-->

Çeviri

26 Kasım 2016 Cumartesi

Aslan'dan Kocaoğlu'na ziyaret

Aslandan Kocaoğluna ziyaret

EGE-KOOP Genel Başkanı Hüseyin Aslanİzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nu makamında ziyaret ederek, İzmir Körfezi Evleri projesi hakkında ayrıntılı bilgi verdi.

Aslan, 80 milyon TL harcanarak tamamlanan Dört Mevsim Konakları projesine İZSUtarafından su bağlanmasını talep etti. Kocaoğlu da yetkililere talimat vererek sorunun çözüm sürecini başlattı.
Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Güzelbahçe Dört Mevsim Konakları Projesi Başkanı Emekli Albay Soner Aydın ile birlikte İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nu makamında ziyaret etti. Ziyaret sırasında Aslan, Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu'na Ege-Koop'un yeni projesi İzmir Körfezi Evleri ve Dört Mevsim Konakları projeleri hakkında bilgi sundu. Ege-Koop Genel Başkanı Aslan, 'Ege-Koop İzmir Körfezi Evleri' projesinin, Çiğli'de Evka-2'nin üst tarafında, zemin katının bile İzmir körfezine hakim bir konumda olduğunu söyledi. Aslan ve Aydın, Güzelbahçe -Urla arasında orman içinde Urla Körfezi'ne hakim 130 bin metrekarelik imarlı konut alanında tamamladıkları dubleks, tek katlı ve tripleks en az 400-500 metrekare özel bahçeli Ege-Koop Dört Mevsim Konakları Projesi ile ilgili ayrıntılı sunum da yaptı. 
Ege-Koop Başkanı Aslan; yoğun bir çalışmanın sonucunda yüzde 100 anlaşmalı olarak yapım aşamasına gelen Uzundere Kentsel Dönüşüm uygulamasında sorunların aşılmasında sonuna gelinmesi ve bu alana İzmir'e önemli yatırımları kazandıran Mesut Sancak'ın talip olmasına sevindiğini vurguladı. Aslan, Sancak'ın projeyi kısa sürede tamamlayacağına inandığını belirterek, "Kentsel dönüşüm çalışmalarının halkla yüzde 100 anlaşmalı olmasını çok önemsiyorum. Bu kutlanması gereken büyük bir başarıdır ve Sayın Kocaoğlu'nun eseridir. Uzundere Kentsel Dönüşüm Projesi bu anlamda İzmir'de örnek olacak ve kentsel dönüşümün önünü açacak" dedi. Aslan, şunları söyledi: 
"İzmir'in çok acil, ancak; kentimizin mimari yapısını bozmadan ve kenti beton yığını haline dönüştürmeden; her bölgesinde kentsel dönüşüme ihtiyacı var. Öncelikle yapılması gereken, Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda, meslek odaları, sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla İzmir konsensüsünde buluşmak."
Hüseyin Aslan, Ege-Koop'a kentsel dönüşüm konusunda bir sorumluluk düştüğü takdirde, herhangi bir talep ve beklenti olmaksızın her zaman yardımcı olmaya hazır olduklarını belirterek, "Gerekirse kentsel dönüşümün uygulanacağı mahalle ya da adalarda kooperatifleşme yoluyla daha rahat anlaşma sağlama imkanı olabilir" diye konuştu. 
Aslan ve Aydın, Güzelbahçe-Urla arasındaki Çamlı Mahallesi'ndeki Ege-Koop Dört Mevsim Konakları Projesi alanına Başkan Kocaoğlu'nu davet etti. Başkan Kocaoğlu da en kısa zamanda proje alanına mutlaka geleceğini ifade etti. Aslan ve Dört Mevsim Konakları Projesi'nin Kooperatif Başkanı Soner Aydın, projede kanalizasyon, içme suyu, su deposu, arıtma tesisi, yarı olimpik yüzme havuzu ve elektrik altyapı imalatları ile birlikte konutların tamamlandığı bilgisini Başkan Kocaoğlu'na sunarak, İZSU tarafından siteye suyun bağlanması talebini dile getirdi. Başkan Kocaoğlu da İZSU yetkililerine talebin yerine getirilmesine yönelik talimat verdi.

20 Kasım 2016 Pazar

Elmasoğlu: Erkeği erkek ile mi evlendireceksiniz


EGELİ iş kadınları TBMM’de gündeme getirilen cinsel istismar suçlarını düzenlenen kanun tasarısına tepki gösterdi.

