-->

Çeviri

12 Haziran 2018 Salı

Bucaspor’da başkansız seçim

Bucaspor’da başkansız seçim
TFF 3'üncü Lig ekiplerinden Bucaspor tarihinin en ilginç genel kurullarından birini gerçekleştirdi. Mevcut başkan Ahmet Doğan’ın istifa etmesinin ardından yapılan kongrede aday çıkmayınca, kulübün kayyuma gitmemesi için geçici yönetim kurulu listesi oluşturdu. Ancak oluşturulan listede herhangi bir başkan belirlenmedi. Daha önce aday olacağını açıklayan eski başkan Çetin Kayışlı ise kararını değiştirdi ve son anda adaylıktan çekildi. Divan Kurulu’na sunulan 17 kişilik dosya oy birliği ile kabul edilirken, başkanın önümüzdeki salı günü gerçekleşecek yönetim kurulu toplantısından sonra belirleneceği ifade edildi.
Geçici göreve gelen yönetimin tekrar seçim kararı alacağı açıklandı. Bucaspor’da yapılan kongreye 440 delegenin sadece 81’i katıldı. Yönetim listesinde yer alan isimler ise şöyle: İrfan Bal, Hakan Özdem, Yılmaz Deniz, Murat Sidar, Ümit Alpay, Doğan Sarıkaya, Ümit Türkmen, Orhan Aslaner, Rıfat Doğan, Coşkun Yıldıdrım, Teymur Tamet, Zübeyir Kılıç, Melih Taner, Erkan Çiçek, Eşref Çakır ve Sait Öner.

8 Haziran 2018 Cuma

Bucaspor'da Doğan'dan taraftara cevap

TFF 3'üncü Lig ekiplerinden Bucaspor'un Başkanı Ahmet Doğan, ahmet doğan bucaspor ile ilgili görsel sonucuTaraftar Derneği Başkanı Mehmet Aydın'ın kendisi ve yönetimi hakkındaki iddialarına cevap verdi. Taraftarların, kulüpte yöneticiler tarafından vurgun ve soygun yapıldığı iddialarıyla Cumhuriyet Başsavcılığı ve İzmir Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne yaptığı şikayeti değerlendiren Doğan, "Son zamanlarda sosyal medya üzerinden şahsıma, yöneticilerimize ve camiamıza zarar vermek amacıyla kitleleri yanlış yönlendirme çalışmaları yapılmaktadır" dedi.
Ahmet Doğan, "Bizler bugüne kadar sustuysak, camiamıza ve kulübümüze zarar gelmemesini istediğimizdendir. Bu haberleri yapanlarla ilgili savcılığa başvuracağımızın bilinmesini isterim. Yapmış oldukları ithamları kanıtlamaya davet ediyorum. Savcılık nezninde araştırılma yapılmasını ve varsa suçlular cezelandırılmasını talep edeceğim. 11 Haziran'da gerçekleşecek genel kurulda kendi dönemimize ait tüm gelir ve giderlerin fotokopilerini delege üyelerimizle ve camiamızla paylaşacağım. Gereken açıklamayı kongrede yapacağım" ifadelerini kullandı.

7 Haziran 2018 Perşembe

Bucaspor taraftarı yargıya gitti

TFF 3'üncü Lig'e düşen Bucaspor'da taraftarlar, yönetimi ve kulübün avukatı olan İnanç Dinçsoy'u Cumhuriyet Başsavcılığı ve İzmir Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne şikayet etti. Bucaspor Taraftarlar Derneği Başkanı Mehmet Aydın, Bucafanclup grubunun sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kulüpte büyük vurgun ve soygun olduğunu iddia etti. Taraftarlar, Bucaspor'a verilmiş gibi gösterilen büyük miktarda paraların hiçbir zaman kulübe aktarılmadığı, verilmeyen paralara faiz işletildiği, kulüpte evrakın yok edildiği, bilgisayardaki bilgilerin silindiği, yöneticilerin eş ve dostlarını kulübe üye yaptığı, futbolcuların sözleşmelerinin uzatılmayarak haksız kazançların elde edildiği, futbolcuların basına açıklanan fiyatlarda satılmadığı ve oyunculardan elde edilen gelirlerin birilerinin cebine girdiği gibi birçok iddiayla yargının yolunu tuttu. 


