-->

Çeviri

6 Kasım 2015 Cuma

Bergama Kaymakamı Canatan kalp krizi geçirdi

Bergama Kaymakamı Canatan kalp krizi geçirdi

İZMİR’in Bergama İlçesi Kaymakamı 46 yaşındaki Osman Nuri Canatan, evinde kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan Canatan, tedaviye alındı.

Evli ve 2 çocuk babası olan Bergama Kaymakamı Osman Nuri Canatan, bugün saat 01.00 sıralarında ailesiyle kaldığı lojmanda rahatsızlandı. Eşinin haber vermesi üzerine gelen ambulansla Dr. Faruk İlker Bergama Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Canatan’ın kalp krizi geçirdiği belirlenip, gerekli müdahalelerde bulunuldu. Kaymakam Canatan, daha sonra İzmir’deki özel bir hastaneye sevk edildi.

5 Kasım 2015 Perşembe

İzmir yine Türkiye ortalamasının üzerinde

Türkiye genelinde Tüketici fiyat endeksi 12 aylık ortalaması yüzde 7.69 olarak açıklanırken, İzmir'de bu oran 8.24 olarak gerçekleşti.İzmir yine Türkiye ortalamasının üzerinde

Türkiye İstatistik Kurumu İzmir Bölge Müdülüğü'nün açıkladığı rakamlara göre TÜFE'de 2015 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 1,55, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 7,86, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,58 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 7,69 artış gerçekleşti. İzmir'de ise TÜFE'de 2015 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 1,50, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 8,36, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,17 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 8,24 artış gerçekleşti.
TÜİK verilerine göre göre İzmir'de Ekim ayında geçen aya göre fiyatı en fazla artan ürün yüzde 45,91'lik artışla anorak tipi erkek kaban oldu. Bu ürünü yüzde 32,79'luk artışla kadın botu, yüzde 23,27 ile çocuk kazağı, yüzde 17,48 ile domates ve yüzde 10,86'lık artışla dolmuş ücreti takip etti.
LİMON UCUZLADI
İzmir'de Ekim ayında geçen aya göre fiyatı düşen ürünlerin başında limon geldi. Ekim ayında limonun fiyatı yüzde 44,27 düşerken, bu ürünü fiyatı yüzde 16,42 düşen çarliston biber ile fiyatı yüzde 10,69 düşen patlıcan izledi.

4 Kasım 2015 Çarşamba

İzmir'de 'uyku teknolojileri istasyonu' kurulacak

İzmir'de 'uyku teknolojileri istasyonu' kurulacak

DEÜ ile Uluslararası Uyku Bilimleri ve Teknoloji Örgütü arasında, uyku araştırmalarına ilişkin istasyon kurulması için protokol imzalandı.
İZMİR
Dokuz Eylül Üniversitesince (DEÜ) hayata geçirilen İzmir Sağlık Teknolojileri Geliştiricisi ve Hızlandırıcısı (Bioİzmir) projesi kapsamında, uyku araştırmalarına ilişkin istasyon kurulacak.
Proje kapsamında, DEÜ ile Uluslararası Uyku Bilimleri ve Teknoloji Örgütü (ISSTA) arasında, uyku teknolojileri istasyonu kurulması amacıyla protokol imzalandı. Protokole, ISSTA Başkanı Thomas Penzel ile Bioizmir Proje Koordinatörü Adile Öniz imza attı.
Uykuya dair ürünler tasarlanacak
DEÜ Rektör Yardımcısı ve DEPARK Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Özgören, Türkiye'nin ilk sağlık teknoparkı bünyesindeki çalışmalara hız verdiklerini belirtti. 
Bioİzmir projesinin amacının "İzmir'den sağlık teknolojisi ürünü çıkarmak, bu ürünleri dünyaya tanıtabilmek" olduğunu dile getiren Özgören, "Hedefimiz büyük. Bu hedefin ilk adımı olarak ISSTA'nın İzmir'deki ilk araştırma ve kuluçkalama istasyonunu açacağız. Kaliforniya, Berlin ve Tayvan'da da diğer istasyonların açılması planlanıyor. Biz bu projenin öncülüğünü yapacağız" dedi.

