15 Ekim 2014 Çarşamba
14 Ekim 2014 Salı
Esrarlı saman balyası!
İzmir Emniyet Müdürlüğü Narkotik Büro ve Torbalı Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekiplerinin ortaklaşa düzenlediği operasyonda 120 kilogramlık esrar ele geçirildi. Emniyet ekipleri aldıkları ihbar sonucunda 33 CPY 88 plakalı TIR'ı ilçeye giriş yaparken durdurdu. Atatürk Sanayi Sitesi Hayvan satış alanında durdurulan TIR'a baskın yapıldı. TIR'ın arka kısmında bulunan yaklaşık 300 balya samanlık içerisine saklı esrar ele geçirildi. Operasyon sonrasında TIR şoförü C.F. isimli şahıs gözaltına alındı
13 Ekim 2014 Pazartesi
Egikad, Kadın Gözüyle Yaşanabilir Kenti Anlatacak
Egikad Yönetim Kurulu Başkanı Betül Elmasoğlu
EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Betül Elmasoğlu’nun başkanlığını yapacağı oturumda Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, Buca Belediye Başkan Yardımcısı Beril Özalp ile Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol Kocaer sunum gerçekleştirecekler. EMBARQ Türkiye-Sürdürülebilir Ulaşım Derneği ve İzmir Kalkınma Ajansı tarafından yapılacak olan Yaşanabilir Şehir Sempozyumu’nda geçen yıl 5 farklı kıtadan 15’i aşkın uzman konuşmacı, 200’ü aşkın katılımcıyla buluşmuştu.
BAŞKANLAR SUNUM YAPACAK
Alanında uzman dünyanın çok farklı coğrafyalarından gelen uzmanların sunum yapacağı Yaşanabilir Şehirler Sempozyumu’na tek kadın derneği olarak katılarak oturum yöneteceklerini dile getiren EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Betül Elmasoğlu, bunun onurunun ve sorumluluğunun çok büyük olduğunu söyledi. ‘Kadın Gözüyle Yaşanabilir Kent’ oturumunu yöneteceğini ve İzmir’in kadın belediye başkanları ile meslek örgütlerinin başındaki kadınların sunum yapacağını ifade eden Elmasoğlu, “Bu oturumda kadınların gözüyle kentin nasıl daha yaşanabilir hale geleceğini sorgulayacağız. Şehirlerde kadınlara yönelik projelerini masaya yatıracağız. Kadınların bir kentte neler görmek istediklerini irdeleyeceğiz. Kadınların özgür olduğu, rahat hareket edebildikleri kentlerin yaşanan şehirler olduğu tezini tartışacağız” dedi.
“İZMİR’İN SESİ DUYULACAK”
Uluslararası nitelikte, bu alanda uzman kişilerin katılacağı sempozyumun İzmir’in adının duyurulması ve kent ekonomisi açısından da çok faydalı olacağına inandığını açıklayan Elmasoğlu, her kurumun bu sempozyuma sahip çıkması gerektiğini vurguladı. EGİKAD olarak kadınların iş, siyaset ve sosyal hayatta ön planda olmaları için çalıştıklarını anlatan Elmasoğlu, yaşanabilir şehirler için de kadınlar için özel projeler geliştirilmesinin gerekliliğine inandığını sözlerine ekledi.
11 Ekim 2014 Cumartesi
Milli tren kasım ayında raylarda olacak
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, milli trenin kasım ayında raylarda olacağını bildirdi.
Milli Elektrikli Lokomotif E1000 Projesi hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulunan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TCDD'nin manevra ve kısa mesafe yük taşıma ihtiyaçlarını karşılamak için 1 megavat gücünde elektrikli lokomotif geliştirildiğini ve prototip üretildiğini söyledi.
Hızlı tren ve yüksek hızlı trenlere hareket kabiliyeti veren cer sisteminin yerli imkanlarla tamamlandığını belirten Işık, "Bunu lokomotif olarak tanımlıyoruz ama şu anda biz hızlı trenin cer sistemini yaptık. Şu ana kadar tamamı ithal ediliyordu. Test sürüşleri sonuçlanma aşamasında işler yolunda gidiyor, bir sonraki aşamaya geçtik" diye konuştu.
