-->

Çeviri

22 Kasım 2017 Çarşamba

Kadına şiddet kırmızı su dolu şırıngayla protesto edilecek

Kadına şiddet kırmızı su dolu şırıngayla protesto edilecek
İZMİRLİ kadınlar, 25 Kasım Cumartesi günü “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele" için bir kez daha sokaklara çıkacak. Eylemde şiddete maruz kalarak yaşamını yitirmiş kadınları sembolize eden beyaz güller ve şiddeti simgeleyen kırmızı su ile dolu şırıngalar yer alacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" kapsamında birbirinden renkli etkinliklere imza atacak. Cumartesi günü gerçekleştirilecek program saat 12.00'de Alsancak Vasıf Çınar Meydanı'ndaki açılış konuşmaları ve çeşitli gösterilerle başlayacak. Burcu Bostancıoğlu tarafından gerçekleştirilen enstalasyon çalışmasında ise şiddete maruz kalarak yaşamını yitirmiş kadınları sembolize eden beyaz güller ve şiddeti simgeleyen kırmızı su ile dolu şırıngalar yer alacak. Bu objeler, katledilen kadınları temsilen hazırlanmış kelebek figürü üzerine yerleştirilecek.  Aralarında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve sanatçı Füsun Demirel'in de yer aldığı katılımcılar, daha sonra Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi'ne kadar yürüyecek. Burada yine Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen kadına yönelik şiddet temalı dans gösterisi ve "Aşk Dersleri" adlı tiyatro oyunu sahnelenecek.

ZAKİR KAYA EGE'DE GÜÇLÜ KALEMLERİ BULUŞTURDU

AĞRILI ÜNLÜ GAZETECİ KHA 4. ÖDÜL TÖRENİ HAKKINDA AÇIKLAMA YAPTI

EGE'DE EN İYİLERİ BELİRLEYEN KHA'NIN BAŞKANI ZAKİR KAYA'DAN AÇIKLAMA

AĞRILI ZAKİR KAYA EGE'DE ENLERİ ÖDÜLLENDİRDİ



Zakir KAYA ÖDÜLLERİ HAKKINDA AÇIKLAMADA BULUNDU.

 
Merhaba Dostlarım ....
Bu yazımda Kaya Haber Ajansının 4. Ödül töreni vesilesiyle konuyu paylaşmak İstıyorum
yıllardır verdiğimiz ödüllerimizin birini daha geride bıraktık,
 hep değindiğim konular olduğu için yazımı uzunca yazıp okurlarımı üzmek istemiyorum.
O yüzden kısaca satır başlarından dem vurmak istemiyorum bu...
 törenleri ne için yapıyoruz...?
 Aralıksız yaptığımız törenlerin sebebi kısaca şu...
 Türkiyenin her ucunda halk için çaba gösteren
fark edilmeyen emekleri ve gayretleri takıdır gören okurlarımız tarafından iyi oldukları
düşünülen kişi ve kuruluşları onure etmek ve Türkiye gündemine taşıyarak bireylerin ve
KHA okurlarının gücünü ortaya koymak saygı duymak karşılığında sevgi kazanmak.....


2.bu ödüllerden KHA nın Çıkar ve menfaatleri nelerdir...

Kaya Haber Ajansı düzenlediği törenlerde 50 kişi ve kuruluş belirleyecekse bunların kırkını
tamamen halk belırlemektedir, 5 kişiyi kendi kontenjanı olarak yazar şair sunucu yapımcı gibi
bünyesinde bulundurduğu kişilere vererek motife etmek ve takdir teşekkürünü belirtmektedir.
son kalan 5 kişi ve kuruluşu ise sponsor olan kişi ve kuruluşlara vererek reklamdan  gelen
 gelirler ile geceye kalite katmakta şayet artması durumunda sosyal hizmetlerde katkı koyarak değerlendirmektedir..