2 Kasım 2015 Pazartesi

Nokta Dergisi hakkında toplatma kararı

Nokta Dergisi hakkında toplatma kararı

Nokta Dergisi'nin bu haftaki sayısının toplatılmasına karar verdi. Derginin yöneticisi Güven ve sorumlu yazı işleri müdürü Çapan gözaltına alındı.
İSTANBUL
Nokta Dergisi'nin bu haftaki sayısının, kapağındaki ifadelerin ''suç işlemeye alenen tahrik'' oluşturduğu gerekçesiyle toplatılması kararı alındı. Derginin yöneticisi Cevheri Güven ve sorumlu yazı işleri müdürü Murat Çapan gözaltına alındı.
Derginin bu haftaki sayısının kapağında yer alan ifadeler nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu resen soruşturma başlattı.
Savcılık, dergi yöneticisi Cevheri Güven ile sorumlu yazı işleri müdürü Murat Çapan'ın TCK'da 5 yıla kadar hapis cezası öngörülen ''suç işlemeye alenen tahrik'' suçuyla 24 yıla kadar hapis cezası öngörülen ''halkın bir kısmını, diğer bir kısmına karşı silahlandırarak birbirine öldürmeye tahrik'' suçlarından gözaltına alınmasına karar verdi.
Savcılık, ayrıca derginin bu haftaki sayısının toplatılmasını talep etti.
Talebi değerlendiren nöbetçi İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği de, savcının talebini kabul ederek, söz konusu haberin basın ve yayın özgürlüğü ile habercilik kapsamı dışında, kışkırtıcı, eleştirinin ötesinde, suç işlemeye alenen tahrik ve isyana çağrı niteliğinde yazı-yorumlar içerdiği gerekçesiyle derginin bu haftaki sayısının toplatılmasına ve bunlara el konulmasına karar verdi.
Bu arada, savcılığın kararı üzerine harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, şüpheliler Cevheri Güven ile Murat Çapan'ı gözaltına aldı. 
Güven ve Çapan, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki sağlık kontrollerinin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesine götürüldü. 
Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği de toplatma kararı aldı
Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği de İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin ardından Nokta dergisinin son sayısının toplatılmasına ve bunlara el konulmasına karar verdi.
Hakimliğin, değişik iş kararına göre toplatma talebi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosundan geldi.
Bu arada, derginin internet erişimi de engellendi.

1 Kasım 2015 Pazar

Tarlasında 65 kilogramlık bal kabakları yetiştiriyor

Tarlasında 65 kilogramlık bal kabakları yetiştiriyor
BİLECİK


Bilecik'in Pazaryeri ilçesinde bir çiftçinin tarlasında yetiştirdiği, ağırlıkları 65 kilograma kadar ulaşan kabaklar ilgi çekiyor.
Bilecik'in Pazaryeri ilçesinde bir çiftçinin tarlasında yetiştirdiği, ağırlıkları 65 kilograma kadar ulaşan bal kabakları görenleri şaşırtıyor. 
Geçimini çiftçilikle sağlayan 52 yaşındaki Recep Kuyucu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kabakların fidelerini evde üretip tarlasına diktiğini ve sadece hayvan gübresi kullandığını söyledi.
Kuyucu, şunları kaydetti:
"Kesinlikle fenni gübre kullanmıyorum. Tarlamdaki kabakların en küçüğü 45, en büyüğü 65 kilogram. Amacım, çok daha büyüklerini yetiştirmek. Aslında bu yıl ektiğimiz tohumlar havaların çok yağışlı gitmesinden dolayı toprakta çürüdü. Yeniden evde saksı içerisinde tohumlarından yetiştirip diktik ama geç kaldık. Geçen yıl yetiştirdiğim kabak 100 kilogramın üzerindeydi. Kabakları alan esnaf, bir süre vitrininde sergiledikten sonra müşterilerine servis ediyor." 
Kuyucu, büyük kabak yetiştirme iddiasının devam ettiğini vurgulayarak, gelecek yıl 100 kilogramı geçmek istediğini sözlerine ekledi

27 Ekim 2015 Salı

Zabıta yaralı şahine sahip çıktı

Zabıta yaralı şahine sahip çıktı

ÇANAKKALE'nin Bayramiç İlçesi'nde görevli zabıta memuru 45 yaşındaki Ercan Şener, iddiaya göre bir grup çocuğun yakalayarak kanatlarının ucunu ve kuyruğunu kestiği yaralı şahine sahip çıktı. Şener, şahinin kanatlarının büyüyüp iyileştikten sonra doğal ortamına bırakacağını söyledi.

Ailesi bahçıvanlık yapan Bayramiç Belediyesi'nde görevli zabıta memuru Ercan Şener, geçtiğimiz aylarda, kent sakinlerinden Serdar Semih Saldıran'a ait evin bodrum katına giren yılanın yakalanmasına yardımcı oldu. Olay basına, 'yakalanan yılanın öldürüldüğü' şekliyle yansıyınca Şener, hayvanserverlerin tepkisini çekti. Yanlış anlaşıldığını ve yılanı doğal ortama bıraktığını belirten Şener hakkında ayrıca Kaymakamlık soruşturma başlattı.
Bu olayın ardından yılan yakalamayı bırakan Şener, bu kez belediyeye getirilen kuyruğu ve kanatlarının uçları kesilmiş şahine sahip çıktı. Zabıta Ercan Şener, sahip çıktığı şahini evinin bahçesinde kafes içinde beslemeye başladı.
DOĞAL ORTAMINA BIRAKACAK
Zabıta Ercan Şener, "Şahin'i çocuklar yakalamış. Kuyruğunu ve kanatlarını kesmiş. Hayvan uçamadığını gören bir vatandaş da alıp belediyeye getirdi. Şahin'i, kanatları büyüyüp iyileştikten sonra doğal ortamına bırakacağım. O zamana kadar da evimin bahçesinde bakacağım. İnşallah hayvanseverler yılan yakalama olayında olduğu gibi yine beni yanlış anlamazlar" dedi.