Bakan Işık, yüksek hızlı trenlerin cer sistemi için de çalışmaların yürütüldüğüne dikkati çekerek, "1 megavatlık cer sisteminden, 5 megavatlık cer sistemine geçiş yapacağız. Proje, cari açığın azaltılması ve ihracatın artması noktasında çok önemli bir adım. Türkiye belli süre sonra raylı sistemlerde dünya otoritelerinden birisi olacak" ifadelerini kullandı.
TÜBİTAK'ın desteklediği, 18 bilim insanının çalıştığı ve yaklaşık 10 milyon lira bütçeli projenin, Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii AŞ (TÜLOMSAŞ) ile birlikte yürütüldüğünü ve tedarikçi endüstriyel firmalardan gerekli malzemelerin sağlandığını anlatan Işık, şu bilgileri verdi:
"TCDD envanterinde bulunan ve yurt dışından yedek parça temininde sorun yaşanan DE11000 lokomotifler 90'lı yılların ortasından itibaren modernize edilmek istenmiştir. 2008 yılında TÜLOMSAŞ'ın TÜBİTAK MAM ile yaptığı iş geliştirme çalışmalarında DE11000 tip lokomotiflerin TCDD ihtiyaçları doğrultusunda elektrikliye dönüştürülerek modernize edilmesi gündeme gelmiştir. Ülkemiz raylı araç sektörünün ihtiyaç duyduğu ve katma değeri çok yüksek olan bu teknolojilerin geliştirilmesi için proje teklifi hazırlanmış ve 1 megavat gücünde 'E1000 Tip Lokomotif Geliştirilmesi' projesi TARAL 1007 programı çerçevesinde TÜBİTAK KAMAG'a sunulmuştur. 2011 yılında başlanan projenin, kasım ayında tamamlanması planlanıyor. Proje sayesinde demiryolu taşımacılığının en kritik bileşeni olan ve tamamıyla yurt dışına bağımlı olduğumuz çekiş ve tren kontrol sistemi ilk defa Türkiye'de tasarlanıp, lokomotif üzeri entegrasyonları yapılarak, TCDD'ye teslim edilecek. Elektrikli lokomotifi ürettik, test sürüşleri tamamlandı. Özgün milli trene doğru önemli bir adım attık sırada elektrikli otomobil var."
"Raylı taşıtlarda yerlilik oranı artacak"
Işık, 2023 yılına kadar yurt içinde 70 manevra lokomotifi ve 110 hızlı treni hizmete almayı planladıklarını bildirdi. TÜLOMSAŞ'ın yurt dışı pazarlarla bağlantıları bulunduğuna değinen Işık, kuruluşun özellikle raylı taşıma sektörünün gelişmeye başladığı Güney Doğu Asya, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerine ihracat yaptığını ifade etti.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 2023 hedeflerine göre, raylı taşıma sektörüne yapılması planlanan yatırım miktarının 45 milyar dolar olduğunu kaydeden Işık, proje sonucunda elde edilecek bilgi birikimi ve tecrübeyle, raylı taşıtlardaki yerlilik oranının artırılmasını hedeflediklerini ifade etti. Projede gerçekleştirilen çalışmaların diğer raylı taşıtlarda da kullanılabileceğine işaret eden Işık, şöyle konuştu:
"Modern raylı taşıtlarda cer sistemleri aynı teknolojiyi kullanmaktadır. TÜBİTAK MAM, proje kapsamında geliştirilen katma değeri yüksek olan sistemleri, Türkiye'deki ana hat ve şehir içi ulaşım raylı sistem araçlarına uygun hale getirmeye hazır durumdadır. Elde edilen tecrübe ve bilgi birikimiyle; manevra ve kısa mesafe lokomotifi, şehir içi taşımacılık için tramvay-metro, hibrit lokomotif, yolcu taşıma için elektrikli-dizel elektrikli çoklu dizi geliştirilmesi, ana hat lokomotifi ve hızlı tren projeleri de gerçekleştirilebilir."