Ege İş Kadınları Derneği (EGİKAD),Türk Ceza Kanunu'nda, cinsel istismar suçundan mağdur ile failin evlenmesi halinde fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesine imkan veren düzenlemenin TBMM Genel Kurulu'ndan gündeme getirilmesine tepki gösterdi. Tüm Türkiye’nin akşam mecliste tartışılan yasa tasarısına tepki gösterdiğini ifade eden EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Betül Elmasoğlu, bu yasa ile erkek bir çocuğa taciz edildiği takdirde erkeğin erkek ile mi evlendirileceğini söyleyerek tasarının kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirtti. Cinsel istismara uğramış kişilerin suçlu ile evlenmesi halinde cezasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması hakkındaki kararnamenin insan haklarına ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olduğunu dile getiren Elmasoğlu, “Bireyler birbirini severek evlenir. Bir kişiyi tacizcisi veya tecavüzcüsü ile evlendirmek o kişinin ömür boyu acı çekmesine yol açar. Bu mağduriyetleri gidermemektedir. Tam tersine suça teşvik niteliğindedir. Böyle bir tasarıyı kesinlikle kabul etmiyor ve kınıyoruz" dedi.

18 Kasım 2016 Cuma

Bahçeli'nin danışmanı Taşlıçay: Dışarıdaki binlerce sapığın arasına 4 bin hastalıklı zihniyet gönderiliyor

Bahçelinin danışmanı Taşlıçay: Dışarıdaki binlerce sapığın arasına 4 bin hastalıklı zihniyet gönderiliyor

Türk Ceza Kanunu'nda, cinsel istismar suçunda mağdur ile failin evlenmesi halinde fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesine imkan veren düzenlemeyle ilgili olarak MHP ne yapacağını açıkladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Başdanışmanı ve Kadın Kolları Genel Koordinatörü Nevin Taşlıçay, her gün tecavüzcüye bir kolaylık sağlandığını, kaç yaşında çocukla evlenebileceğini beyan eden zihniyetin televizyonlarda boy gösterdiğini, dışardaki binlerce sapığın arasına hapisteki 4 bin hastalıklı zihniyetin daha gönderildiği belirtilerek tecavüzcüsü serbest bırakıldığı için intihar eden çocukları anımsattı. 
"GÜN GEÇMİYOR Kİ TECAVÜZCÜYE KOLAYLIK SAĞLANMASIN"
Taşlıçay, yaptığı açıklamada düzenlemeye neden itiraz ettiklerini şöyle anlattı: "Gün geçmiyor ki tacizciye-tecavüzcüye bir kolaylık sağlanmasın bu ülkede. Gün geçmiyor ki, kaç yaşında çocukla evlenilebileceği beyanında bulunan zihniyet televizyonlarda boy göstermesin. Bir tarafta kadına şiddet diğer tarafta çocuk istismarı. Şimdi ise başka bir trajedi. Sanki binlerce taciz, tecavüz vak'ası engellenebilmiş gibi dışarıdaki binlerce sapığın arasına hapiste olan 4.000 hastalıklı zihniyeti daha gönderiyoruz. Bu ne mi demek? Kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla, çocuğuyla az tedirgin yaşıyorduk, biraz daha tedirgin yaşamayı öğrenin demek.

İnsan onurunu, izzetini, şerefini, rızasını hiçe sayan bir yasa düşünülemez. Bunun adı hukuk olamaz. İnsan iradesini yok sayan; cebir, hile ve tehdidi meşrulaştıran zihniyet köhnemiştir. Bu yapılana hukuk değil, dayatma denir. Bu yanlıştan dönülmeli. Geleceğimiz, evlatlarımız ateşe atılmamalı. Eller vicdanlara konulmalı. Siz de çok iyi biliyorsunuz ki, tecavüzcüsü serbest bırakılan bir çok çocuk intihara kalkıştı. Değil 4.000 bir tek çocuğun dahi vebali dünyalara değişilmez. MHP Genel Merkez Kadın Kolları olarak bu meselenin takipçisi olacağımızı beyan eder, yanlıştan dönülmesi için bütün yolları demeyeceğimizi tüm kamuoyuna duyururuz."TECAVÜZCÜSÜ SERBEST BIRAKILAN ÇOCUK İNTİHAR ETTİ

