-->

Çeviri

5 Temmuz 2016 Salı

Zakir Kaya :sizlere güzel ünlü şiirler .


ÖZDEMİR ASAF





AKIL GÖZÜ 

seni bulmakdan önce aramak isterim
seni sevmekten önce anlamak isterim
seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
sana hep hep yeniden başlamak isterim


ÖZDEMİR ASAF





BEKLE DEDİ 

Bekle dedi gitti
Ben beklemedim, o da gelmedi...
Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi...


ÖZDEMİR ASAF





AN 

Gülüş bir yanaşımdır bir öbür kişiye;
Birden iki kişiyi döndürür bir kişiye..
Anılarından kale yapıp sığınsa bile,
Yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye.


ÖZDEMİR ASAF            






BEN DEĞİLDİM 

Bir aksam ustu pencerenden bakıyordun
Ağır ağır, yollara inen karanlığa.
Bana benzeyen biri geçti evinin önünden.
Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya..
O gecen ben değildim.

Bir gece, yatağında uyuyordun..
Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya.
Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan,
Ve karanlıklar içindeydi odan...
Seni gören ben değildim.

Ben çok uzaktaydım o zaman,
Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebepsiz ağlamaya.
Artık beni düşünmeye başladığından
Bıraktın kendini aşk içinde yasamaya..
Bunu bilen ben değildim.


Bir kitap okuyordun dalgın..
İçinde insanlar seviyor, ya da ölüyorlardı.
Genç bir adamı öldürdüler romanda.
Korktun, bütün yininle ağlamaya başladın..
O ölen ben değildim..

ÖZDEMİR ASAF




BİRİ 

Ona seni anlattı,sana onu anlattı..
Başı ona anlattı,sana sonu anlattı..
Yarım yarım yaşayan darmadağın evlere
Birin ne kadar bütün olduğunu anlattı.

ÖZDEMİR ASAF



BİR ŞEYİN ADI 

Önce, büyük büyük düşündüm;
Sonra büyük büyük yaşadım.
Ne varsa, onlar aldı.
Şimdi bana küçük bir ölüm kaldı.

ÖZDEMİR ASAF




BİR GECE

gecede bir uyku,
uykunun içinde ben...
uyuyorum,
uykudayım,
yanımda sen

uykunun içinde bir rüya,
rüyamda bir gece,
gecede ben...
bir yere gidiyorum,
delicesine...
aklımda sen.

ben seni seviyorum,
gizlice......
el pençe duruyorum,
yüzüne bakıyorum,
söylemeden tek hece.

seni yitiriyorum,
çok karanlık bir anda...
birden uyanıyorum,
bakıyorum aydınlık;
uyuyorsun yanımda,
güzelce....

ÖZDEMİR ASAF




BİR BİR 

Seni bende, beni sende arıyorlar,
Beni senden, seni benden tanıyorlar,
Bir birim gibiyiz tümünün gözünde,
Yarım'larımızı bütün sanıyorlar

ÖZDEMİR ASAF



BİLSEYDİ EĞER 

Bir şiir bir geceye değer,
Bir şiir bir uykuya değer,
Bir şiir bir uyanmaya değer,
Bir şiir bir sigaraya değer,
Bir şiir bir rakıya değer,
Bir şiir bir şarkıya değer,
Bir şiir bir türküye değer,
Bir şiir bir ağrıya değer,
Diye-diye..
Meğer.

ÖZDEMİR ASAF



BENDEN SONRA MUTLULUK

Bunca yıl yaşadım
Elime ne geçtiyse yitirdim
Biraz daha yasayacağım
Yanlız bir şey biriktirdim

Bir bakış, bir görüş, bir duyu, bir düşünce
Belki aç kalacağım

Suçlanacağım ölünce
Biraz yazdım, artık hep yazacağım

Hüzünden bas alamadım
Görünce.
 
ÖZDEMİR ASAF
  
SENİ SAKLAYACAĞIM
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya...
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım...
Anlayacaksın.


ÖZDEMİR ASAF

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN





BEN EYLÜL SEN HAZİRAN
Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde

Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık

Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara.