Mehmet Aydın, yetkili mercilerden kulübe kayyum atanmasını talep ettiklerini söyledi. Aydın, kulübü soyanların en kısa sürede mahkemeye çıkacaklarına ve hapse gireceklerine inandığını ifade etti. Mehmet Aydın ve Avukat Ali Volkan Emir yaptıkları açıklamada, "Futbolseverler ve Bucaspor sevdalıları bilmelidir ki ülkemiz futbolunun gururlarından Bucaspor kimseye peşkeş çekilecek, kimsenin çiftliği gibi kullanacağı bir alan değildir. Hukuk ve adalet, bu sorumsuz yöneticiler ve yanındakilerden yaptıkları tüm hile ve oyunların hesabını soracaktır. Bucaspor, basiretsiz yöneticilerin sayesinde hızlı bir şekilde alt liglere düşmüş, yöneticiler buna müdahale etmek yerine koltuklarını kurtarmayı düşünmüşlerdir" ifadelerini kullandı. 

Açıklamanın devamında ise şu sözlere yer verildi: "Hiçbir zaman desteğimizi esirgemediğimiz takımımızı bu hale getiren ve halen ayak oyunları ile kendilerini kurtarıp takımı daha da dibe iten kulüp başkanı, yöneticileri ve avukatları hakkında İzmir Cumhuriyeti Başsavcılığı, İzmir İl Dernekler Müdürlüğü, Bimer ve Cimer ile TFF'ye suç duyurusunda bulunulmasına takımımızın taraftar derneği olarak karar verilmiş olması sonucunda bu kararı yerine getirerek tüm taraftarlarımız ile süreci paylaşacağız. Şikayet dilekçelerimizi ve sonuçlarını değerli futbolseverler ve Bucaspor sevdalısı taraftarlarımız ile paylaşacağımızı bildirir, saygılarımız ile basına ve kamuoyuna duyururuz."
 

5 Haziran 2018 Salı

.ŞAİR AYNUR AKÇAY.:CAN DA ÜŞÜR

CAN DA ÜŞÜR
Yanlızlığa güneş doğmaz
Can da üşür ten de üşür
Bu yürek bir yere sığmaz
Can da üşür ten de üşür

Ayrılığa düşen yasta
Beden iyidir gönül hasta
Olsan da yaz ağustosta
Can da üşür ten de üşür

Dönüp baksan neydi kalan
Yaşlarıydı göze dolan
Sonra dersin sevda yalan
Can da üşür ten de üşür

Yakar gönlü aşkın narı
Zarar çokta neydi karı
Yaz gelmez erimez karı
Can da üşür ten de üşür

Aşkın narına düşünce
Alırmış kara düşünce
Yanar yürek inca inca
Can da üşür ten de üşür

Demedim mi gönül sana
Bahar gelmez hiç bu yana
Dersin ayaz kaldı bana
Can da üşür ten de üşür

Yaşlar akınca gözünden
Yara aldım yar sözünden
Neler götürdü özünden
Can da üşür ten de üşür

Aynur dosta selam verdi
Hak bilene ömür serdi
Bize dönüp şöyle derdi
Can da üşür ten de üşür
                        ...ŞAİR AYNUR AKÇAY...KHA