10 Ekim 2014 Cuma
“Gülme komşuna, gelir başına”
10 Ekim 2014 Cuma
“Gülme komşuna, gelir başına”
Kobani’de bir IŞİD belası var, doğru mu? Doğru.
Kafaları gövdelerden ayıran caniler var mı? Var.
Kadınları çocuk yaşta, soyup köle pazarında satan alçak IŞİD var mı? Var.
Müslüman olduğunu iddia edip hayvanca insan kanını içen, ilkel insan IŞİD var mı? Var.
Bu alçaklıklara karşı çıkan Türkiyeli Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Abaza, Azeri, Alevi yurttaşlarımız var mı? Var.
Bu zulme karşı silahsız protestolar yapılıyor mu? Yapılıyor.
Peki herkes bu eylemleri PKK nın yaptığını düşünüyor mu? Düşünüyor.
Peki PKK nın bir lideri var mı? Var.
Peki bu liderleri örgütüne ne mesaj gönderiyor, biliyor muyuz? Biliyoruz, açıklayalım:
Verdiği mesajında; “Yakmayın, yıkmayın, barış süreci tehlikeye girmesin.” Diyor mu? Diyor.
PKK lılar liderlerini dinliyor mu? Kuşkusuz dinliyor, her lafı onlar için emir mi? Emir. Bitti…
Peki bu ülkemizin başında olan ERDOĞAN, “Çözüm sürecini kimse bozamaz.” Diyor mu? Diyor.
Başbakan ve bakanlar; hatta muhalefet sürece katkı sağlamak için hemfikir mi? Evet.
Peki arkadaşlar, kim bu ateşe benzin döküyor, kim Kürt, kim Türk düşmanı, bu halklar bu bayrak, bu vatan için az mı bedel ödedi, kanını döktü? Kim cepheden kaçtı? Etle tırnak olmuş bu milleti, çeşitli boylardan oluşmuş bu vatanı, canıyla kanıyla kazanmış; etle tırnak olmuş bu halkı bir birine düşürüyor? Mesele nedir? Hepimizin ırkı ayrı olabilir; ama ortak vatanımızda barışımızı istemeyen, kanımızdan beslenen bu güçleri deşifre edemiyoruz. Bilmez gibi davranıyoruz. Bu PKK yokken Ülkücü, Komünist savaşı, Alevi-Sünni savaşı vardı. Bundan sonra da neler çıkaracaklar kim bilir… Bu çözüm süreci fırsat kaçırılmamalı, bu provokatörler deşifre edilmeli, halkımızın IŞİD e gösterdiği tepki ve NEFRET yerindedir. Bunu tüm insanlık kınıyor, tüm dünya da… Kürt de Türk de kınayabilir. Bu zulüm bitirilmeli. Dünyada çok zülüm var; ama kafaları kesip videolarda sergileyen, insanların namusunu pazarda satan bu ilkel canavarlar, böyle giderse yakında bizim sınırımıza kadar gelecek . Gelmek üzere, korkarım sıra bizim kellelerimize gelecek. “Gülme komşuna, gelir başına” Bu yerinde bir protestodur, desteklenmeli arada bayrak yakan insanların Kürt veya Türk olma şansları yoktur. Çünkü o Bayrak Kürt ve Türk’ün kanı ile kazanılmıştır… Saygılarımla
Zakir KAYA
Kobani’de bir IŞİD belası var, doğru mu? Doğru.
Kafaları gövdelerden ayıran caniler var mı? Var.
Kadınları çocuk yaşta, soyup köle pazarında satan alçak IŞİD var mı? Var.
Müslüman olduğunu iddia edip hayvanca insan kanını içen, ilkel insan IŞİD var mı? Var.
Bu alçaklıklara karşı çıkan Türkiyeli Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Abaza, Azeri, Alevi yurttaşlarımız var mı? Var.
Bu zulme karşı silahsız protestolar yapılıyor mu? Yapılıyor.
Peki herkes bu eylemleri PKK nın yaptığını düşünüyor mu? Düşünüyor.