Ümit Yaşar Oğuzcan




AŞK BAŞLAMADAN GÜZEL

Aşk başlamadan güzel,
Kalplerde heyecan
Bakışlarda korku olduğu zaman güzel...
Birbirimize sezdirmemek için çırpınış,
Başkaları görmesin diye çabalayış,
Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman...
Aşk başlamadan güzel....
Ümit Yaşar Oğuzcan



BEN SENİN EN ÇOK

Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini

Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

Ümit Yaşar Oğuzcan

CEMAL SÜREYA




YAZMAM DAHA AŞK ŞİİRİ

Oydu bir bakışta tanıdım onu
Kuşlar bakımından uçarı
Çocuk tutumuyla beklenmedik
Uzatmış ay aydınlık karanlığıma
Nerden uzatmışsa tenha boynunu

Dünyanın en güzel kadını oydu
Saçlarını tarasa baştan başa rumeli
Otursa ama hiç oturmaz ki
Kan kadını rüzgardı atların
Hep andım ne yaşanır olduğunu

En çok neresi mi ağzıydı elbet
Bütün duyarlıklara ayarlı
Öpüşlerin türlüsünden elhamra
Sınırsız denizinde çarşafların
Bir gider bir gelirdi işlek ağzı

Ah şimdi benim gözlerim
Bir ağlamaktı tutturmuş gidiyor
Bir kadın gömleği üstümde
Günün maviliği ondan
Gecenin horozu ondan.

CEMAL SÜREYA




ÜSTÜ KALSIN

Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.

Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.

Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir...

Üstü kalsın...

CEMAL SÜREYA

NECİP FAZIL KISAKÜREK



AŞK

Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...

Necip Fazıl Kısakürek
 




DAYAN KALBİM

Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.

Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!


Necip Fazıl Kısakürek



KALDIRIMLAR 

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..


Necip Fazıl Kısakürek



 
 

  
Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin  

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin

Nazım Hikmet Ran




Seni Düşünmek

Seni düşünmek güzel şey,
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum...

Nazım Hikmet Ran





BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM 

senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım.
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.

Nazım Hikmet Ran


SENİ DÜŞÜNÜRÜM

Seni düşünürüm
Anamın kokusu gelir burnuma
Dünya güzeli anamın

Binmişsin atlıkarıncasına içimdeki bayramın
Fırdönersin eteklerinle saçların uçuşur
Bir yitirip bir bulurum al al olmuş yüzünü

Sebebi ne
Seni bir bıçak yarası gibi hatırlamamın
Sen böyle uzakken senin sesini duyup
Yerimden fırlamamın sebebi ne?

Diz çöküp bakarım ellerine
Ellerine dokunmak isterim
Dokunamam
Arkasından camın
Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm
Alaca karanlığımda oynadığım dramın


Nazım Hikmet Ran

CAHİT SITKI TARANCI





OTUZBEŞ YAŞ ŞİİRİ 

Yaş otuz beş yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu, 
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında. 

CAHİT SITKI TARANCI


Anlamak



Yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum
Ne büyük nimet olduğunu ah ey güzel gün
Boş yere üzülmekte mana yok anlıyorum
Kadrini bilmek lazım artık her açan gülün
Şükretmek türküsüne daldaki her bülbülün
Yanmak da olsa artık aşk ile yaşıyorum.



CAHİT SITKI TARANCI





DESEM Kİ
 
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
 
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
Desem  ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, 
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.


CAHİT SITKI TARANCI




KARA SEVDA

Bir kere sevdaya tutulmaya gör;
Ateşlere yandığının resmidir.
Aşık dediğin, Mecnun misali kör;
Ne bilsin alemde ne mevsimidir.

Dünya bir yana, o hayal bir yana;
Bir meşaledir pervaneyim ona.
Altında bir ömür dönedolana
Ağladığım yer penceresi midir?

Bir köşeye mahzun çekilen için,
Yemekten içmekten kesilen için,
Sensiz uykuyu haram bilen için,
Ayrılık ölümün diğer ismidir


CAHİT SITKI TARANCI




3 Temmuz 2016 Pazar

NASA astronotunun Türkiye'ye gelmesine izin vermedi

NASA astronotunun Türkiye'ye gelmesine izin vermedi

İzmir'de bulunan Uzay Kampı'na konuşmacı olarak katılacak olan astronot L. Sunita William NASA'nın izin vermemesi üzerine Türkiye ziyaretini iptal etti.

