-->

Çeviri

9 Ocak 2019 Çarşamba

İZBAN'da grev bitti, seferler normale dönüyor

İZMİR Büyükşehir Belediyesi, İZBAN'daki grevin sona ermesinin ardından, geçici olarak oluşturulan otobüs ve minibüs hatlarının 9 Ocak Çarşamba gününden itibaren seferden kaldırılacağını duyurdu. ESHOT otobüsleriyle minibüsler,  grev öncesindeki normal işletim sistemine dönecek.İZBANda grev bitti, seferler normale dönüyor
İZBAN çalışanlarının geçen 10 aralık'ta başlattığı grev sürecinde İzmirlilerin mağduriyet yaşamaması için yeni otobüs hatları düzenleyen ve İZBAN güzergahı boyunca ilave minibüs hatları oluşturan İzmir Büyükşehir Belediyesi, grevin sona ermesiyle birlikte normal çalışma düzenine dönüyor. Banliyö sisteminin yeniden işletime geçmesi nedeniyle, ESHOT Genel Müdürlüğü tarafından geçici olarak oluşturulan 773 numaralı Torbalı (Tepeköy Aktarma)-ESBAŞ Aktarma, 843 numaralı Aliağa Aktarma-Egekent Aktarma, 844 numaralı Egekent Aktarma-Bornova Metro ve 856 numaralı Çiğli Aktarma -Alsancak Gar hatları iptal ediliyor. ESHOT, 9 Ocak Çarşamba gününden itibaren grev öncesi işletim düzeni ile hizmet vermeye devam edecek.Öte yandan, İZBAN grevinde vatandaşların mağduriyetini ortadan kaldırabilmek amacıyla yine Büyükşehir Belediyesi tarafından geçici olarak oluşturulan minibüs hatları da yarından itibaren kaldırılacak.

7 Ocak 2019 Pazartesi

İzmir'in 6 ilçesinde su kesintisi yapılacak

İZMİR'de, Buca ve Gaziemir ilçelerinin tamamında, Karabağlar, Konak, Balçova ve Menderes'in ise bazı mahalllerinde 36 saat süreyle su kesintisi yapılacak.
İZSU Genel Müdürlüğü, İzmir'in su ihtiyacının büyük kısmını karşılayan Tahtalı Barajı'ndan kente su ileten ve Gaziemir Akçay Caddesi'nde bulunan isale hattında meydana gelen arızanın tamirini yapacak. Tamir işlemi süresince alternatif su aktarım imkanı bulunmaması sebebiyle, 9 Ocak Çarşamba günü saat 21.00 ile 11 Ocak Cuma günü saat 09.00 arasında Gaziemir ve Buca ilçelerinin tamamında; Karabağlar'ın Fahrettin Altay, Üçkuyular, Esentepe, Muammer Akar ve General Kazım Özalp mahalleleri hariç Karabağlar ilçesinin tamamında, Balçova'da sadece Çetin Emeç Mahallesi'nde, Konak ilçesinin ise Göztepe, Çankaya, Muratreis, Mithatpaşa, Pirireis, Kılıçreis, Kemalreis, Turgutreis, Akın Simav, Altıntaş, Barboros, Güngör, Mecidiye, Çakabey, Fatih, Namık Kemal, Atilla, Güneşli, Zafertepe, 2. Kadriye, Çimentepe, Tınaztepe, Duatepe, 19 Mayıs, Hasan Özdemir, 1. Kadriye, Yeşiltepe, Selçuk, Aziziye, Dayıemir, Dolaplıkuyu, Altay, Alireis, Kubilay, Süvari, Ülkü, Tuzcu, Yeni, Sakarya, Bozkurt, Şehit Nedim Tuğaltay, Tan, Mirali mahallelerinde (Bu mahallelerin dışında kalan mahalleler su alacak), Menderes'in Ata ve Hürriyet mahallelerinde su kesintisi yapılacak.

