-->

Çeviri

29 Aralık 2015 Salı

İzmirliler yeni yıla Athena" ile girecek

İzmirliler yeni yıla Athena

İZMİR Cumhuriyet Meydanı’nda yeni yılın ilk konserini Athena grubu verecek.

Her yıl olduğu gibi yılbaşını Cumhuriyet Meydanı’nda karşılayacak olan binlerce İzmirli, bu özel gecenin coşkusuna ortak olacak. Büyükşehir Belediyesi’nin kutlama programı, saat 22.00’da ünlü Athena grubu konseriyle başlayacak. Yeni yıla İzmirliler havai fişek gösterisi ile girecek.

27 Aralık 2015 Pazar

26 Aralık 2015 Cumartesi

Evinde kurduğu atölyede tarihi yaşatıyor

Evinde kurduğu atölyede tarihi yaşatıyor

AKUT Erzurum il temsilcisi Bünyamin Akbulut, evinde kurduğu atölyede Türk boyları ve Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşlarda kullandığı araç-gereçlerin bire bir benzerini yapıyor.

Arama Kurtarma Derneğinin (AKUT) Erzurum il temsilcisi Bünyamin Akbulut, evinde kurduğu atölyede Türk boyları ve Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşlarda kullandığı araç-gereçlerin bire bir benzerini yapıyor. 
Ressam ve aynı zamanda ahşap el sanatları ustası olan Akbulut, evinin bir odasını atölyeye dönüştürerek Türk boyları ve Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşlarda kullandığı ok, yay, mızrak, kılıç, kalkan ve zırh gibi malzemeler üretmeye başladı. Yaptığı tarihi silah ve savaş aletlerini sosyal medyada tanıtan Akbulut, kısa sürede hem yurt içi hem de yurt dışından tarih meraklılarının talepleriyle karşılaştı. 
Akbulut, KHA muhabirine yaptığı açıklamada, her Türk gencinin içinde ok, kılıç ve at sevdası bulunduğunu söyledi. 
Bu merakı nedeniyle 12 yıl önce bu tür malzemeleri yapmaya başladığını anlatan Akbulut, şöyle konuştu:
"Kaynakları, tarih kitapları araştırarak, eski zamanlarda savaşlarda kullanılan materyallerin nelerden yapıldığını araştırarak bir yola çıktım. O dönem kullanılan malzemelerin bire bir aynısını günümüz şartlarında bulamıyoruz. Ben de böyle bir işe girişmeye karar verdim."
"Tarihi günümüze taşımak çok zor"
Bu uğraşında en çok zorlandığı konunun, geleneksel Türk ve savaş sanatlarıyla ilgili kaynak kitap bulmak olduğunu ifade eden Akbulut, şöyle devam etti:
"Tarihi bugüne taşımak çok zor çünkü tarihi kaynaklar fazla yok. Bunları araştırıp bularak günümüze uyarlamak çok zor. Kullanılan malzemelerle o kıvamı tutturmak kolay değil. Bir yaya baktığınız zaman, tam bir sanat eseri. Atalarımız hem savaş yapmışlar hem de savaşın peşinden de sanat üretmişler. Kılıç, yay, ve zırh bunların hepsinde ayrı ayrı bir sanat eseri var."
Aynı teknikle imal ediyor
Akbulut, tarihi savaş araçlarının üretimi konusunda da bilgi vererek, "Atalarımız nasıl iğne iplikle bu eserleri yapmışsa ben de aynısını el emeği göz nuruyla tek tek işleyip yapıyorum" dedi.
Yaptığı işleri genelde sosyal medyada paylaştığını ve çok beğenilerek satın alma talepleri geldiğini dile getiren Akbulut, özellikle Almanya ve Azerbaycan'ndan talepler aldığını vurguladı.