Cinsel istismar düzenlemesi için CHP'den alternatif öneri

Cinsel istismar düzenlemesi için CHPden alternatif öneri

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, "Eğer, gerçekten o 4 bin kişi iddia ettikleri gibi mağdursa, bunlarla ilgili hakkaniyetli bir ceza düzenlemesi yapılabilir ama bunun yolu dün akşamki gibi bir önerge vermek değil. Bunun yolu hakim ve savcıların somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapmasından geçiyor" dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısına geçici maddeyle, "Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16 Kasım 2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir" fıkrasının eklenmesi, kamuoyunda tartışmalara yol açtı.
CHP'nin TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi kadın milletvekilleri AK Parti'nin verdiği önergeye tepki gösterdi. Köksal, AK Parti tarafından son dakika verilen bir önergeyle karşı karşıya kaldıklarını, bununla ilgili daha önce bir görüşmenin yapılmadığını belirtti.
Ortada bir mağduriyet varsa bile bu mağduriyetin çözümünün kişiye özel yasa çıkarmakla olmayacağını vurgulayan Köksal, "Siz kişiye özel yasa çıkartırsanız, o kişinin belki mağduriyetini çözersiniz ama başka insanların mağdur olmasına, yeni mağduriyetlerin oluşmasına yol açarsınız" diye konuştu.
Köksal, toplumsal baskının yoğun olduğu küçük yerlerde zorla bir istismara maruz kalanların, istismarcısı ile sırf, "Adım çıkmasın, farklı gözle bakılmasın" algısı yüzünden evlenmek zorunda kalacağını, yapanın yanına da bu işin kar kalacağını ve hiçbir ceza almayıp, evlenerek bu işi kapatacağını ifade etti.
Çalışmalarını tamamlayan TBMM Aile Bütünlüğünün Korunması Araştırma Komisyonunda çocuk yaşta evlenenlerin mağduriyetlerinin dinlendiğini anımsatan Köksal, şöyle devam etti: "Mağdur olduklarını ve eşlerinin hapisten çıkmasını istediler. Onların mağduriyetini giderirken, başka insanları mağdur edecek bir düzenleme yapmak bana göre yanlış geliyor. Çünkü, siz birini içeriden çıkartacaksınız ama öbür tarafta da başka bir insanın istemediği biriyle adeta zindan gibi bir evlilik yapmasına yol açabileceksiniz. Ben komisyonda da söyledim; eğer, gerçekten o 4 bin kişi iddiaettikleri gibi mağdursa, bunlarla ilgili hakkaniyetli bir ceza düzenlemesi yapılabilir ama bunun yolu dün akşamki gibi bir önerge vermek değil. Bunun yolu hakim ve savcıların somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapmasından geçiyor."
'KADIN VEKİLLER BÜYÜK ŞOK YAŞADI'

Özdemir, düzenlemenin çok önemli olduğunu bunun kadın örgütleri ve ilgili bütün paydaşlar tarafından tartışılması gerektiğini, bundan sonra çocuklarla ilgili bir istismara sebebiyet vermeyecek bu tür faillerin en büyük cezayı almasını sağlayacak bir düzenlemenin yapılabileceğine işaret etti.TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi CHP İstanbulMilletvekili Sibel Özdemir ise AK Parti'nin önerge nedeniyle özellikle kadın milletvekillerinin büyük bir "şok" yaşadığını, önergeyi dikkatli incelediklerinde, yapılmak istenen değişikliğin çok büyük bir kaosa sebebiyet vereceğini gördüklerini vurguladı. Özdemir, "Özellikle çocuk istismarı, cinsel istismar, küçük çocukların uğradıkları o istismar sonucunda faillerle evlilikleri durumuna yol açan ve onların cezasız kalmasına sebebiyet veren ciddi sorunlar yaratan bir yasayla karşı karşıya kaldık" diye konuştu.
Önergenin geri çekilmesi çağrısında bulunan Özdemir, "Eğer varsa böyle bir ihtiyaç bunun daha dikkatli bir düzenleme ile yapılmasını öneriyoruz." dedi.
Sibel Özdemir, çalışmalarını tamamlayan TBMM Aile Bütünlüğünün Korunması Araştırma Komisyonunda böyle bir tartışmanın yapıldığını ve mağduriyetlerden bahsedildiğini belirterek, bu mağduriyetlerin AK Parti tarafından verilen önergeyle giderilemeyeceğini anlatmaya çalıştıklarını kaydetti.
Özdemir, "Eğer bir mağduriyet varsa dava özelinde bir sonuç alacak çalışma yapılabilir. Biz, dava özelinde bir çalışma yapılmasını öneriyoruz ama dünkü önerge gibi genelleyici bir düzenlemeye kesinlikli karşı duruyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