5 Ocak 2019 Cumartesi

Ukrayna'da ölü bulunan Zeynep'in İzmir'deki ailesinin evinde yas

Ukraynada ölü bulunan Zeynepin İzmirdeki ailesinin evinde yas
CİNAYETLERLE İLGİLİ AYRINTILAR ORTAYA ÇIKTI
Ukrayna'nın Harkov kentinde tıp okuyan Buket Yıldız (20) ve Zeynep Hüsünbeyi'nin (22), Yıldız'ın eski erkek arkadaşı olduğu iddia edilen Hüsnü Can K. tarafından bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili ayrıntılar ortaya çıktı. Yılbaşı gecesi, iki genç öğrencinin kiraladıkları evin önünde bekleyen Hüsnü Can K.'nın, Zeynep Hüsünbeyi'nin alışverişte olduğu sırada eve girdiği, Yıldız'ı öldürdükten sonra tanık bırakmamak için evden ayrılmayıp beklediği, daha sonra eve gelen genç kızı da öldürdüğü öğrenildi. Ayrıca, Hüsnü Can K.'nın 2 Ocak'ta Ukrayna'dan çıkış yapıp, Türkiye'ye geldiği tespit edildi.
Öte yandan, her kisi de diş teknisyeni olan Yurdal ve Nalan Hüsünbeyi çiftinin kızları Zeynep Hüsünbeyi'nin, İzmir'in Karabağlar ilçesine bağlı Yeşilyurt semtindeki evinde büyük üzüntü yaşanıyor. Anne Nalan Hüsünbeyi, sahip olduğu tek çocuğunun öldürülmesi nedeniyle sinir krizi geçirirken, acılı anneye sakinleştirici ilaç verildiği öğrenildi.
Zeynep Hüsünbeyi'nin halası Ilgın Selek ise en büyük hayalinin tıp okumak olduğunu söylediği yeğeni Zeynep'in öldürülmesinin kendilerini yıktığını ve bu acının tarifi olmadığını söyledi. Selek, şöyle konuştu:
İNSAN BAŞINA GELMEDİĞİ ZAMAN ANLAYAMIYOR'
"Olay takıntılı bir aşığın bir kız çocuğunu takibi ve bunun sonucunda 2 kız çocuğunu katletmesidir. Çok üzgünüz. İnsan başına gelmediği zaman anlayamıyor. Çok büyük bir yangın, bildiğiniz gibi değil. Sadece kendi çocuğumuz için değil tüm giden çocuklar için üzülüyoruz ama bu ateş başka bir ateş. Bu sene ikinci senesiydi ve tek hayali tıp okumaktı. En büyük hayalinin peşinden gitti, çok mutluydu orada. Bundan 3-4 ay önce annesi ve babasıyla bu çocuk tarafından takip edildiklerini paylaşmış. Maalesef sonuç bu oldu."
'BU, TAMAMEN PLANLI BİR CİNAYET'
Hüsünbeyi'nin akrabalarından Vefa Kacar ise yaklaşık 4 ay önce kızları Zeynep'in, Hüsnü Can K. ile arkadaşından uzak durması için konuştuğunu belirterek, "Bu çocuk, Buket'in eskiden ilişkisi olduğu bir çocukmuş ve ayrılmak istemiyormuş. Zeynep de çocuğa, 'Zorla güzellik olmaz. Hem onu hem de beni rahat bırak' demiş. Yanında Buket de varmış bunu söylediğinde. Bu, tamamen planlı bir cinayet. Zeynep'in evden çıkmasını beklemesi de bunu zaten ortaya koyuyor. Umarız cinayet zanlısı bir an önce yakalanır" dedi.

1 Ocak 2019 Salı

İzmir'de metro ve tramvay personeli de greve hazırlanıyor

İZMİR’de İZBAN işçilerinin başlattığı grev devam ederken, İzmir metrosu ile tramvay çalışanlarının da greve hazırlandığı açıklandı. İşveren ile Demiryol İş Sendikası İzmir Şubesi arasında süren toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından, taraflar arabulucu aşamasında da anlaşamadı.