Sözcü'nün haberine göre uzay boşluğunda en çok kalan astronot olma özelliğine sahipABD’li Astronot William NASA'nın güvenlik tedbirleri sebebiyle Türkiye'de konuşmacı olarak katılacağı Uzay Kampı'na gelemyecek.
Sözcü'nün haberine göre iki ayrı görevde yaptığı uzay yürüyüşleriyle toplamda 50 saat40 dakika uzay boşluğunda kalarak bu alanda rekor kıran Astronot Sunita Williams, Uzay Kampı Türkiye'nin 10-16 Temmuz ve 17-23 Temmuz dönemlerinde düzenleyeceği iki ayrı yaz kampı programlarına misafir konuşmacı olarak katılacaktı. Ancak Türkiye'de yaşanan terör olayları nedeniyle NASA, Williams'ın Türkiye'ye seyehatine izin vermedi.
Uzay Kampı Türkiye yetkilileri de bir açıklama yaparak, “Son zamanlarda ülkemizde yaşanan üzücü olaylardan dolayı, 10-16 Temmuz 2016 ve 17-23 Temmuz 2016 dönemlerinde kurumumuza misafir konuşmacı olarak katılması planlanan Astronot Sunita Williams bugün NASA’dan aldığımız bilgilendirme sonucu, NASA’nın Türkiye'ye seyehat izni vermemesi nedeniyle programa katılamayacaktır. Anlayışınız için teşekkür ederiz” denildi.
İzmir’de bulunan ve çocukların dönemler halinde yatılı olarak kaldığı, yabancı arkadaşlar edindiği ve uzay hakkında bilgi aldığı Amerika Uzay Bilimleri Sergi Komisyonu Lisansına sahip kamp, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan da onaylı bulunuyor. İzmir'deki Uzay Kampı, Ortadoğu, Güneydoğu Avrupa ve Batı/Orta Asya'da bulunan tek uzay kampı olma özelliğini de taşıyor. NASA’nın geçtiğimiz hafta da, 30 Temmuz-7 Ağustos tarihleri arasında İstanbul'da yapılacak Uzay Araştırmaları Komitesi (COSPAR) Konferansı'na güvenlik nedeniyle temsilci göndermeyeceği ortaya çıkmıştı.

1 Temmuz 2016 Cuma

Zakir KAYA"Kadir Gecesi neler yapılır?

Kuran-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı gün olan Kadir Gecesi müslümanlar tarafından yarın idrak edilecek. Peki Kadir Gecesi ne yapılır? İşte Kadir Gecesi duaları ve Kadir Gecesinde yapılacaklar...

11 ayın sultanı Ramazan ayının 27. gecesi kutlanan Kadir Gecesi yarın müslümanlar tarafından idrak edilecek. Kadir gecesi, Yüce Allah’ın insanlığa kurtuluş çağrısı olan Kuran’ın indirilmeye başladığı, esenlik ve güvenliğin her tarafa yayıldığı, sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği bir gecedir. Peki Kadir Gecesi ne yapılır? İşte Kadir Gecesi dualar ve Kadir Gecesi yapılacaklar...
Yüce Allah (cc) en güzel şekilde yarattığı, sayısız nimetler verdiği insana kitaplar ve bunları açıklayacak, öğretecek peygamberler göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Hiç şüphe yok ki yeryüzünde bu şekilde cereyan eden “âdetullah” yani ilahî nizam, miladî 610 yılında son kez; fakat ebedî olmak üzere Hz. Muhammed (sav)’e indirilmeye başlanan “Kitab” la bir kez daha tecelli etmiştir. Kadir suresinde beyan edildiği gibi bu geceyi bin aydan daha değerli kılan, meleklerin ve Cebrail (as)’in her bir iş için yeryüzüne inmesine vesile olan ve fecre kadar bu gezegeni selamette tutan tek hakikat, Kur’an’ın bu gece inmeye başlamasıdır.

Kadir Gecesi

KADİR GECESİ DUALARI
KADİR SÛRESİ OKUNUŞUBismillâhirrahmânirrâhîm.
İnnâ enzelnâhü fî leyletilkadr.
Ve mâ edrâke mâ leyletülkadr.
Leyletülkadri hayrün min elfişehr.
Tenezzelülmelâiketü verrûhu
fîhâ bi-izni Rabb'ihim, min külli emr.
Selâmün, hiye hattâ matle'il fecr.
KADİR SÛRESİ ANLAMI
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
Şüphesiz Biz, (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.Melekler ve Ruh (Cebrail), Rabb'i'nin izni ile her iş için (semâ'dan yere) o gece inerler. O gece tan yeri ağarana kadar esenliktir.
ALLAHIM;
İnsanî değerlerin hor görüldüğü, dînî düşüncede kırılmaların yaşandığı, her tarafta başı boşların gürültülerinin duyulduğu günümüzde, başka bir şey değil, bizleri gönül insanları eyle ya Rabbi!