Peki PKK nın bir lideri var mı? Var.
Peki bu liderleri örgütüne ne mesaj gönderiyor, biliyor muyuz? Biliyoruz, açıklayalım:
Verdiği mesajında; “Yakmayın, yıkmayın, barış süreci tehlikeye girmesin.” Diyor mu? Diyor.
PKK lılar liderlerini dinliyor mu? Kuşkusuz dinliyor, her lafı onlar için emir mi? Emir. Bitti…
Peki bu ülkemizin başında olan ERDOĞAN, “Çözüm sürecini kimse bozamaz.” Diyor mu? Diyor.
Başbakan ve bakanlar; hatta muhalefet sürece katkı sağlamak için hemfikir mi? Evet.
Peki arkadaşlar, kim bu ateşe benzin döküyor, kim Kürt, kim Türk düşmanı, bu halklar bu bayrak, bu vatan için az mı bedel ödedi, kanını döktü? Kim cepheden kaçtı? Etle tırnak olmuş bu milleti, çeşitli boylardan oluşmuş bu vatanı, canıyla kanıyla kazanmış; etle tırnak olmuş bu halkı bir birine düşürüyor? Mesele nedir? Hepimizin ırkı ayrı olabilir; ama ortak vatanımızda barışımızı istemeyen, kanımızdan beslenen bu güçleri deşifre edemiyoruz. Bilmez gibi davranıyoruz. Bu PKK yokken Ülkücü, Komünist savaşı, Alevi-Sünni savaşı vardı. Bundan sonra da neler çıkaracaklar kim bilir… Bu çözüm süreci fırsat kaçırılmamalı, bu provokatörler deşifre edilmeli, halkımızın IŞİD e gösterdiği tepki ve NEFRET yerindedir. Bunu tüm insanlık kınıyor, tüm dünya da… Kürt de Türk de kınayabilir. Bu zulüm bitirilmeli. Dünyada çok zülüm var; ama kafaları kesip videolarda sergileyen, insanların namusunu pazarda satan bu ilkel canavarlar, böyle giderse yakında bizim sınırımıza kadar gelecek . Gelmek üzere, korkarım sıra bizim kellelerimize gelecek. “Gülme komşuna, gelir başına” Bu yerinde bir protestodur, desteklenmeli arada bayrak yakan insanların Kürt veya Türk olma şansları yoktur. Çünkü o Bayrak Kürt ve Türk’ün kanı ile kazanılmıştır… Saygılarımla
Zakir KAYA
9 Ekim 2014 Perşembe
İzmir Valiliği Genelkurmay’ı yalanladı: Bayrak yakılmadı
9 Ekim 2014
İzmir Valiliği, Genelkurmay’ın Kadifekale’de bayrak yakıldığına dair iddiası üzerine, bayrağın yakılmadığını açıkladı. Genelkurmay iddiayı sitesinden kaldırdı.
İzmir Valiliği, Genelkurmay Başkanlığı’nın Kobanê eylemleri sırasında Kadifekale’deki Şehitlik’te bulunan bayrağın indirildiği ve yakıldığı iddiasını, resmi internet sitesindeki açıklamayla yalanladı.
Açıklama siteden kaldırıldı
Genelkurmay Başkanlığı da resmi sitesinden önceki gün yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Bölücü Terör Örgütüne müzahir 150-200 kişilik bir grup tarafından, İzmir / Konak Kadifekale Şehitliğinde bulunan bir Türk Bayrağı direğinden indirilerek yakıldı.”
Genelkurmay, Valiliğin dünkü açıklamasının ardından bu ifadeyi de resmi internet sitesindeki açıklamadan çıkardı.