26 Ekim 2015 Pazartesi

Başbakan Davutoğlu, İstanbul'da gençlerle buluştu

Başbakan Davutoğlu, "Huzur ve demokrasi operasyonunu, senin Iğdır'a, belki başka bir arkadaşının kendi şehrine rahatlıkla gidebileceği şartlar oluşuncaya kadar sürdüreceğiz" dedi.
İSTANBUL
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Üsküdar'daki Nev Mekan Kafe'de gençlerle bir araya gelerek, gündeme ilişkin soruları cevapladı.
Öğrencilerle yaptığı sohbete öğretim üyeliği yaptığı dönemdeki anılarını anlatarak başlayan Davutoğlu, kendisini dinleyen öğrencilere "Ders kırıp gelen varsa yakalarım gözlerinizden" diyerek espri yaptı.
Marmara Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Öğrencisi Iğdırlı Ömer Yiğit'in Çözüm Sürecine ilişkin sorusu üzerine, sürecin başarısı için samimiyetle çaba sarf ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini belirten Davutoğlu, şöyle konuştu:
"İnşallah bir şekilde bu topraklarda ortak kader bilincine dayalı yeni bir dönem başlatacağız. Ama şundan da kimsenin şüphesi olmasın, 22 Temmuz'da Ceylanpınar'da 2 polisimizin uyurken ensesinden vurularak şehit edilmesinden sonra başlayan Huzur ve Demokrasi Operasyonu'nu, senin Iğdır'a, belki başka bir arkadaşının kendi şehrine rahatlıkla gidebilecek ve orada kendi ailesiyle rahatlıkla buluşabilecek şartlar oluşuncaya kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bir taraftan terörle mücadeleyi sürdüreceğiz, diğer taraftan da demokrasiden, özgürlüklerden bir milim miktarı sapma olmayacak. Bir daha terör odaklarının gençlerimizi aldatıp, kaçırıp, bir çatışma ortamına götürmesine de izin vermeyeceğiz."
"En acı husus medya konusunda kutuplaşma olması"
Medyanın özgür olduğunu, herkesin istediği siyasi partiyi destekleyebildiğini bildiren Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Medya özgür, herkes istediği siyasi partiyi destekleyebilir, herkes istediği siyasi lideri öne çıkarabilir. Bu konuda kimse kimseye sınır getiremez ama maalesef Türkiye'de en acı olan husus, birçok konuda olduğu gibi medya konusunda da bir kutuplaşmanın olması. Burada artık basın etiği ve medyanın objektifliğinden çıkılarak, tamamıyla haberlerin seçici bir şekilde, bir algı operasyonu yapmak için yönlendirmeye varacak kadar bir ayrım olması."
"Kandırılan her gencimiz için gözyaşı döküyorum"
Gençlere, silahlarla konuşmamaları ricasında bulunan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi bir taraftan terörle mücadeleyi yapmak zorundayız, aksi takdirde bu gençleri kurtaramayız ama diğer taraftan da kandırılıp dağa götürülen, kaldırılan her gencimiz için gözyaşı döküyorum. Çünkü onlar bizim gençlerimiz. Onların kaybedilmemesi lazım. Sizden de (gençlerden) en temel ricam mümkün olduğunca gönüllerinizle, kalplerinizle konuşun, dillerinizle, bakışlarınızla konuşun ama zinhar silahlarla konuşmayın, şiddetle konuşmayın."
"Mücadelemiz tek taraflı olmayacak"
DAEŞ'in, İslam'a töhmet getirdiğine dikkati çeken Davutoğlu, şunları kaydetti:
"IŞİD zihniyetine karşı bizim fiili emniyet tedbirlerimiz dışında zihniyet ve o zihniyete karşı aynı zamanda ideolojik bir mücadele de vermemiz gerekiyor. Çünkü İslam dininin hiçbir şekilde kabul etmediği bir başka zihniyet var orada ve dinimize en büyük töhmeti getiriyor. Dolayısıyla mücadelemiz tek taraflı olmayacak. Nasıl PKK ile terörle mücadele ederken Kürt vatandaşlarımızın kimliğine halel gelmemesi ve onları kazanmaya önem veriyorsak IŞİD'le mücadele ederken de İslam dinine herhangi bir şekilde itham ve töhmet getirilmemesine de özen göstermek lazım."
"Yanlış uygulama varsa gereği yapılır"