15 Kasım 2016 Salı

'Rejim tartışması 1923'te bitti'

Rejim tartışması 1923te bitti

Başbakan Binali Yıldırım AK Parti grup toplantısında konuşuyor. Başbakan Yıldırım, "Defalarca Sayın Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulundum. Gelin Türkiye’nin ihtiyacı olan adımları beraber atalım. Şimdi rejimi değiştirecekler diyor. Rejim tartışması 1923’te bitti. Cumhuriyeti tartışan kimse yok. Olsa da önüne ilk çıkan AK Parti olur, bunu da bil. Biz rejimi değil anayasayı değiştirmek istiyoruz. Hükümet değişikliği ile sınırlı anayasa değişikliği konusunu meclise getirmeye karar verdik. Nihai kararı da her zaman olduğu gibi millet verecek" dedi.

İşte Başbakan Yıldırım’ın sözlerinden satır başları:

33 yıl önce bugün KKTC kuruldu. Bütün KKTC’li kardeşlerimizi kutluyorum. Türkiye her zaman Kıbrıs’ın yanındadır.Kıbrıs’ın gelişimine katlı sağlamaya yönelik her türlü hassasiyeti sürdüreceğiz.

Kıbrıs’ta müzakereler devam ediyor. Kıbrıs’taki adaletsizliğin ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu görüşmelerden umarız hayırlı bir sonuç çıkar.

Kıbrıslı kardeşlerimizin haklarını geri ye götürecek hiçbir çözüm asla ve asla kabul edilemez. Ümit ederiz ki bu görüşmeler iki tarafı da memnun edecek bir sonuca bağlanır.

Ankaralılara bir müjdemiz daha var. Önümüzdeki yıldan itibaren yaklaşık 10 km'lik Keçiören metrosu hizmete girecek.
Asgari ücret artışından doğan sigorta priminin işveren payını biz üstlenmiştik. Bu uygulamayı 2017 yılında da devam ettireceğiz. KOBİ’lerin güçlendirilmesi için kredi garanti fonunu da kullanarak 17 milyar liralık kredi imkanı getiriyoruz.

TERÖRLE MÜCADELE

Terörle mücadelede kararlılığımız devam ediyor. Kar demeden, kış demeden, soğuk demeden bu şer odaklarına göz açtırmayacağız. Terör bitene kadar hem içeride hem dışarıda mücadeleyi sürdüreceğiz.

Suriye’de ÖSO birliklerimizle El Bab’a 2 km’ye kadar yaklaştı. Ayrıca PKK PYD YPG’ye karşı da operasyonlarımız sürüyor.

ABD SEÇİMLERİ

ABD’de seçim yapıldı, Cumhuriyetçi aday Sayın Trump yeni başkan seçildi. Hayırlı uğurlu olsun, kendisini telefonla arayıp tebrik ettim. ABD halkı kendi geleceği ile ilgili kararı vermiştir. Bu değişimi bütün ülkelerin iyi okuması değişimleri, iyi analiz etmelidir. Sandıktan çıkan sonucu sokak şiddetleriyle yok saymaya çalışmak kabul edilemez bir tutumdur.

AB İLE İLİŞKİLER

Türkiye hakkında bugünlerde AB çevrelerinde bir takım olumsuz beyanlar birbiri ardında devam ediyor. Bunlar bilgiye dayanmayan, objektiflikten uzak yaklaşımlardır.

PKK’ya, FETÖ’ye kucak açanlar, terörist başının posterlerini duvarlarında asanlar Türkiye’ye ayar vermeye çalışamazlar.

AB önce şu teröristlerin ağzından konuşmayı bıraksın. Önce terör grupları ve onların siyasi uzantılarına destek olmaktan vazgeçsin. Tercihini yapsın Türkiye ile mi yürüyecek yoksa Türkiye’nin düşmanlarıyla mı?

Bu ülke ne Avrupa ne de başka bir yerden talimat almaz. Talimat alacağımız tek kaynağımız aziz milletimizdir. 15 Temmuz’da milletimiz hiçbir gücün devlet üzerinde vesayet kuramayacağını bütün dünyaya göstermiştir.
Şimdi AB tutturmuş “terör yasasını değiştirin” diyor. Terörle bu mücadele sürerken nedir bu? Terör örgütlerinin telkiniyle bunu bize söylüyorlar. AB’nin son açıkladığı rapor bizi hem üzmüş hem de rahatsız etmiştir.