25 Aralık 2015 Cuma

Bucaspor Yıldırım'a dert yandı..ı

SPOR Toto 2'nci Ligi Kırmızı Grup'ta ilk yarıyı düşme potasında bitirirken maddi sıkıntılarını da bir türlü aşamayan Bucaspor, kulübün problemlerini Ankara'da Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'a anlattı.Bucaspor sorunlarını Bakan Yıldırım'a anlattı

Bucaspor Basın Sözcüsü Sait Demir, yaptığı açıklamada İzmir'den ve Buca'dan kulübe hiçbir destek gelmediğini belirterek şunları söyledi:
"Sorunlarımızı dosya halinde Bakanımız Binali Yıldırım'a ilettim. Kendisi ile 2 saate yakın bir görüşme gerçekleştirdim. Yaşadığımız maddi sorunları anlattım. İzmir'de yalnız kaldığımızı söyledim. Bakanımız Bucaspor'un İzmir için ne kadar önemli olduğunu belirterek bizlere destek çıkacağını söyledi. Ankara'da yaptığımız görüşmelerin devamı gelecek. Bucaspor asla sahipsiz kalmayacak."

24 Aralık 2015 Perşembe

Uğrak nokta: İzmir

Uğrak nokta: İzmir

İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Gediz Üniversitesi 5’inci Lojistik Günleri’ne katıldı, hem müjde verdi, hem de “İzmir Limanı’nın kapasitesi genişletilsin” çağrısında bulundu.

“Yerel Yönetimlerin Lojistik Sektörüne Yenilikçi Yaklaşımları” temalı organizasyonaBergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, Seyrek eski Belediye Başkanı Nurgül Uçar, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Bölge Temsilcisi Abidin Sinci ile Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanları Derneği (TMGDER) Başkanı Cüneyt Erbilgin katıldı. Başkan Kocaoğlu, İzmir’in tarih boyunca Akdeniz’in lojistik merkezi olduğuna ve Doğu ile Batı arasında ticaret köprüsü görevi gördüğüne dikkat çekti. Kocaoğlu, İzmir’in coğrafi konumu ve doğal limanıyla taşımacılıktaki yerini gelecekte daha da sağlamlaştıracağını ifade etti, Avrupa’ya uzanacak yeni bir bağlantı yolunun müjdesini verdi: 
Çevreci yeşil hat
“Avrupa Birliği, taşımacılığı akaryakıt kullanan TIR gibi araçlardan elektrikli trenlere çekme kararı aldı. Bu kapsamda İzmir’den Avrupa’ya, Selanik üzerinden yeni bir bağlantı yolu açılacak. AB ülkelerine götürülen mallar önce İzmir’den Selanik’e gemilerle taşınacak, oradan da elektrikli trenlerle gidecekleri yere aktarılacak. Geçtiğimiz günlerde Atina’daki turizm fuarında bu konuyu ele aldık, yakında hayata geçeceğini umuyorum. İzmir Limanı, Avrupa’ya giden yolda önemli bir uğrak noktası,Ege Bölgesi de önemli bir lojistik merkez olacak.”
Liman için çağrı
Aziz Kocaoğlu, yeni açılacak yolla iş yükü artacak İzmir Limanı için de çağrıda bulundu, şunları söyledi: “Çandarlı’da kurulacak Kuzey Ege Konteyner Limanı tamamlanıncaya ve Aliağa’daki Petkim Limanı tam olarak oturuncaya kadar elleçleme de dahil olmak üzere işlevini sürdürmeli. Bir yandan da hem geri sahası büyütülerek hem de yükleme-boşaltma teknolojisinde çok büyük yeni atılımlar yapılarak kapasitesi artırılmalı. Burası doğal bir liman, Çandarlı’daki liman için senede birkaç ay gemi yanaşamama gibi coğrafyasından kaynaklanan problemler var. İzmir Limanı ise her zaman kullanılabilecek özellikte. Yeni Kale’den itibaren 16 metre derinliğe ulaşılarak 3’üncü nesil büyük gemilerin yanaşması da sağlanmalı.”Gediz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyfullah Çevik de, katılımcılara ve kampüsün yer aldığı Seyrek’in eski belediye başkanı Nurgül Uçar’a bölgeye katkılarından dolayı plaket vererek teşekkür etti. 