Dilek Doğan'ın, Sarıyer'de düzenlen operasyon sırasında yaralandıktan sonra hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin gerekli araştırmaların yapıldığını ifade eden Davutoğlu, "Bu genç kızımızla ilgili gerekli diğer bütün olaylar gibi araştırmalar yapılıyor. Çok özen gösterilerek bazı emniyet tedbirleri alınıyor ama ola ki herhangi bir yanlış uygulama varsa bunun da peşi hiçbir zaman bırakılmaz, gereği yapılır" dedi.
"Beyaz toros konusunda söylediğim net ve açıktır"
Başbakan Davutoğlu, "Beyaz toros konusunda benim söylediğim net ve açıktır. Türkiye eski günlere tekrar dönecek mi diye bir kaygı vardı. Öyle bir kaygının geçersizliğini anlatmak istedim" dedi.
Türkiye'de her şeyin istismar edilebildiğini dile getiren Başbakan Davutoğlu, "Başka bir yere çekilebiliyor. Bir daha beyaz torosları bu ülke görmeyecek. AK Parti iktidarda iken 90'lı yıllara bir daha dönülmeyecek. Bir daha faili meçhuller olmayacak. Bir daha beyaz torosları bu ülke görmeyecek. Ancak PKK terörünün dağlara götürüp feda ettiği gençleri de görmeyecek" şeklinde konuştu.
"Eleştirel bakışınızı her zaman koruyun"
Ak ve karanın çok net ortada olduğunu, Türkiye'de "gri alanın" giderek daraltıldığını aktaran Davutoğlu, "Siz mümkün olduğunca gri alanda kalın. Karşı tarafa dünyanızı kapatmayın. Türkiye'deki algı operasyonuyla insanları belli bir alana hapsetmeye çalışıyorlar. Ona karşı zihninizi ve eleştirel bakışınızı her zaman koruyun" dedi.
"Biz 12 Eylül'ü yaşayarak geldik"
Davutoğlu, hala 1982 Anayasası ile Türkiye'nin idare ediliyor olmasından utanç duyduğunu belirterek, "İnşallah ya biz anayasayı değiştirecek bir çoğunluğa ulaşırız ya da diğer partiler anayasayı değiştirme iradesinde bizimle bütünleşirler" dedi.
Davutoğlu, "Sizler 12 Eylül'ü az gördünüz. Biz bütün onları yaşayarak geldik. Dolayısıyla şimdi gençlerin o yükselen talep profili, biraz da AK Parti'nin eseri. AK Parti bu ortamı sağladı. Bundan da gurur duyuyoruz. Şimdi yapmamız gereken bütün bu buluşmalarla, birçok başka yollarla gençlerin dünyasını daha yakından tanımalıyız" şeklinde konuştu.
"Dinimize en büyük töhmeti getiriyor"
"IŞİD zihniyetine karşı bizim fiili emniyet tedbirlerimizin dışında, o zihniyete karşı aynı zamanda ideolojik bir mücadele de vermemiz gerekiyor" ifadelerini kullanan Başbakan Davutoğlu, "Çünkü İslam dininin hiçbir şekilde kabul etmediği bir başka zihniyet var orada ve dinimize en büyük töhmeti getiriyor" dedi.
Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Dolayısıyla mücadelemiz tek taraflı olmayacak. Nasıl PKK ile terörle mücadele ederken Kürt vatandaşlarımızın kimliğine halel gelmemesine, onları kazanmaya önem veriyorsak, IŞİD ile mücadele ederken de İslam dinine herhangi bir şekilde itham ve töhmet getirilmemesine özen göstermek lazım."
"Dilek Doğan ölümüyle ilgili araştırmalar yapılıyor"
Başbakan Davutoğlu, "Bu genç kızımızla (Dilek Doğan) ilgili gerekli diğer bütün olaylar gibi araştırmalar yapılıyor. Çok özen gösterilerek bazı emniyet tedbirleri alınıyor ama ola ki herhangi bir yanlış uygulama varsa bunun da peşi hiçbir zaman bırakılmaz, gereği yapılır" dedi.
"Birleşmiş beşler demek lazım"
Davutoğlu, "Şimdi keşke elimizde olsaydı Birleşmiş Milletler'i yeniden kurmuş olsaydık. Aslında bazen latife ile karışık şunu söylüyorum, milletler kısmı fazla konmuş oraya. 'Birleşmiş beşler' demek lazım. Hatta ve hatta 'birleşememiş beşler'. Suriye'de anlaşamayınca Suriye halkının bugün çektiği çilenin müsebbibi beş daimi üyedir. Ortak bir metinde anlaşamadılar" ifadelerini kullandı.