Kadir Gecesi hürmetine gönül insanları eyle Ya Rabbi!
EY BİZLERİ VARLIĞA ERDİREN ALLAHIM;
Sen bizleri ufku, inancı ve davranışlarıyla tam bir ruh ve mana kahramanı eyle! Derinlik ve zenginliğimizi bilgi ve müktesebatımızla birlikte gönül zenginliği, ruh saffeti ve hakka kurbetimiz itibarıyla yap Ya Rabbi!
“Kadir gecesinde üç defa lâilâhe illallah diyenin, birincisinde bütün günahları affolur. İkincisinde Cehennemden kurtulur. Üçüncüsünde Cennete girer.” buyuruldu.
KADİR GECESİ NE YAPILIR?
Kadir gecesini, namaz kılarak, Kur'ân-ı Kerim okuyarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmeli.

Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar.

Süfyan-i Sevrî: "Kadir gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur'ân okuyup sonra dua etmek daha güzeldir." (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313) demistir.

Aişe demiştir ki; Hz. Muhammed (s.a.v) 'e:

"- Ey Allah'ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?" diye sordum. Rasûlüllah (s.a.s):

"- Allahümme inneke afüvvün tühibbü'l-afve fa'fu annî: Allah'ım sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet." diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).

Kandil Geceleri Peygamber'in ( a.s.m ) uygulamasında yoktur. Ancak 3. asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmış ve bu geceler Osmanlılar döneminde Padişah II. Selim zamanından başlayarak, minarelerde kandiller yakılarak duyurulup kutlandığı için "Kandil" olarak anılmaya başlamıştır.

Kur'ân'da mübarek gecelerden şu şekilde bahsedilmektedir:

"Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız." (Duhan 3)

"Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır." (Kadir 3)

Kandil geceleri namazların kılındığı, Kur'ân-ı Kerim'in okunduğu, duaların yapıldığı ve salavat-ı şerifelerin bolca getirildiği gecelerdir.
KADİR GECESİ NEDİR?
Kadir gecesi, Yüce Allah’ın insanlığa kurtuluş çağrısı olan Kuran’ın indirilmeye başladığı, esenlik ve güvenliğin her tarafa yayıldığı, sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği bir gecedir.
Kadir gecesi; Yüce Mevla’nın hakkında müstakil bir sure indirdiği ve bu surede, “Doğrusu biz Kur’an’ı Kadir Gecesi’nde
indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler
ve Cebrail O gece, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de inerler. O gece,tan yerinin ağarmasına kadar süren bir
esenliktir.” buyurduğu müstesna bir gecedir.

30 Haziran 2016 Perşembe

İstanbul ve İzmir'de IŞİD operasyonu

İstanbul ve İzmir'de IŞİD operasyonu

İstanbul ve İzmir'de bu sabah saatlerinde IŞİD operasyonu yapıldı. Terör operasyonunda çok sayıda kişi gözaltına alındı. Geçtiğimiz hafta Suriye sınırında etkisiz hale getirilen teröristlerden birinin ise istihbarat raporlarında da adı geçen, Ankara ya da Adana'da canlı bomba saldırısı yapmayı planladığı belirtilen Muhammed Arab olduğu tespit edildi.

İSTANBUL VE İZMİR'DE IŞİD OPERASYONU
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ekiplerine bağlı polisler, İstanbul'un bazı ilçelerinde DAEŞ terör örgütüne yönelik operasyon düzenledi.

Özel Harekat polislerinin öncülüğünde belirlenen adreslere giren ekipler, içeride arama yaptı. Pendik, Başakşehir ve Sultanbeyli başta olmak üzere bir çok ilçede düzenlenen operasyonda gözaltı konusunda bilgi verilmedi.

İstanbul ve İzmir'de IŞİD operasyonu

9 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
İzmir'de terör örgütü DAEŞ'e yönelik operasyonda 9 kişi gözaltına alındı.

Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, sabah erken saatlerde Konak, Buca, Karabağlar ve Bornova'da terör örgütü IŞİD'e yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi. Geniş güvenlik önlemi alınarak 200 polisin katılımıyla düzenlenen operasyonda örgüt üyesi oldukları iddia edilen 9 kişi yakalandı.
Zanlıların adreslerinde yapılan aramalarda örgütsel doküman ve 3 av tüfeği ele geçirildi, dijital verilere ise el konuldu.