22 Aralık 2015 Salı

İzmir’de doktorlardan ’ muayene’ eylemi

İzmir’de doktorlardan ’10 dakika muayene’ eylemi

İzmir’de, 22 gündür özlük hakları ile çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle, muayene için ayırdıkları süreyi 10 dakikaya çıkarıp, daha az hasta bakan doktorlar Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’na seslendi. Doktorlar, "Sayın Bakan, hekim olarak muayene için 3-5 dakikanın yettiği açıklaması yapsın, söz veriyoruz, eskisi gibi çalışmaya devam edeceğiz" çağrısı yaptı.

Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi’nde görevli doktorlar, 22 gündür özlük hakları ile çalışma koşullarının iyileştirilmesi, üzerlerindeki performans odaklı baskının kaldırılması talebiyle, her bir hastayı muayene için ayırdıkları süreyi 10 dakikaya çıkarıp, daha az hasta bakarak seslerini duyurmaya çalışıyor. İzmir Tabip Odası yöneticileri ve hastanede görevli doktorlar, devam eden uygulamalarıyla ilgiliaçıklama yaptı. Hastane bahçesindeki açıklamaya katılıp, 10 dakika muayene uygulamasına destek veren Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Beyazıt İlhan, sağlıkta dönüşüm projesinin sağlığı ticarileştirdiğini ve çok sıkıntılar yarattığını söyledi.
Doktorların hastaya bu sistemde 3-5 dakikadan fazla ayıramadığını belirten Dr. İlhan, bu nedenle daha çok doktora gidildiğini ve daha fazla ilaç kullanıldığını belirtti.
NÜFUSTAN FAZLA ACİL SERVİS MÜRACAATI
Poliklinik muayenelerinde gerekli verimi alamadıkları için hastaların acil servislere başvurduklarına dikkat çeken Dr. Beyazıt İlhan, Türkiye’nin nüfusundan fazla acil servise müracaat edilen tek ülke olduğunu belirtti. 2014 yılında acil servislere 104 milyon başvuru olduğunu dile getiren İlhan "Alsancak Devlet Hastanesi’ndeki hekimler ülkeye örnek olacak bir çalışma yapıyor. Umarım Sağlık Bakanlığı hem sağlık çalışanlarının özlük haklarını iyileştirir hem de hastalara ayrılan süre artar. 10 dakika bile muayene için az ama Türkiye’de bu süre bile çok önemli" dedi.
HASTA SAYISI 150’Yİ BULUYOR
İzmir Tabip Odası Genel Sekteri ve Alsancak Devlet Hastanesi’nde doktor olan Mete Güzelant ise yaptığı açıklamada, şunları söyledi:
"22 gündür performans baskısını reddederek ’hastalarımıza en az 10 dakika muayene süresi’ uygulaması yapıyoruz. Çünkü biz hekimler hastamızı 3-4 dakikada muayene edemeyeceğimizi biliriz. Ancak muayene etmiş gibi oluruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği süre 20 dakikadır. Sağlık Bakanlığı randevu sistemine göre her 10 dakikada bir hasta sırası verilmektedir. Buna göre günlük muayene edebilecek hasta sayısı 36’dır. Ancak bu sayı 80, hatta 150’yi bulmaktadır" dedi. 

Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’na seslenen Dr. Güzelant Bakan’ın buna bir açıklama getirmesini, durumun normal olup olmadığını söylemesini istedi. Güzelant, "Eğer Sayın Bakanımız bir hekim olarak ’Evet, 3-5 dakika yeter’ diye kamuoyuna bir açıklama yaparsa, söz veriyoruz, biz de eskisi gibi aynı şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Bakan lütfen kamuoyu önüne çıkın ve bu açıklamayı yapın."