İzmirde metro ve tramvay personeli de greve hazırlanıyor
Arabulucu raporu sendikaya ulaştı. Sendika grev için gün sayarken, İZBAN’dan sonra metro ve tramvayın da seferlerini durdurması gündemde. Demiryol-İş Sendikası İzmirŞube Başkanı Hüseyin Ervüz, personel için 600 lira seyyanen zam istediklerini belirtti.
İzmir’de işveren ile ücret zamları konusunda uzlaşamayan İZBAN işçilerinin başlattığı grev sürerken, İzmir Metro A.Ş. ile İzmir Tramvayı’nda da grev için geri sayım başladı. Fahrettin Altay ile Bornova Evka-3 arasında 17 istasyonda hizmet veren metro ile yine Karşıyaka’da Ataşehir-Alaybey ile Konak’ta Halkapınar-Fahrettin Altay arasında iki hat olarak işletilen tramvayda çalışan 449 personeli ilgilendiren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, arabulucu süreci sona erdi. İşçilerin örgütlü olduğu Demiryol-İş Sendikası İzmir Şube Başkanı Hüseyin Ervüz, arabulucu raporunun kendilerine ulaştığını, grev ilanını asmak için gün saydıklarını açıkladı. Metro’da çalışanlar için ücretlere yüzde 10 teklif edildiğini, sosyal kalemlerde 2 yıldır zam alınmadığını, sosyal haklardaki artışın, ücretlerle paralel olarak artmadığını savunan Ervüz, "İkinci oturumda her şey dahil yüzde 14 zam önerdiler. Üçüncü oturum için ‘Aziz Kocaoğlu ile görüşeceğiz, yeni bir teklifimiz olabilir’ dediler. Bizi davet edeceklerini söylediler. Hatta sözleşmenin toplantısını tutanakta açık bıraktık. Son gün geldi, çattı. Arabulucular, işverenin kendileri aramadığını söyledi. Bizi de arayan olmadı. Arabulucu aşamasındaki son toplantı yapılmadan, arabulucuya rapor düzenlenmesi söylenmiş. Arabulucu raporunu verdi. Rapor, sendikaya ulaştı" diye konuştu.
'60 GÜNLÜK SÜREYİ BEKLEMEYECEĞİZ'
Personel için 600 lira seyyanen zam istediklerini açıklayan Ervüz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İZBAN ile paralel ücret zammı istedik. Kaldı ki ben o teklifi kabul edecekler diye korktum. Biz o teklifi hazırladığımız zaman enflasyon denen illet Türkiye’nin başına bu kadar bela değildi. Orada yüzde 14,56 en üst rakama istedik, yüzde 28 en alt rakama istedik. 100 gün olan ikramiyeyi, 112 güne çıkarmak istedik. Ayrıca sürüş tazminatı ve vardiya tazminatı talebimiz var. Görüşme süreci dediğimiz 60 günlük süreci tabii ki bekleyemeyiz. 60 günlük süreci beklediğimiz anda biz yetkimizi kaybederiz. En fazla 50 gün beklememiz lazım. Onu da öyle değerlendirmeyi düşünmüyoruz. Arkadaşlarımızla görüştükten sonra, stratejimizi belirleyeceğiz. Bu süreçte belediye bizi grev kararı almak zorunda bırakabilir.

29 Aralık 2018 Cumartesi

DEÜ öğrencileri 21 madalya kazandı

İZMİR’de düzenlenen 4. Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresi kapsamındaki ‘Uluslararası Yemek Yarışması’nda 21 madalya kazanan öğrenciler, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar’ı ziyaret etti.

Dünyaca DEÜ öğrencileri 21 madalya kazandıünlü mutfakların buluştuğu 4. Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresi’nde düzenlenen ve İstanbul, Kıbrıs, Romanya ve Makedonya’da bulunan birçok üniversitenin katıldığı Uluslararası Yemek Yarışması’nda DEÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri 6 altın, 11 gümüş, 4 bronz madalya kazandı. Hazırladıkları birbirinden lezzetli yemeklerle büyük bir başarıya imza atan geleceğin şef adayları, kazandıkları madalyalarla birlikte DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar’ı ziyaret etti. Prof. Dr. Hotar, madalya kazanan öğrencilerin başarılarıyla gurur duyduğunu dile getirerek, elde edilen başarının ülke ve bölge tanıtımına büyük katkı sağlayacağını söyledi.
Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri kutlama için getirdikleri pastayı Prof. Dr. Hotar ile birlikte kesti, hatıra fotoğrafı çektirildi.

27 Aralık 2018 Perşembe

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan muhtarlar toplantısında önemli mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 49. Muhtarlar Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan konuşmasında, "Ben buradan bir şey açıklıyorum tüm muhtar kardeşlerime belediye başkanlarımız özellikle AK Partili belediye başkanları sizin emrinizdedir. Eğer bunu yapmıyorlarsa, bu toplantıda buradaki bir defa şu sizlere dağıtılan formalara şikayetlerinizi yazmalısınız. Kaymakamlar sizin emrinizdedir. Ben bunu belediye başkanlarımıza onlara bu talimatı verdiğim gibi aynen kaymakamlarına da bu talimatı verdim ve valiler de buna dahil" dedi.