İstanbul ve İzmir'de IŞİD operasyonu
SURİYE İRTİBATLİ OLDUKLARI İDDİASI
Gözaltına alınan zanlıların, Suriye'deki terör örgütü IŞİD mensuplarıyla irtibat halinde olduğu, terör örgütünün amaç ve çıkarları doğrultusunda İzmir'de faaliyetlerde bulundukları, terör örgütüne maddi kaynak sağlamak, eleman kazandırmak için çalıştıkları ve lojistik destek sağladıkları öne sürüldü.
Gözaltına alınanlar işlemleri için Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesine götürüldü.

İKİ ŞEHRİ KANA BULAYACAKLARDI
Suriye sınırında etkisiz hale getirilen iki IŞİD üyesi teröristten birinin, Ankara ya da Adana'da canlı bomba saldırısı yapmayı planladığı istihbarat raporlarına yansıyan Muhammed Arab olduğu belirlendi.

İstanbul ve İzmir'de IŞİD operasyonu
25 Haziran'da Suriye sınırında yasa dışı sınır geçişi teşebbüsünde bulunan 2 kişi, ikazlara uymayarak kaçmaya çalışmaları üzerine güvenlik güçlerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirildi.
İSTİHBARAT RAPORLARINDA ADI GEÇİYORDU
Daha sonra yapılan incelemede 2 kişinin Suriyeli olduğu ve DAEŞ yanlısı "Ebu Ali" kod adlı Mustafa Demir ile irtibatları bulunduğu anlaşıldı. Etkisiz hale getirilen kişilerden birinin, istihbarat raporlarında Ankara ya da Adana'da canlı bomba saldırısı yapmayı planladığı bildirilen Muhammed Arab, diğer teröristin ise Muhanad Khalad olduğu belirlendi. Muhammed Arab'ın üzerinde 21 Haziran'da Şam'dan Kamışlı'ya uçakla geldiğini gösteren bilet bulu

26 Haziran 2016 Pazar

Zakir KAYA' DÜNYANIN YEDİ HARİKASI NEDİR.

7-HARiKA-dmy-info
Dünyanın yedi harikası olarak bilinen antik zamanların yedi yapısı nelerdir? Yedi harika: Mısır Piramitleri, İskenderiye Feneri, Babil ve Asma Bahçeleri, Efes- Artemis Tapınağı, Rodos Heykelleri ve Bodrum Mozolesi’nin tarihini ve yapılarını inceledik. Bunlar çeşitli yazarlarca, insanın yaptığı inanılmaz yapılar olarak, “harika” diye adlandırıldı. Bu yapıları derleyen yazarlar yapıların çoğunu görmemiştir. Bu yüzden birçok yazardan derlenen bilgilerle ve arkeolojiyle bilgiler doğrulanmıştır. Yapıların önemi, dönemin tekniklerine ve imkanlarına göre büyük çabalar gerektirmeleridir.
Harikalar birçok antik yazarın ve aydının ilgisini çekmiş, birçoğunun seyahate çıkmasını sağlamıştır. Bugün yeni keşiflere ve yapılara göre yeni “yedi harika” listeleri yayımlanmıştır. Bu yazdıklarımız antik dünyadan beri bilinen ve o dönemden beri aynı adla anılan “antik dünyanın yedi harikasıdır.” Bak:dmy.info/insanlik-tarihi/

1. MISIR PİRAMİTLERİ

dünyanın yedi harikası piramid
Bizanslı Philon “Yığınla taşın yığınla taşla kaplanmış halidir” der. Firavunların “boşuna gururunu temsil ettiğini” söylerdi.Keops Piramidi en yüksek ve görkemli piramittir. 146 metre yüksekliktedir. 30′ ar tonluk 2 milyondan fazla taş blok  kullanılarak yapılmıştır. Dünyadaki en büyük anıttır. Defin odası granit bloklarla kaplıdır. Taşlar büyük bir kusursuzluk içinde yerleştirilmiştir.  Piramit kutsal bir yıldız hedefler ve kuzeye doğru bakar. 30 yıl boyunca yüz binlerce işçinin emeğiyle tanrı kral firavunun mezarı olması amacıyla yapılmıştır.
Firavun tanrı olarak benimseniyordu. En büyük piramidin(mezarın) sahibi Firavun Keops, ruhunun ebedi istirahati için 2600 yıl önce bu piramidi istedi. Mısırlılar ölümden sonraki yaşama çok önem veriyordu. Bu yüzden mumyalama çok önemliydi. Çünkü vücut ölümden sonra kullanılacaktı. Önemli eşyalar da mumya ile birlikte gömülürdü.  Keops’un oğlu da yanında daha küçük bir piramit yaptırmıştır.