'HER HASTA PUAN DEMEK'
Sağlık Bakanlığı’nın hekimleri geçinebilmeleri için çok sayıda hasta bakmaya ve çok sayıda ameliyat yapmaya mahkum ettiğini savunan Dr. Güzelant, altı ayda 2. ve 3. basamak hastanelerinde yapılan poliklinik sayısının 150 milyon ve ameliyat sayısının 5 milyon olduğunu söyledi. Dr. Mete Güzelant, "Türkçe açıklaması, ’Sağlık Bakanlığı için her hasta puandır, sayıdır, paradır’ demektir" dedi.
Dr. Güzelant, 35-40 yıllık bir hekimin maaşının 2 bin 500 TL olduğunu, emekliye ayrıldığında ise 2000 lira aldığını söyledi. Hakim, savcı ya da albayın aldığı ücretin 7 bin-8 bin lira olduğunu, emekli olduklarında 5 bin lira aldıklarını dile getiren Dr. Güzelant, "Kimsenin ücretinde gözümüz yok. Ama maaşlarımızın üst düzey devlet memuru düzeyine çıkarılmasını istiyoruz. Sağlık Bakanı’na çağrı yapıyoruz. Lütfen çıkın ve bu ücretlerin doktorlar için uygun olduğunu açıklayın. Eğer siz böyle bir açıklamayı kendinize yakıştırırsanız biz de sesimizi çıkarmadan çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Dr. Güzelant, sağlık çalışanlarının ücretlerinin arttırılmasını talep etti.

20 Aralık 2015 Pazar

İzmir’deki ’paralel’ operasyonunda Peynirci ile avukat Mehmet karışmış


İZMİR’de Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato’nun yürüttüğü ’Paralel devlet yapılanması’ soruşturması kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince 40 adreste yapılan aramada avukat, akademisyen ve iş adamlarının da aralarında bulunduğu 58 kişiden 37’si gözaltına alındı. Emniyette sorgusu süren 37 kişiden 6’sı ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Serbest bırakılanların arasında olan Avukat Mehmet Girgin’in, ’peynirci Mehmet’ lakaplı aynı isimli kişiyle karıştırılıp operasyonda gözaltına alındığı iddia edildi. Avukat Girgin, "Sapla samanı karıştırıyorlar. Bana bu ızdırabı yaşatanlar hakkında şikayetçi olacağım" dedi.

İzmir merkezli olarak Malatya, İstanbul, Eskişehir, Muğla, Antalya’da, 57 kişiye yönelik olarak yapılan ’paralel yapı’ operasyonunda 37 kişi gözaltına alındı. Operasyonun İzmir’de geçen temmuz ayında yine ’paralel devlet yapılanmasına" yönelik düzenlenen operasyonun devamı niteliğinde olduğu ve o zaman gözaltına alınıp tutuklanan muhasebeci Ö.K.’dan ele geçirilen 15 yıllık makbuz ve ajandaların incelenmesi sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda yapıldığı öğrenildi. Yakalama kararı verilen bu 57 kişi dışında 1 şüphelinin daha bulunduğu, ancak sağlık sorunları nedeniyle hakkında gözaltına kararı verilmediği, belirtildi.

GÖZALTINDAKİLER

Gözaltına alınanlar arasında İzmir Vakıflar Bölge Müdürü K.İ., geçen temmuz ayında ’paralel yapı’ iddialarına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınanlardan bazılarının avukatı olan, Aktif Eğitimciler Sendikası’nın da avukatı İ.Ç., kanser hastası olan avukat H.T., 7 Haziran Genel Seçimleri’nde AK Parti İzmir 2’nci Bölge’den milletvekili aday adayı olan avukat Mehmet Girgin, bir giyim firmasının eski sahibi Ç.G., İzmir’de Bayraklı Belediye Başkanlığı için 2009 yerel seçimlerinde AK Parti’den aday gösterilen işadamı S.S.G., İl Genel Meclisi eski Üyesi İşadamı N.M, demirçelik tüccarı S.K, İl Genel Meclisi eski Üyesi ve Karabağlar İl Delegesi Ö.M, işadamı M.B.S., işadamı M.K., Erguvan Derneği yöneticisi A.K. de bulunuyor.