Son dakika Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan muhtarlar toplantısında önemli mesajlar
İşte Erdoğan’ın sözlerinden satır başları:
Muhtarlarımızı üzen beni de üzer, muhtarlarımızı memnun eden beni de eder. 
Ne söz verdiysek yerine getirdik. İhtiyaç duyulan yerlerde muhtarlık binası yapılması ile ilgili projeyi hayata geçiriyoruz.
Bu salondaki manzara Türkiye’deki demokrasinin tavanından tabanına nasıl ahenk içinde işlediğinin ispatıdır.

Ana muhalefetin başındaki zat önceki gün çıkmış şahsımı bu göreve meşru bir şekilde gelmemekle itham ediyor ve benim cumhurbaşkanım değilsin diyor. Senin cumhurbaşkanın olmaya meraklı değilim. Ben milletimin cumhurbaşkanı olarak seçildi. Yüzde 52.6 oyu kim verdi. 
31 Mart’ta da olamayacaksın. Teröristlerle el ele kol kola gezene benim milletim yürü demez. 

Aslında bu zat ağzından çıkan sözün ne anlama geldiğini bilse bunu söylemek yerine kendini kaldırır o kürsüden aşağı atar. 
Meşruiyet kavramı siyaset ve yönetim biliminin temelini oluşturur.
Siyasi iktidarın gücünün asıl sınırlarını halka karşı duyduğu sorumluluk belirler. Meşruiyetle ilgili pek çok teori vardır. Siyasi iktidarın yönettiği meşruiyeti yönettiği toplumdan aldığı desteği ifade eder. Demokrasilerde bu desteğin ölçüm ve uygulama yolu seçimlerdir.
Geçmişte siyasi partiler çok düşük oy oranlarıyla ülkemizi yönetmeye kalktıkları için sürekli krizlere mazur kalıyorduk.
Biz şu 16 yılda halkımızın büyük teveccühü ile iktidar olduk. Yüzde 19 ile hükümet kuran başbakanlar iste istemez siyasi iktidarlarını kullanmakta zorlanıyorlardı.
AK Parti olarak tesis ettiğimiz güven ortamının ülkemize faydalarını da görerek yeni yönetim sistemimizi yüzde 50+1 üzerine kurduk.
Bay Kemal sen niye cumhurbaşkanı adayı olmadın? Sen aday olsaydın karşımıza çıksaydın? 
Ama sen çıkmadın. Genel başkan olduğun halde çıkmadın.
Bu mesele siyasi anlama meselesidir. Halkının gönlüne girme meselesidir.
CHP kurultayında seçilip geldiği için meşru bir siyasetçidir. CHP seçmeni delegesinin tercihine saygılıyız. Yaptıkları yanlışı onlara hatırlatma hakkımız var. Son seçimlerde 26 milyon vatandaşımızın ortaya koyduğu iradeyi meşru görmediğine göre demek ki bu zatın aklında başka bir demokrasi tarifi var.
15 Temmuz gecesinde de tankların arasından geçip Bakırköy Belediyesi’ne sığınıyor. Şöyle bunların geçmişine bir baktığımızda demokrasi tarifinin ipuçlarını görebiliyoruz. İşe çok partili hayattan başlayalım. 1946’da seçimler de açık oy gizli tasnif bu kime ait CHP'ye ait. Oyu açıktan kullanacaksın kime verdiklerini görecekler sayıma gelince sayımı gizli yapacaklar. Bu kimin yaptığı uygulamaydı CHP'nin bu ülke bunları gördü mü, gördü.
Daha yakın tarihe gelecek olursak teröristlere arkadaşlar demek, Fetö gibi bir ihanet şebekesinin taşeronluğuna sormakta bunların demokrasi işidir. Seçilmiş cumhurbaşkanını meşru görmeyen kafa siz muhtarları meşru sayar. Bunlar muhtarlarımıza da saldırdılar. Kılıçdaroğlu'na göre hiçbirinizi meşru değilsiniz.