dünyanın yedi harikası babil kulesi2. BABİL

Efsanelere göre cennet Dicle ve Fırat’ın arasındaydı. Bu iki nehir Mezopotamyaya hayat veriyordu. Efsanevi kraliçe Semiramis kanallar yaparak nehir sularını çorak toprağa vermiş ve çiçekler, bahçeler oluşmuştu. Babil bu zamanlardaki en büyük kentti. Girişindeki İştar Kapısı muazzam büyüklükte ve gösterişliydi. Mö.4-2 yy. larda Avrupa mağara devrini yaşarken, Mezopotamya’ da altın devir yaşandı. 5 bin yıl önce öyle sanat eserleri, inşaat teknikleri vardı ki bugün de etkileyicidir. Yazı da bu esnada icat edildi.
Babil şehrinin çevresi 100 km. civarında olup, bu şehri kurmak için kullanılan briketlerden ay’a kadar yol yapılabilir. Briketler nehir kenarlarındaki balçığın kalıplara alınıp kurutulmasıyla oluşan yapı birimleridir. Diğer meşhur bir yapı: Babil Kulesi 90 metre uzunluğundaydı. Tanrı Marduk’a adanmış bir kısmı hala ayaktadır. Bahçeleri kare temeldedir. Her tarafı 4 kat içerir. Bugün ayakta olmayan, yalnızca kalıntılarından anlaşılan bu bahçe ve Babil Şehir Kompleksi antik dünyanın yedi harikasındandır.

3. OLİMPİYA’DAKİ ZEUS HEYKELİ

dünyanın yedi harikası zeus
MÖ. 700’lü yıllarda 4 yılda bir olimpiyat oyunları yapılıyordu. Kutsal niteliği olan bu oyunlarda savaşmak, savaş ilan etmek yasaktı. Kazananlara zeytin dalı verilirdi. Uzun süreli başarılı olan yarışmacılara maaş bağlanırdı. Olimpiyatlar halkların kardeşliği için bir araçtı. Zeus Heykeli de olimpiyatların yapıldığı Olimpiya şehrindeydi. Fildişi ve altından yapılmış olan 12 metre boyundaki Zeus heykeli o zaman ziyarete gelenlere üzüntüleri unutturuyordu. Bir hac yeri gibiydi, ziyaret edilmesi zorunluydu. Üzerinde: “Karmenias’ın oğlu Atina doğumlu Phideas benim yapımcımdır” yazıyordu. Bu eserden bugün yalnızca kitaplarda bahsedilir. Günümüze ulaşmamıştır.

4. RODOS HEYKELLERİ

dünyanın yedi harikası rodos heykeliMÖ. 225 yılı civarında yapıldığı söylenegelmiştir. Ege içindeki Rodos Adası’nda idi. Rodos’un eski uygarlığından çok az şey kalmıştır. Eskiden burada birfelsefe okulu da vardı. Ada 300’den fazla heykeliyle meşhurdu. Bugün kalan birkaç eserin sanatsal boyutu, ünlü heykeltraş Mikalenjelo’yu bile hayrete düşürmüştü.  Bizanslı Philon Güneş tanrısı Helios’un onuruna dikilen meşale tutan insan(Colossus) heykelinden bahseder. 12 yılda yapılmış ve 60 yıl boyunca ayakta kalmıştı. Daha sonra yıkıldığı Philon tarafından anlatılmıştır.

5. İSKENDERİYE FENERİ

dünyanın yedi harikası iskenderiye feneriNil Nehri kuzeyle güneyi birleştiren önemli bir ticaret yoluydu.  Var olup olmadığı tartışma konusu olan bir fener Pharos Adası’nda bulunuyordu. Fener kelimesinin buradan geldiği söylenir. Dönemin kitap ve paralarında betimlenmiştir. MÖ. 80’de yapıldığı ve yüksekliği: 120 m. olduğu eski kaynaklarda anlatılmıştır.