Haklarında yakalama kararı çıkarılanlar arasında ise Şifa Hastanesi’nin eski başhekimi M.A. ile diğer şüpheliler Ş.N.U. ve F.O.’nun da yer aldığı öğrenildi. Emniyette gözaltında bulunan 37 kişinin ifadeleri dün alınmaya başlandı. İfadelerin ardından 6 kişi serbest bırakılırken, 31 kişinin ifadelerinin tamamlanmasının ardından, yarın veya pazartesi günü adliyeye sevk edileceği belirtildi.

Peynirci ile avukat karışmış



Serbest bırakılanların arasında olan AK Partili Buca eski Belediye Başkanı ve geçtiğimiz Haziran’da aynı partiden milletvekili seçilen Cemil Şeboy’un avukatı olan Mehmet Girgin’in, henüz yakalanamayan ’peynirci Mehmet’ lakaplı esnafla isim soy isminin aynı olması nedeniyle yanlışlıkla gözaltına alındığı öne sürüldü. DHA muhabirinin telefonla görüştüğü avukat Mehmet Girgin şunları anlattı: 

"Sabahın karanlığında evimin kapı zili çalındı. Kapıyı açınca üç polis karşımda duruyordu. Kendileri nazik bir şekilde durumu izah etti. Üzerimi giyip, emniyete götürdüler. Evimi bile aramadılar. Emniyette gözaltına alınanların hiçbirini tanımıyorum. Bana ’senin burada ne işin var’ diyenler bile oldu. Baro başkanı ve 300’e yakın avukat gözaltı sırasında yanıma geldi. Benim siyasi çizgim belli. Asıl Mehmet Girgin ’peynirci’ lakaplı olan kişi. Kendisi henüz yakalanamamış. Benim bu kişilerle alakam yok. 50’ye yakın soru sordular. Sorulan sorularla ilgili cevaplar verdim. Bir tek benimle ilgili tespit edilen eski büromun telefon numarası. 2004 yılında bir koleje oğlumu okula kayıt yaptırmak için toplantıya çağrılmam için büromun telefon numarası yazılmış. Bu toplantıya bile gitmedim. Ben kurban bağışı bile yapmadım. Türkiye’de en büyük adaletsizlik, adalet mekanizmasının olmayışı. İş işten geçtikten sonra ’pardon’ demekle bu işler olmuyor. Bana ve aileme bu ızdırabı yaşatanlar hakkında davacı olacağım. Hukuki olarak sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağım. Sapla samanı karıştırıyorlar. Sabahtan beri telefonlarım susmuyor. Herkes geçmiş olsun diyor. Gece 01.30’da emniyetten serbest bırakıldım. Derdimi oradaki görevlilere zor anlattım. En sonunda beni amirlerine götürdüler. O da dosyamı inceledi, bir şeyim olmadığını görünce ’buraya kadar getirilmişsin, ifadeni alalım’ dedi. Ardından da serbest bıraktılar. Ben geçtiğimiz 7 Haziran’da AKP’den Milletvekili aday adayıydım. Partiye yıllardan beri hizmet ediyorum. İlçe başkanlığı ve il başkan yardımcılığı da yaptım. Operasyonla ilgili kimin imzası varsa onlar hakkında şikayetçi olacağım." 

Emniyet yetkilileri aynı ismi taşıyan iki kişinin olduğunu doğrularken, serbest bırakılan avukat Mehmet Girgin’in örgüt içinde faal bir çalışmasının tespit edilmediğini, firarda olan diğer Mehmet Girgin’in yakalama çalışmasının devam ettiğini belirtti.