Dünyada demokrasinin tam anlamıyla uygulandığı az sayıda ülkelerden biriyiz. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinin bir çoğunda muhtarlık kurumu yoktur. Bu bizim demokrasi anlayışımızın en güzel yanıdır.
En son 1937’de İstiklal Marşı’nın değiştirilmesi için Falih Rıfkı Atay’ın başlattığı ve İnönü’nün de desteklediği bir kampanya başlatılmıştır. CHP'nin bu projesi de akim kalmıştır. Biz ise Akif merhum gibi Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın diyoruz.
Bugün sadece Akif’in hakka yürüyüşünün yıldönümü değil 1939 Erzincan depreminin de yıl dönümüdür. Bu felakette 33 bine yakın vatandaşımız hayatını kaybetti. Depremin ardından Erzincan’da adeta taş üstünde taş kalmadı. Kurtarma hizmetleri yetersiz sağlık hizmetleri yetersiz. Depremden sağ çıkan bebekler soğukta donuyordu. İşte bugünler CHP ne yapıyor biliyor musunuz, 4 gün sonra trenle Erzincan’a geliyorlar ama tren garından inmeden geri dönüyorlar. Bunların muhalif hiç bir fikre de tahammülü olmadıklarını vatandaşım çok iyi biliyor. Van depreminde tüm ekiplerle beraber ben de 24 saatte oraya gittim. Öyle bir çalışma ki o günden bugüne 20 katrilyona varan harcamayı biz Van’da yaptık. Bütün oradaki evleri bir taraftan konutları yaptık bir taraftan su sorunları çözdük. Bambaşka yeni bir Van inşa ettik.
Bu dertli olmayı gerektirir. Eğer dertli olursanız bunları yaparsınız. Nerede bir deprem varsa biz anında oraya ulaştık. Bu vesileyle Erzincan depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet diliyorum.
Gücünü meşruiyetini sandıktan alan bir yönetim olarak kimin ne dediğine değil sadece sizlerin ne dediğine bakıyoruz. İşte bu anlayışla milletimize hizmet veriyoruz.
Geçtiğimiz cumartesi yeni yönetim sisteminin ilk bütçesi mecliste kabul edildi. Sadece 2019 bütçesine baktığımızda eğitime ayırdığımız rakam 161 katrilyon. Sağlığa ayırdığımız ne? 157 katrilyon, altyapılara 65 katrilyon, reel sektör desteklemeleri için 35 katrilyon tahsis ettik.
Geldiğimizde Türkiye’de 25 havalimanı vardı ama şimdi 56 havalimanı var. Hastaneler aynı şekilde hastanesi olmayan ilimiz yok üniversitesi olmayan ilimiz yok. geldiğimizde 75 üniversite vardı şimdi 206 üniversite var.
BEN BURADAN BİR ŞEY AÇIKLIYORUM..."
Ben buradan bir şey açıklıyorum tüm muhtar kardeşlerime belediye başkanlarımız özellikle AK Partili belediye başkanları sizin emrinizdedir. Eğer bunu yapmıyorlarsa, bu toplantıda buradaki bir defa şu sizlere dağıtılan formalara şikayetlerinizi yazmalısınız.
Kaymakamlar sizin emrinizdedir. Ben bunu belediye başkanlarımıza onlara bu talimatı verdiğim gibi aynen kaymakamlarına da bu talimatı verdim ve valiler de buna dahil.
Çünkü biz bu milletin efendisi değiliz biz bu milletin hizmetkarıyız bizim farkımız bu.