ANADOLU’DA

Türkiye’nin batısında yer alan antik şehirlerin en eskileri İzmir, Milet, Efes, Bodrum ve Priene’dir. Milet ticaret şehriydi ve dünyaca tanınmış birfelsefe okulnuna sahipti. [dmy.inf/felsefe-nedir] İlk filozof sayılan Thales, ilk dünya haritasını çizen Anaksimenes, Thales’in öğrencisi ve mikro- makro kozmos yasalarını formüle eden Anaksimandros mö. 6. Yy. da Milet’de yaşadı. Bölgedeki diğer bir şehir olan Priene kurulmadan önce planlanması ile bilinir. Türkiye’nin batısı İran ve Mısır’daki despot yönetimlerin aksine demokratik, yurttaşlara ev sahipliği yapan planlı şehirlere sahipti. 20 bin kişilik tiyatrolar bulunuyordu. Efes Roma İmparatorluğunun en zengin bölgesinin başkentiydi. Filozof Herakleitos da burada yaşadı. Antik dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı Selçuk-İzmir yakınlarındaki Efes’tedir.

dünyanın yedi harikası mozole6. HALİKARNAS MOZOLESİ

Türkiye’nin güneyindeki Bodrum(eski adıyla Halicarnasus, Ortaçağda Petronium)  MÖ. 5-4 yy. larda Dorlar tarafından kuruldu. MÖ. 386 yılındaki barış antlaşmasından sonra Bodrum Pers hükümranlığına girdi. Persler bölgeleri satrap denilen valilerle yönetiyordu. Bodrum’un satrapı  Mozol adlı biriydi. Politika ve entrika ile kendi başına bir devlet oluşturdu. Adına yapılan anıt mezar bugün dahi anıt mezarların adıyla anılmasını sağladı. Mozol öldüğünde gövdesi yakıldı ve külleri eşi Artemis tarafından içildi. Artemis daha sonra kocasının anısını yaşatmak için çok büyük bir anıt yaptırdı. Büyük mermer kaplı bir kaidenin üzerinde 38 iyonik tarzda sütunla oluşan bu yapının çatısı piramit biçiminde kat kat yükseliyordu. Kaidesiyle birlikte 43 metre idi. Diğer tüm anıtlardan farklı olarak pratik veya ruhani bir yarar beklemeden bir insanın aşkı için yapılmıştır. Mozole bugün yoktur. Kalıntıları İngilizlerce İngiltere’ye kaçırılmıştır.

dünyanın yedi harikası artemis7. ARTEMİS TAPINAĞI

Bugün kalıntıları olan tapınağın eskiden tanrıların bulunacağı kadar etkileyici olduğu konusunda antik çağın eserleri uzlaşır.  110 metre boyunda ve 55 metre genişliğinde bir temele sahipti. Beyaz mermerden yapıldı. 18 metre yüksekliğinde 127 sütuna sahipti. Zeus ve Ledas’ın kızı tanrıça Artemis’e adanmıştır. Artemis Yunanlılarda av tanrıçasıyken Anadoluda bereket tanrıçası ve tüm canlıların koruyucusu kabul edilirdi. Tapınak iki sıra halinde dizilmiş hafif sütunlara sahipti ve iyonik tarzı yarattı. Zarif ve incelikli bir tarza sahipti. Yunanlılar kadın ayaklarının vüdudunun 1/8’i olduğunu keşfetti ve sütunların tabanlarını böyle yaptı.

