fırsatlar sunuyor.
* Sektörde var olan çok sayıda işletme kapasitesini artırırken, sektöre çok sayıda yeni yatırımcı da girmeye başladı.



 isim hakkı bedeli olarak 50 bin YTL talep etmekteyiz.*
* Royality bedeli olarak da cirodan pazarlama payı dahil yüzde 7 alınmakta.
* Bu yüzde 7 oranının açılımı ise yüzde 5 royality ve yüzde 2 pazarlama payı şeklinde gerçekleşmekte..
* Bu masraflar dükkanın durumuna ve metrekaresine göre değişkenlik gösterebiliyor.
NE ZAMAN PARA KAZANIRIM?
* Bugün bir restoranın aylık giderleri arasında en yüksek kalem kira, personel ve işletme giderleri oluyor.
* Cironun yaklaşık yüzde 42’si kira, personel ve işletme giderlerinden oluşmaktadır.
* Malzeme gideri, satılan malın hammadde maliyeti demektir.
* Restoranda satılan ürün maliyeti toplam cironun yüzde 38’i civarındadır.
* Yatırımın ortalama geri dönüş süresi 24 ay ile 36 ay arasında değişmektedir
HEYECANLI VE HEDEF ODAKLI OLMALI
BU alana yatırım yapacak girişimcilerde aradıkları özellikleri de anlatan KAYA TANTUNİ Genel Müdürü YUSUF KAYA şunları söyledi: “Tüketicinin bir restorana gittiği zaman beklediği şeyler belli. Kalite, hijyen, güven ve uygun fiyat. Zincir restoran olduğunuz zaman toplu alımlardan dolayı uygun fiyat politikasını daha kolay sağlayabiliyorsunuz. Bunun yanında da zincir restorana yakışır şekilde hijyeninize ve kalitenize dikkat etmek zorundasınız. Tüketici de bunun farkında.
Yatırım yapacak girişimcilerin başta istekli, heyecanlı ve hedef odaklı olması bizi etkiliyor doğrusu. Bu işi hakkıyla yapabilecek yatırımcıları bulmak, belirlemek, marka değerimizi korumak açısından oldukça gerekli ve önemli. Diğer önemli unsurlar ise mağaza lokasyonu ve metrekaresi. Bizimle sıkı bir işbirliği içinde olmaları ve hizmet kalitesinden ödün vermeden işi sahiplenmeleri de bizim için oldukça önemli.”
BU BİR REKLAMDIR

24 Eylül 2016 Cumartesi

Marsel İlhan İzmir’de son dörtte

Marsel İlhan İzmir’de son dörtte

Milli tenisçi Marsel İlhantenis kariyerinde en fazla maç kazandığı turnuva olan TEB İzmir Cup’ta Marius Copil’i zorlu bir mücadelenin ardından yenerek yarı finale kaldı.

Örnekköy’deki UTEM kortlarında süren TEB İzmir Cup’ta Marsel İlhan ilerlemeye devam ediyor. Marsel, 6 numaralı seribaşı ve geçen yılın finalisti Marius Copil önünde 6-4, 4-6, 7-6’lık setlerle galip gelerek 2016’da ilk, İzmir Cup’ta ise 6. kez yarı finalyakaladı. Marsel, büyük çekişme içinde geçen ve 7/5’lik skorla kazandığı kapanıştaki tie-break oyununda İzmirli tenisseverlerin büyük desteği altında oynadı.
Marsel İlhan, böylece TEB İzmir Cup’ta 2 numara Chiudinelli’den sonra bir seribaşı tenisçiyi daha devirerek adını son dörde yazdırmış oldu. Dünya sıralamasında bu hafta 265 numarada yer alan İlhan, finale çıkmak için yarın Bosnalı Mirza Basic ile oynayacak. Basic, geçen yıl İzmir Cup çeyrek finalinde Marsel’i mağlup etmişti.

İzmir Cup’ta dokuzuncu kez raket sallayan Marsel İlhan’ın bu turnuvada 2009-2011 yılları arasında oynadığı üç final bulunuyor. TEB İzmir Cup’ta çiftler finali cumartesi, tekler finali ise pazar günü oynanacak.

23 Eylül 2016 Cuma

İlk 1000’de 18 Türk üniversitesi

İlk 1000’de 18 Türk üniversitesi

LONDRA merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education’ın (THE) 2016-2017 Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda Türkiye, 18 üniversiteyle temsil edildi.