3 SONUÇ VE DEĞERLENDİRMEM...

Kararlılıkla her yıl yaptığımız törenlerde kesinliklikle bir parti ve siyasi görüş ayrımı yapmadan
 hak eden her kimse ödülleri onlara veriyoruz .
Bu bize tarafsızlık ve saygı kazandırıyor,
peki bu seçtiğimiz insanlar gerçekten en iyilermi?
bu konuda dürüst olmam gerekir en iyilerin hakkını vermek için uzun araştırmalar anketler
yapmıyoruz akademik olarak elbette yüzde yüz en iyiyi tutturmak çok zor kim seçilse rakipleri mutlaka
 eleştiri yapacaklardır bu yüzden polemiklere girmeden sadece okurlarımızın yönlendirmesi ile
önermeleri ile bize gelen önermeleri değerlendirerek jürimizde onaylıyoruz yeniliyorum bu seçilenler
 bize ve okurlarımıza göre halk kahramanıdır ödüllerimiz ise halk oscarlarıdır
bu ödülleri ve buna hak kazananları teşvik edici onure edici diye değerlendiriyorum ...
sonuç olarak en azından mutlu yüzler saygın bir tören ve hoş seda bırakan ödüllerimiz toplumda
hayata dair ne varsa her alandan seçebiliyoruz sinema, tiyatro, sanat, ressam ,eğitimci, sporcu, politikacı,
sanatçı aklınıza gelebilecek her alanda dikkat çeken bireylere ödül verebiliyoruz .bu yüzden tüm okurlarımızın şimdiden gelecek yıl için çevresindeki en iyileri gözlemlemeleri bizimle paylaşmalarını
rica ediyorum .
gerçekten halk olarak hak edene ödül vermekle güç birliği için alenen yazıyorum
siz önerin biz ödüllendirelim aşağıda bu yıl ödül alan ve Türkiye medyasında KHA ödül töreninin yankılarını  gurur tablomuzu sizin ile paylaşmak ve
 bu gururu hepimizin ortak yaşamamızın gereği olarak siz okurlarımla paylaşmanın onurunu yaşıyorum, yeri gelmişken törenimizi
 haberleştirerek Türkiye  gündemine taşıyan tüm basın ve medya guruplarına ayrı ayrı teşekkür ederim
      Zakir Kaya sizden biri










Aşağıdaki linkte yüzlerce resim ve haber linki vardır ve Ödül alanların isimleri

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar
https://www.facebook.com/KayaHaberAjans/media_set?

21 Kasım 2017 Salı

Kan donduran iddia! Dört Türk, bir Türk’ü ateşe vererek öldürdü

Ukrayna'da dört Türk vatandaşının diğer bir Türk vatandaşını ayin düzenleyerek yaktıkları iddia edildi.

Kan donduran iddia Dört Türk, bir Türk’ü ateşe vererek öldürdü
Ukrayna’nın Odessa kenti Savcılığından yapılan açıklamada, dört Türk vatandaşının, diğer bir Türk vatandaşını ayin düzenleyerek, başına sert cisimlerle vurarak öldürdükleri, ardından cesedini ateşe verdikleri bildirildi.

Cinayetin işlendiği ormanda, satanistlerin kullandığı pentagram sembolünün, mumların ve satanist ayinlerinde kullanılan farklı materyallerin bulunduğu kaydedildi.

Cinayeti işleyen dört Türk vatandaşının yakalandığı, zanlıların ayrıca insan ticareti suçu işlediklerinin de tespit edildiği duyuruldu.

20 Kasım 2017 Pazartesi

Doğalgaz faturasını nasıl düşürürsünüz?

Kombi deyip geçmeyin. Yeni nesil akıllı yoğuşmalı kombiler eski tip kombilere göre yüzde 35’e varan oranda tasarruf sağlıyor. Ayrıca oda termostatları ile gece 1 derece azaltılan sıcaklık yüzde 6’lık tasarrufa bedel... İşte doğalgaz faturalarını düşürecek basit ama etkili yöntemler.