24 Haziran 2016 Cuma

Ramazana uygunsuz Dans gösterisi makamdan etti

Dans gösterisi makamdan etti

İzmir'de, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen mezuniyet töreninde sergilenen dans gösterisi Fakülte Dekan Vekili Prof. Dr. Süleyman Başlar’ı makamından etti. Gösteride, Ramazan ayına uygun olmayan kıyafetler giyildiği gerekçesiyle velilerin şikayet ettiği öne sürülen Prof. Dr. Süleyman Başlar, YÖKtarafından görevden alındı.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin Tınaztepe Kampüsü’nde bulunan anfitiyatroda, çeşitli bölümlerden mezun olan 2 bin öğretmen adayı için mezuniyet töreni düzenlendi. Törende, aralarında fakülte öğrencilerinin de yer aldığı üniversite öğrenci topluluklarından DİFAT’ın (Dokuz Eylül Türk Folklorünü Araştırma Topluluğu) Zeybek ve Karadeniz yöresi oyunları ile Hint dansları gösterisi yapıldı. İddiaya göre dansçıların kıyafetlerinden rahatsız olan bazı veliler, YÖK’e fotoğrafla şikayette bulundu. Ramazanayı dolasıyıyla kıyafetlerin uygun olmadığı yönündeki şikayetin ardından YÖKEğitimFakültesi Dekan Vekili Prof.Dr. Süleyman Başlar’ı faks talimatıyla görevden aldı.
Bir dönem asaleten dekanlık yapan, bir süre önce ise yüzde 90 oy oranıyla seçimi kazanmasına karşın vekil olarak tutulan Prof. Dr. Süleyman Başlar, doğal yaşam alanı dahil, imza attığı birbirinden özel projeler nedeniyle seçimler öncesi asaleten atanmasını beklerken, kendi insiyatifinde olmadan gerçekleşen bir dans gösterisinedeniyle görevden alınmasının çok ağrına gittiğini söyledi.
Dans gösterisi makamdan etti
BEN DE ÇARESİZ İZLEDİM’
Prof. Dr. Süleyman Başlar, sağcısıyla solcusuyla fakülteyi birleştiren çalışmalara imza attıklarını belirterek, "3-5 ahlaksız muhalifin 10 aydır solcu, paralel ve daha birçok ithamla sürdürdükleri karalama çalışmasında noktayı üniversite öğrencilerinin oluşturduğu Hint dansları topluluğunun içinde yer alan şortlu dansçıların gösterisiyle koydular. Sahnede latin topluluğunu gördüğümde, çok şaşırdım ve yanımda oturan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil Köse’ye aktardığımda artık yapacak bir şey olmadığını, durdurmaya kalkışılması halinde daha kötü sıkıntı yaşanabileceğini söyleyince ben de çaresiz izledim" dedi.
KENDİSİNE KUMPAS KURULDUĞUNU ÖNE SÜRDÜ
Mutaassıp bir kimliği olan, atanmayı bekleyen bir yöneticinin Ramazan ayında böyle bir gösteriyi hazırlamasının mümkün olmayacağını ifade eden Başlar, "Atanmayı bekleyen bir insanın kendi kendine kumpas kurması mümkün olur mu? Bu öğrenciler sadece bizim fakülte öğrencilerinden değil, üniversite öğrencilerinden oluşuyor. Kuliste görevli arkadaşlarım, denetimlerinde şortlu kıyafetleri hiç görmediklerini, anons edilmeleriyle bir anda sahnede belirdiklerini söylüyorlar. Bu sahnede onlarca kez, diğer birçok sahnede yüzlerce kez sahnelenmiş gösterileri bulunan bu öğrencilerin bizim fakültenin mezuniyet töreninde, benim bilgim dışında sahneye çıkması mı kabahat? Üstelik yapılan gösteri de gayri ahlaki bir gösteri değil ve iddiaedildiği gibi o fotoğrafları çekenler veli değil. YÖK’e gönderilen ve basında yer alan fotoğrafların da veliler tarafından çekildiği, gösterilerin de veliler tarafından ayıp karşılandığı da küllüyen yalan. Çünkü fotoğrafların çekim açısının göstergesi muhalifleri gösteriyor" diye konuştu.
Oynanan oyunun sadece kendisine değil, rektörlük seçimlerine yönelik de bir oyunolduğunu iddia eden Başlar, "Rektörlük seçimleriyle bunu birleştirip yüzde 90 oy almış olan bana değil, rektörlük seçimine yönelik de bir oyun. İç içe girmiş benim atanmamı engellemeye çalışan, belki de rektör adaylarının farklı atraksiyonlarından diye düşünüyorum" diye konuştu.
Dans gösterisi makamdan etti

23 Haziran 2016 Perşembe

GÜRSEL TEKİN HEMŞEHRİ DERNEĞİ İFTAR PROGRAMINA KATILMAK İÇİN İZMİR DE



 Kars-Ardahan-Iğdır derneği Başkanı Belgin Zalın Daveti üzere İzmir'de düzenlenen iftar yemeği için CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, İzmir'de...
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Bugün İzmir'de Hüseyinoğulları düğün salonları Yenişehirde verilecek iftar yemeğine Tekin'in yanı sıra İzmir siyaseti ve iş dünyasından 2000 kişilik iftar da bir çok ismin katılması bekleniyor.Tekin'in gün içinde İzmir'de Tv programlarına katılacak başkan zal kaya haber ajansı aracılığı ile herkese açık davette bulunarak iftar yemeğimiz herkese açık tüm dostları beklıyoruz ifadelerinde bulundu KHA İZMİR