THE, 1000 kurumu öğretim kalitesi, araştırma etkisi, uluslararası görünüm ve endüstri bağlantıları gibi kriterlere göre değerlendirdi. Oxford dünyanın en iyi üniversitesi oldu.Türkiye’den en iyi dereceyi geçen yılki konumunu koruyan Koç Üniversitesi, 251-300 sıra bandı ile elde etti. Sabancı 301-350 sıra bandı ile ikinci ve Bilkent ise 351-400 ile üçüncü oldu. Bu yılki sıralamanın sürpriz atağı ise 401-500 sıra bandı ile Türkiye’de dördüncü olan Ankara’daki Atılım Üniversitesi’nden geldi. Üniversite, sıralamada ilk defa yer aldı.
7 ÜNİVERSİTE İLK DEFA GİRDİ
Geçen yılki sıralamadan itibaren THE’nın CERN gibi büyük araştırma merkezlerindeki 1000 ve üstü imzalı makaleleri değerlendirme dışı bırakması ODTÜ, Boğaziçi ve İTÜ gibi lider devlet üniversitelerinin ilk 200’deki konumlarını etkilemişti. 2015- 2016 sıralamasında 501-600 sıra bandına kadar gerileyen ODTÜ, bu yılki listede 601-800 bandında. Listede Atılım, İzmir Teknoloji Enstitüsü, Doğu Akdeniz, TOBB Ekonomi ve Teknoloji, Ankara, Gazi ve Marmara üniversiteleri de ilk defa yer aldı. Bu yıl birincilik el değiştirdi. İngiltere’nin lider üniversitesi Oxford, ABD’nin California Teknoloji Enstitüsü’nü (CalTech) geride bıraktı. Stanford üçüncü, Cambridge dördüncü, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) beşinci oldu.
Asya’da daha az tanınıyoruz
- PROF. DR. TANER BİLGİÇ (BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLERDEN SORUMLU AKADEMİK İŞLER KOORDİNATÖRÜ): Bu yıl sıralama için gerekli koşullar hafifletildi ve daha çok kurum değerlendirildi. Üniversitelerimizin araştırma etkisi ve yayınlarda performansı artsa da bu, anketlerdeki araştırma itibarına yansımıyor. Türkiye’nin Asya’da gruplanması, anketlerin Asya’yı bilen hocalara yollanması ve birçok üniversitemizin Asya’da daha az tanınması, düşüşün nedeni.
Bu yarışta biz de varız
- PROF. DR. YILDIRIM ÜÇTUĞ (ATILIM ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ): Eğitim, araştırma ve öğretim üyelerinin atıfları belirleyici. Araştırmalarımızın atıf sayısı oldukça iyi. Yayınlarımız akademik camianın dikkatini çekiyor. Lisans üstü programlarımızın sayısı arttı. Yabancı öğretim üyesi ve öğrenci sayımız, yarıştığımız gruptaki üniversiteler arasında gayet iyi. Bu, uluslararası görünümde iyi puanlar getirdi. Derecemizi geliştirmek istiyoruz. Artık bu yarışta Atılım da var.
Türkiye sayıyı yükseltti
- PHIL BATY (THE BAŞ EDİTÖR): Türkiye listedeki üniversite sayısını yükseltti. Geçen yıl 11 üniversitesi ilk 1000’deydi, bu yıl 18’i. Buna rağmen genel tablo karışık. ODTÜ,AnadoluErciyes ve YTÜ geriye düştü.
TL’nin değer kaybı etkili
- PROF. DR. ABDULLAH ATALAR (BİLKENT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ): Bu düşüşün nedenlerinden biri TL’nin dolar karşısında değer kaybetmesi. Sıralama yapılırken üniversitelerin proje bütçeleri ve endüstri gelirleri ile birlikte, ülkelerin satın alma gücü pariteleri de dikkate alınmalı.
Artan öğrenci sayısı dezavantaj
- PROF. DR. MEHMET KARACA (İTÜ REKTÖRÜ): Sosyal ve sağlık bilimlerinin bazı dalları çok atıf alıyor. Ayrıca kontenjanların artırılması nedeniyle bir akademisyen başına düşen öğrenci sayımız artıyor ve bu bizi olumsuz etkiliyor.
İlk 1000’de 18 Türk üniversitesi
İlk 1000’de 18 Türk üniversitesi