24 Aralık 2018 Pazartesi

Türkiye, çatlak sesleri duymuyor! VAHAP DABAKAN

PİRİNCİN TAŞLARI


Türkiye, çatlak sesleri duymuyor!
                                                                          VAHAP DABAKAN
      Türkiye, son yıllarda terörletopyekun mücadeleye başladı. Bu mücadele ile PKK uzantısı olanSuriye'nin kuzeyinde ki PYD ve onun silahlı unsuru YPG’yi terör örgütü olarak görüyor. Suriye’de ki PYD varlığından rahatsız olan Türkiye, MGK toplantısında aldığı karardaFırat'ın doğusunun tehdit oluşturduğu veTürkiye'nin meşru müdafaa hakkını kullanacağı belirtilmişti…
      Türkiye rahatsızlığını bildirdikten sonra,Suriye’de hiçbir terör oluşumuna izin verilmeyeceğini BM’in 51. Maddesi gereği meşru müdafaa hakkının kullanılacağını vurguladı. PKK/PYD-YPG’nin bölge halkına zulmedip göçe zorlayarak değiştirilen demografik yapıya karşı da duyarsız kalınmayacağı ifade edilmiştir. Türkiye'nin burnunun dibinde havan topları, tank ve uçak savar silahları ve zırhlı araçlar bir karşı gücün oluşmasına daha fazla sesiz kalamazdı…
      NATO içindeki müttefiklerimizden ABD ve bazı batılı ülkelerin DEAŞ terör örgütünü bahane ederek terörist unsurlardan oluşan böyle bir silahlı gücün oluşmasına öncülük etmesi, silahlandırıp eğitmesi ise düşmanca bir tavır olduğu süreç içinde ortaya belirgin olarak çıkmıştır…
      Teröristlerle işbirliğini geliştiren ABD ve uydusu ülkelerTürkiye'nin gönlünü alma ve gözünü boyamak için PKKelebaşıları için tutuklama kararları çıkartıldığı gibi Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Duran Kalkan için 5, 4 ve 3 milyon dolar ödül koydu. Yeni isimler altında terör örgütlerini meşrulaştırma oyunuAnkara'nın dikkatinden kaçmadı. YPG, IŞİD’e, karşı ABD desteğiyle oluşturulan Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) ana omurgasını oluşturuyor.Suriye'nin kuzeyinde Fırat Nehri’nin doğusunda geniş bir alanı kontrol ediyor. Türkiye bu unsurları ulusal güvenliğine tehlike olarak gördüğünü defalarca stratejik ortakları ve NATO içinde müttefikimiz olan muhataplarını bildirmiştir…
      ABD her fırsatta verdiği söz tutmadı ve Münbiç konusunda oyalamaya devam etti. Sözler tutulmadığı gibi taktiksel olduğu söylenerek,TIR'lar dolusu silahlar verilmeye devam edildi. ArtıkTürkiye'nin sabrı kalmadı ve kararını verdi. Türk Savunma Sanayi Zirvesi’nde konuşan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, bölgede asker bulunduranların vaziyet alması için baskın operasyon yerine operasyonu birkaç gün içinde başlatacağını duyurmuş olmasıydı...
      Daha önce Afrin’e operasyon düzenleyen ve bu kenti PYD’nin kontrolünden alan Türkiye, bölgedeki PYD varlığıyla ilgili ABD ile uzlaşmadı. ABD, IŞİD’ı yok edip yeni bir terör örgütü PYD-YPG’yi yaratıyor. Terör örgütü olduğunu bildikleri halde terör örgütü olarak görmek istememe yanlışı, terörizmle küresel ölçekteki mücadeleye büyük zarar veriyor…
      Başkan Erdoğan,Fırat'ın doğusuna yönelik operasyonda hedeflerinin “Amerikan askerleri değil, bölgede faaliyet gösteren terör örgütü mensupları”olduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bütün dünya biliyor ki Türkiye, bölgede asla işgalci değildir. Güvenliği ile toprak bütünlüğü temelinde meşru müdafaa hakkını kullanacaktır… 
      Başkan Erdoğan’ın Fırat’ın doğusuna operasyon yapılacağını açıklamasının ardından Pentagon’dan çatlak ses geldi.“Atılacak tek taraflı bir adım büyük bir kaygıdır ve bu tür adımları kabul edilemez olarak addederiz” denildi. Türkiye Başkanı Erdoğan ile telefon görüşmesi yapan ABD Başkanı Trump, ani bir manevrayla, “Suriye topraklarından çekiliyoruz. Eve dönüş zamanı. İŞID’’ı yok ettik” dedi. Fransa, Almanya, İngiltere, karşı çıkmasına rağmen, Trump karlı bir ifadeyle “çekiliyoruz” dedi. Türkiye, hangi ülke olursa olsun, Başta Türkiye toprakları ve bölge ülkelerini tehdit eden terör örgütlerini silahlandırırken tek taraflı karar alma hakkı varsa bizim de sınırımızda ki ihaneti bertaraf etme hakkımız var. İzin alma mecburiyetimiz yoktur. Türkiye, baskıyı kabul etmeyecek ve geri adım atmayacak. Türkiye aşiret devleti değildir. Trump’un ‘çekiliyoruz’ kararını da Türkiye dikkatle izlemektedir…