Son ilerleme rapor maksadını aşan ifadelerle doludur. Türkiye olarak bunu asla kabul etmiyoruz. PKK propagandasına ses etmeyenler Türkiye’ye demokrasi dersi vermeye çalışmaya devam ediyorlar. Bazı milletvekillerinin yargı kararıyla ifade vermeye getirilip bir kısmı hakkında tutuklama kararı verilmesi tamamen hukukun ve yargının işidir.

Haklarında teröre destek vermek terör propagandası yapmak gibi ağır iddialar vardır. Bunlar yargının önünde ya aklanacaklar ya da yaptıklarının hesabını vereceklerdir. Başka bir üçüncü yol yok. Türkiye’de hukukun nasıl işleyeceğine Ab büyükelçileri kara veremez. Milletimiz Ab büyükelçilerinin HDP grubunda verdikleri o trajikomik fotoğrafı asla unutmaz.

Biz siyasetin belirli bir düzeyde olmasını bekliyoruz. Türkiye’nin yapay gerilimlerle bir yere gidemeyeceği aşikardır. Bunu ne yazık ki CHP öteden beri anlamıyor ya da anlamamazlıktan geliyor. Defalarca Sayın Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulundum. Gelin Türkiye’nin ihtiyacı olan adımları beraber atalım.'ŞEHİDİMİZİN KANI YERDE KALMADI'


Terör örgütü alçakça Mardin Derik kaymakamımız Muhammet Fatih Safitürk’ü şehit etti. Şehidimizin kanı yerde kalmamıştır, katil zanlıları yakalanmıştır, şimdi hesabını veriyorlar. Belediyeler halka hizmet yerleridir. Belediye kaynaklarının terör örgütlerine peşkeş çekilmesi belediyecilik değildir.

'REJİM TARTIŞMASI 1923'TE BİTTİ'
Asıl iddialar nasıl ispat olacak. Şimdi rejimi değiştirecekler diyor. Rejim tartışması 1923’te bitti. Cumhuriyeti tartışan kimse yok. Olsa da önünde ilk çıkan AK Parti olur bunu da bil. Biz rejimi değil anayasayı değiştirmek istiyoruz. Bırakın da millet buna karar versin. Milletin kararına engel olayın ipotek koymayın olmak isteseniz de yapamazsınız.

Millete karşı olunmaz millete tabi olunur Sayın Kılıçdaroğlu. Anayasa değişikliği konusunda önemli bir aşamaya geldik. Ana muhalefet partisi başkanlık sistemine karşı olduğunu belirtti ve kenara çekildi. MHP her ne kadar parlamenter sistemden yana olduğunu belirtse de şu anda ki durumun sürdürülebilir olmadığı konusunda bizimle mutabık olduğunu ifade etti.

'HÜKÜMET DEĞİŞİKLİĞİ İLE SINIRLI ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ'

Bunun üzerine çalışmaları biraz daha ilerlettik. Hükümet değişikliği ile sınırlı anayasa değişikliği konusunu meclise getirmeye karar verdik. Nihai kararı da her zaman olduğu gibi millet verecek. CHP Genel başkanı diyor ki kapımız açık. Biz de kapıyı hiç kapatmadık. Hala vaktin var tren kalkmadan binebilirsin.
İnşallah MHP ile birlikte değişiklikleri meclisimizin takdirine sunacağız. Anayasa milletin anayasası olacaktır. Milletimiz bizim onlar için nasıl bir aşkla çalıştığımızı iyi bilir. 79 milyonun hukukunu nasıl gözetmeye çalıştığımızı iyi bilir. Bizim için öteki yok biz varız. 

13 Kasım 2016 Pazar

Kadın çeteyi kadın polis çökertti

Kadın çeteyi kadın polis çökertti

İZMİR Buca’da, edinilen bilgiye göre, kadınlardan oluşan dolandırıcılık şebekesi, telefonla aradığı kişilere küçük ve orta işletmelere devlet tarafından  60 aya varan taksit imkanıyla faizsiz kredi kullandırıldığını söyledi.

Kargo ile başvuru formu göndereceklerini anlatan çete mensupları, 690 TL'nin kapıda kargoya ödenmesi gerektiğini belirtti. Tuzağa düşen vatandaşlar kargoya kapıda 690 TL ödeme yaptı. Çetenin oyunu ise İzmir Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Müdür Yardımcısı Seda Öğretmen'in araştırmasıyla ortaya çıktı. Olayla ilgili mahkemeye sevk edilen 9 kişiden 2'si tutuklandı.