Valilik Genelkurmay’dan bahsetmedi
İzmir Valiliği’nin açıklamasında Genelkurmay’a direkt atıf yapılmadı:
“08 Ekim 2014 tarihinde yayınlanan bazı basın yayın organlarında; ‘bölücü terör örgütüne müzahir 150-200 kişilik bir grup tarafından İzmir’in Konak İlçesi Kadifekale Şehitliğinde bulunan bir Türk Bayrağı’nın direğinden indirilerek yakıldığına’ ilişkin haberlerin yer aldığı görülmektedir. Konu hakkında yapılan detaylı incelemelerde;
07 Ekim 2014 tarihinde akşam saatlerinde Kadifekale sur içerisinde bulunan 40 metre yüksekliğindeki demir direğe asılı bulunan 9×13,5 metre ebadındaki Türk Bayrağının yasa dışı bir grup tarafından indirilmeye çalışıldığının haber alınması üzerine, bölgeye süratli bir şekilde güvenlik kuvvetleri intikal ettirilmiş, bayrağı yarıya kadar indirmiş olan eylemci grubun bayrağı tamamen indirmesine fırsat verilmeden, müdahale edilmek suretiyle söz konusu bayrağın yeniden göndere çekilmesi sağlanmıştır.
Kadifekale bölgesindeki Şehitlikte bulunan bayrağın hiçbir şekilde indirilmesinin ve yakılmasının söz konusu olmadığı, yakın bir yerde bulunan kale sur içerisindeki başka bir bayrağın indirilmeye teşebbüs edildiği, ancak güvenlik kuvvetlerinin hızlı bir şekilde olay yerine intikal ettiği, bayrak indirme girişimini sonuçsuz bıraktığı, bayrağın yeniden göndere çekildiği ve iddia edildiği gibi hiçbir şekilde bayrağı yakma girişiminin de olmadığı anlaşılmıştır.”kaynak imc
7 Ekim 2014 Salı
Marmaris'in tamirci kız kardeşleri
Muğla Marmaris'te oto tamircisi babaları Ramazan İblak'a yardım etmek için tamirhaneye gelen kızlar sonunda usta oldu. Akdeniz Üniversitesi Kimya Bölümü mezunu 25 yaşındaki Cemile ile lise öğrencisi 17 yaşındaki Fadime İblak, Muğla'nın sanayi sitelerindeki tek kadın tamircileri. Yaklaşık 40 yıl önce oto tamirciliğine başlayan Ramazan İblak (55), kızları Cemile ve Fadime'yi hem okuttu hem de oto tamirciliğini öğretti. Mesleği artık kızlarına bıraktığını açıklayan baba İblak, oğlunun da Denizli'de üniversitede otomotiv bölümünde okuduğunu söyledi. Kızlarının oto tamirciliğini çok sevdiğini kaydeden İblak, "İkisi de 6-7 yaşarından beri yanımda çalışıyor. Mesleği bıraktım ama kızlarım ve oğlumun devam ettirmesini istiyorum" dedi.
Klasik oto tutkunu
Abla Cemile, çocukluğundan beri oto tamirciliğine tutkusu olduğunu belirterek, "Kız kardeşimle bizim amacımız sadece oto tamir etmek değil. Son yıllarda bayan sürücü çok fazlalaştı. Biz de bayanların rahatlıkla sanayiye girip çıkmasını ve araçlarını tamir ettirmesini istiyoruz. Ben klasik arabalarla çok ilgileniyorum. Sık sık ağabeyimle birlikte klasik araba fuarlarına katılarak, neler takılmış nasıl yapılmış bunları inceliyorum. Ayrıca yakıt tasarrufuyla ilgili bir projemiz var" diye konuştu. Fadime İblak ise, dükkana gelen müşterilerin tamirhanede kadın gördüğü zaman şaşırdıklarını belirterek, "İşin zorluğu yormuyor ama çevrenin bakış açısı yoruyor bizi. Bazen kadın olduğumuz için ters bakışlarla bile karşı karşıya kalabiliyoruz ama ablamla birlikte hiçbir şeye aldırmadan işimizi yapıyoruz. Bayanlara tavsiyem, erkeklerin 'Siz yapamazsınız, oraya gidilmez' bakış açılarına takılmasınlar. Kadınların yapamayacağı hiç bir iş yoktur. Bayan müşterilerimiz arttı. Buraya bir defa gelen bayan araç sahibi diğer arkadaşlarına da tavsiye ediyor" diye konuştu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