19 Kasım 2017 Pazar

Vatan Partisi'nden İzmir'de NATO karargahı önünde protesto

Vatan Partisinden İzmirde NATO karargahı önünde protesto
NATO'nun Norveç'te düzenlenen tatbikatında, Atatürk ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın düşman tarafta gösterilmesine bir tepki de İzmir'den geldi. Vatan Partisi il örgütü, İzmir'deki NATO karargahı önünde basın açıklaması yaptı. Türkiye'nin NATO'dan çıkması istendi.
NATO'nun Norveç'te düzenlenen 'Üç Uçlu Mızrak' isimli müşterek tatbikatında Atatürk ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın düşman tarafta gösterilmesine Vatan Partisi İzmir İl yönetimi ile partililer basın açıklamasıyla tepki gösterdi. Buca girişinde toplanan partililer, ardından, biraz ileride bulunan NATO Müttefik Kara Komutanlığı önüne kadar yürüdü. Polis geniş güvenlik önlemi alırken, partililer adına basın açıklamasını Vatan Partisi İzmir İl Başkanı Rıfat Mutlu yaptı.
"NATO'DAN ÇIKALIM"
NATO tatbikatında Mustafa Kemal Atatürk'ün düşman olarak gösterilmesinin kendilerini şaşırtmadığını söyleyen Rıfat Mutlu, "Norveç'teki olay, yalnızca malumun bir kez daha ilan edilmesidir. Bir askeri ittifak olarak NATO, defalarca kez Türkiye düşmanı hareketlerde bulunmuştur. 2 Ekim 1992'de 'Kararlılık Gösterisi' isimli NATO tatbikatında Saratoga isimli ABD savaş uçağı, 'Muavenet' isimli savaş gemimizi sözde yanlışlıkla vurmuş, gemi komutanımız dahil 5 askerimizi şehit etmişti. 1952 yılında üyesi olduğumuz NATO, Türkiye'ye yönelik tehditler karşısında Türkiye'yi korumak bir yana her zaman tehdidin kendisi olmuştur. 65 yıldır ülkemiz ABD ve NATO kaynaklı tehditlerle savaşmaktadır" dedi.
Türkiye'nin karıştırılması için geçmişte birçok olayın meydana gelmesinin sağlandığını belirten Rıfat Mutlu, şöyle devam etti:
"NATO ve ABD'nin içimize yerleştirdiği gladyo, 6-7 Eylül 1955 olaylarından bu yana ülkemizde sayısız tertibe girişti. Kahramanmaraş'ın, Çorum'un, Sivas'ın, 1 Mayıs 1977'nin, son yıllarda ülkemizde patlatılan bombaların izini sürdüğünüzde ulaşacağınız menzil NATO'dur. Türk Ordusu'nu esir almayı hedefleyen Ergenekon ve Balyoz tertiplerini araştırınca karşımıza çıkan NATO'dur. FETÖ'yü ve elebaşı Fethullah Gülen'i kurcaladığınızda keşfedeceğiniz yine NATO'dur. Çok uzaklara gitmeye gerek yok. 15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye'nin savaştığı güç, Fethullah kisvesine bürünmüş NATO'dur. Afrin'de, Ayn-El Arab'da, Kandil'de Türkiye'yi hedef alanlar PKK/PYD görünümündeki NATO ve ABD'dir. PKK/PYD'ye 3 bin 500 TIR silah veren NATO'nun elebaşı ABD'dir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edilen, dolayısıyla 'asker' kimlikleri kalmayan FETÖ'cü hain takımını hala istihdam eden yine NATO'dur."
Atatürk'ü düşman ilan eden NATO'nun, Türkiye'nin müttefiki olamayacağını dile getiren Mutlu NATO Genel Sekreteri'nin 'Bireysel hata', açıklama ve özürünün kimseyi kandırmaması gerektiğini anlatırken, şunları ekledi:
"Atatürk'ümüzü ve Türkiye Cumhurbaşkanını yanlışlıkla düşman ilan ettiklerine inanmamızı bekliyorlar. Bu, Türk milletinin aklıyla alay etmektir. Konu sahte bir özürle geçiştirilemeyecek kadar ciddidir. Hükümet bu sahte hata açıklaması ve özürle yetinecekse Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tehdidi yeterince anlamamış demektir. Hükümet, TBMM'yi acilen toplamalı, 18 Şubat 1952 tarihli 5886 Sayılı Türkiye'nin NATO'ya girişini onaylayan yasayı tartışmaya açmalıdır. Türkiye'nin Kuzey Atlantik Antlaşması'ndan çekileceği ilan edilmelidir. Bu antlaşmanın gereği olan bütün diğer anlaşmalardan da Türkiye tek taraflı olarak çekilmelidir. Türkiye'de NATO ve ABD'nin kullanımına sunulan Adana İncirlik, Diyarbakır ve Malatya Kürecik başta olmak üzere 15 askeri üs Türk ordusunun kullanımına verilmeli, yabancı güçler ülkeden çıkarılmalıdır. Türkiye, kendi güvenliği için öncelikle İran, Irak ve Suriye gibi komşu ülkeleriyle, ayrıca Rusya, Çin, Orta Asya Cumhuriyetleri ve Hindistan gibi Asya ülkeleriyle sıkı ilişki kurmalıdır."
Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski bakanı ve Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Okuyan da, Norveç'teki skandala tepki gösterdi. Basın açıklamasından sonra partililer, NATO karargahı önünden ayrıldı.

18 Kasım 2017 Cumartesi

GÜLÜMSE


Hey ! çocuk
Cennet bahçesindeki
Melek mi, yoksa
Tadından yenmeyen
Şeker misin be !
Ay yüzünden, bal damlıyor
Gözlerin, şimal yıldızı gibi parlıyor
Dudaklar ağustos'un sıcağındaki
Güneş gibi gülümsüyor
Ah o yumucuk ellerin yok mu ya
Tebessüm eden, muzip bakışlarından
İnciler dökülüyor...
Gülümse çocuk, gülümse
Kararan dünya ya inat
Aydınlık yarınlar için gülümse
Büyüklerin kavgalarına,
Savaşa inat gülümse.
Dilinde şarkılar,
Yüzünden gülüçükler
Eksilmesin çocuğum,
Gülümse...
Ayten Tarım

5 Kasım 2017 Pazar

VAHAP DABAKAN : Ahtapotun Anneliği kimsenin anneliğine benzemez!


PİRİNCİN TAŞLARI

                                                                          
       Peygamber Efendimiz (s.a.v.) efendimiz; “Cennet Annelerin ayaklarının altındadır.”  Demiştir. Annelik, Analık, çok yüksek bir mertebedir. Günümüzde bazı Annelere baktığımızda evlatlarını çöp bidonlarına bırakanlar. Sokağa terk edenler. Doğurduğu bebeğini para karşılığında satanlar. Kendi öz evlatlarını beyaz kadın ticareti yapanlara satanlar. Yazarken bile içim kararmaya başladı. Siz gerçek Anneler okurken içiniz kararacak ve belki de böylesi analara lanet okuyacaksınız…
       Son yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın başlattığı “Sezaryen mecbur olmadıkça kaldırılsın” kampanyası ile dikkatleri çekmek istiyorlar. Aslına bakacak olursak ne kadar haklı bir kampanya başlattıkları ortada. Bazı kadınların doğum sancısı çekmemek ve gençliğinden güzelliğinden kaybetmemek için sezaryen yaptırdıkları ve bu sezaryen’in kadınlar arasında moda haline gelmeye başladı…
       Günümüz Anneleri arasında bazıları göğüsleri bozulmasın diye çocuklarını bile emzirmeyip, mamayla çocuğunu büyüten Anneleri gördüğümüzde duyduğumuzda çok şaşırıyorum. Çocuğunu büyüttüğünde “ben senin Annenim, sana sütümü emzirdim. Saçımı süpürge yaptım” diyebilecekler mi?
       Çocukları için saçlarını süpürge yapan Annelerin, gece gündüz demeden, çalışıp da babasız çocuklarını büyüten elleri öpülesi Annelerimizde var. İşte o analarımızın gerçekten elleri öpülür. Büyüttükleri çocukları, annelerini sömür boyu sırtlarında taşısalar. Annelerinin o emeklerini ödeyemezler…
       İyi ki Televizyonlar var. Hazırladıkları Hayvan ve doğa belgesellerinden şimdiye kadar görmediklerimizi görmeye ve izlemeye başladık. Hayvanlar aleminde bile gördüğümüz Anne ve yavru hayvanların ilişkileri, Anne hayvanların yavrularını nasıl besledikleri, başka hayvanlara karşı canları pahasına yavrularını nasıl koruduklarını izledikçe, günümüzde ağrı, acı çekmemek için sezaryenle doğum yapanlar. Göğüsleri bozulmasın diye çocuğunu emzirmeyen anneler, çocuklarını çöp bidonlarına, sokaklara bırakanlara insan lanet okuyor…
       İzlediğim hayvanlar âleminden Dişi Ahtapotun Anneliğini size anlatacağım. Dişi Ahtapot ve yukarıda yazdığım bizim anneler arasındaki farkı ve yorumu size bırakıyorum. Allah öylesi o annelerden doğacak çocukları korusun…
Dişi Ahtapotun Anneliği   
       Dişi Ahtapot çiftleşmeden sonra denizin içinde bir oyuk bularak oraya yerleşir.Yumurtlamaya başlar ve yumurtlama işlemi bittikten sonra kuluçkaya yatar. Yumurtalarını yuvanın tavanına çengelle asar gibi dizer. Yumurtalara devamlı su pompalayarak onların temiz kalmalarını sağlar…
       Her ne pahasına olursa olsun yuvasını terk etmez.Yavrularını korumak ve başka balıklara yem olmamsı için yumurtadan çıkmadan olduğu yeri terk etmez. Açlığa dayanamazsa Ahtapot birkaç kolunu yer ve bu şekilde tüm yavrular yumurtadan çıkıncaya kadar hayatta kalır ve yumurtaları korur. Ancak uzun süren kuluçka dönemi onu aç ve bitkin bırakır tüm yavrular yumurtadan çıkınca o da yuvasında olduğu yerde can verir. Hayata yeni başlayan yavrular için anne ahtapotun cansız vücudu, yaşama tutunmaları adına iyi bir besin kaynağı olur. Bu yüzdendir ki hiçbir dişi ahtapot yavrularının büyüdüğünü göremez...
       Bina boşluğundan bebeğini atan, çöp bidonlarına ve sokaklara bebeklerini ölüme terk eden insan mı gelişmiş? Yoksa kuluçka sürecindeki yavruları yumurtadan çıksın diye beklerken açlıktan uzuvlarını yiyen ve yavruları çıktıktan sonra ölen ahtapot mu, gerçek Annedir? Yorum size bırakıyorum…