2 Haziran 2018 Cumartesi

Fotoğraflarla mülteci çocukları anlattılar

Fotoğraflarla mülteci çocukları anlattılar
İZMİR Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İletişim Fakültesi öğrencilerinin geliştirdiği 'Çocuk gibi bak' projesi kapsamında mülteci çocukların sevinçleri fotoğraflara yansıdı. Bu fotoğraflardan oluşan bir sergi açıldı.
Mülteci çocuklara yönelik olumsuz algı ve söylemlere yönelik proje geliştiren İletişim Fakültesi öğrencileri, yıl boyunca Suriyeli mültecilerle yaptıkları etkinliklerden çektikleri fotoğrafları sergide anlattı. 18 genç iletişimcinin çektiği, mülteci çocukların 50'ye yakın fotoğrafı, Agora Alışveriş Merkezi'nde 6 Haziran'a dek gezilebilecek.
Sergi, İEÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ebru Uzunoğlu, öğretim üyeleri Doç. Dr. Selin Türkel, Aytül Özkan danışmanlığında öğrenciler Enginalp Erkısa, Bahadır Tunahan Civan, Alican Cura, Yiğit Kocayol, Yavuz Kaya, Ecem Çelik, Büşra Germir, Şevval Asena Çelik, Duygu Uçkaç, Buğu İrem Kaymakçı, Yasemin Ece Çiçek, Murat Yılmaz, Aytül Öteçelebi, Turuhan Alkır, Emre Ekin, İdil Tuba Salar, Erel Karanfil, Aytuna Yüken tarafından çekilen fotoğraflardan oluştu. Sergiye katılan mülteci çocuklar, alanda sek sek oynadı. Bir kolejin öğrencileri de etkinliğe katılarak çocuklara hikâye ve boyama kitabı hediye etti.
İEÜ İletişim Fakültesi Halklar İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü 4. sınıf öğrencisi Enginalp Erkısa, yıl boyunca mülteci çocuklarla birarada oldukları ve onlara karşı bakış açılarının çok değiştiğini söyledi. Projenin devamlılığını sağlamak istediklerini kaydeden Erkısa, "Yıl boyunca mülteci çocuklarla çok etkinlik yaptık. Bu süreçte onları yakından tanıdık. Özlemlerini, isteklerini daha iyi anladık. Onlarla sokak oyunları oynadık, resimler yaptık. Biz de onlar gibi çocuk olduk. Çocukların, din, dil, ırk ayrımı olmadan yaşadığını bir kez daha görmek bize çok şey öğretti. Bu nedenle onların heyecanını toplumumuza anlatmak istiyoruz" dedi

.

30 Mayıs 2018 Çarşamba

(KADER) İzmir Şube Başkanı Nuriye Çelik, 4 bin 200 milletvekili adayı arasında sadece 931 kadının bulunduğunu söyledi

Kadın adayların azlığına dikkat çekildi
KADIN Adayları Destekleme Derneği (KADER) İzmir Şube Başkanı Nuriye Çelik, 24 Haziran'da yapılacak genel seçimlere katılan partilerin 4 bin 200 milletvekili adayının arasında, sadece 931 kadının yer aldığını söyleyerek "Meclis yine bir erkek döneme hazırlanıyor" dedi.
İzmir'de üyelerin katılımıyla bir basın açıklaması yapan KADER İzmir Şube Başkanı Nuriye Çelik, 24 Haziran'daki seçimler için Yüksek Seçim Kurulu'na teslim edilen aday listelerine baktıklarında, partilerin kadın temsiliyetinde cimri davrandığını söyledi. Seçime katılan partilerin 4 bin 200 milletvekili adayı arasında sadece 931 kadının bulunduğunu söyleyen Çelik, bu kadın adayların da yalnızca yüzde 5.‘ünün birinci sıradan yer bulduğunu belirtti. KADER Başkanı Nuriye Çelik şöyle konuştu:

Herkese açık gibi görünen siyasal hakların uygulamada kadınların pek çoğuna açık olmadığını savunan Nuriye Çelik, toplumsal eşitliğin politik eşitlikle bağdaştırılmadıkça gerçek anlamda bir özgürlükten bahsetmenin mümkün olmadığını söyledi. Çelik, "Oysa bir toplumda demokrasi anlayışının gelişebilmesi için, kadınların siyasette daha etkili olmaları; tam demokrasiden söz edebilmek için ise kadınların siyaset dahil tüm karar mekanizmalarında eşit temsil ediliyor olmaları gerekmektedir. Kadınlarla ortaklaşmamış hiçbir siyasi yapı başarılı olamaz. Çünkü dünyanın yarısını kadınlar oluşturur ve gerçek ittifak kadınlarla yapılmış bir ittifaktır. KADER olarak yeni erkek döneme diyoruz ki, eşit temsil bir haktır. Kadınsız meclis yarım kalır" dedi."Bu tutumlarıyla; gerek parti programlarında gerekse seçim bildirgelerinde kadına ve kadın haklarına bolca yer veren birçok siyasi partinin aslında kadınları sadece seçmen olarak gördüğü ve asıl hedefinin kadınlardan oy alabilmek olduğu anlaşılmaktadır. Nüfusun yüzde 50'sini, seçmenlerin ise yüzde 51'ni oluşturan kadınların milletvekilliğine seçme ve seçilme hakkını elde edişlerinin 84. yılında listelerde sadece yüzde 22 oranında yer bulabilmiş olması bizlere gösteriyor ki; bu dönemde de her konuda olduğu gibi kadınlar hakkındaki kararları yine erkekler verecek. Üzülerek söylüyoruz ki meclis yine bir erkek döneme hazırlanıyor."

29 Mayıs 2018 Salı

İnşaat temelinden Roma dönemine ait kalıntılar çıktı

İnşaat temelinden Roma dönemine ait kalıntılar çıktı
 İZMİR'de, inşaat çalışması sırasında yıkımı yapılan binanın zemininde, Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen 'liman hamamı' kalıntıları bulundu. İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca arkeolojik sondaj çalışmalarının, parsel bütünlüğünde yapılması yönünde karar alındı. Arkeologlar Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Uhri ise bölgede artık bina yapılamayacağını, buranın arkeopark olması gerektiğini söyledi.
Konak ilçesi Ahmetağa Mahallesi'nde bulunan, mülkiyeti Vakıflar Müdürlüğü'ne ait olan, 120 yıllık Kaptan Mustafa Paşa İş Merkezi için yap-işlet-devret modeli ile 2016 yılında ihaleye çıkıldı. İhaleyi kazanan firma tarafından 12 Haziran 2016 tarihinde, çalışmalara başlandı. Binayı yıkarak, yerine alışveriş merkezi kurmak isteyen firma yetkilileri, beklemediği durumla karşılaştı. İş makineleriyle yapılan kazı çalışmaları sonrası binanın zemininde tarihi kalıntılara rastlanıldı. 3'üncü derece arkeolojik sit alanında kalan bölgede, inşaat çalışmaları durduruldu. İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun kararıyla bölgede sondaj yapılarak, kalıntılar incelenmeye başlandı. Aradan geçen 2 yıla rağmen çalışmalar bitirilemedi. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca geçen aylarda yapılan toplantıda, bir kez daha karar alındı. Kurul tarafından taşınmaz üzerinde yapılan sondaj çalışmalarının incelendiği ve inceleme sonucu Roma dönemine ait liman hamam yapısı olduğu düşünülen kalıntıların ortaya çıktığı görüşü paylaşıldı. Kalıntıların, alanın diğer taraflarında da devam ettiği yönünde görüşün hakim olduğunu bildiren İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca söz konusu yapı kalıntılarının tümünün ortaya çıkarılabilmesi için Müze Müdürlüğü'nün uygun göreceği teknik ve yöntemlerle sondaj çalışmalarına parsel bütününde devam edilmesi yönünde karar alındı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Kazı Başkanlığı'nın görüşleri kurula iletilecek, ardından alanla ilgili nihai değerlendirme yapılacak.
'BU ALANDA ARTIK BİNA YAPILAMAZ'
Çalışmaların sürdürüldüğü alanda, katıntılar her gün biraz daha gün yüzüne çıkarken, Arkeologlar Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Uhri, alanda bina yapılmasının artık mümkün olmadığını söyledi. Kaptan Mustafa Paşa İş Merkezi binasının temelinde, iç limanın bir ucunun (kuzeybatı) ortaya çıktığını kaydeden Uhri, limanın diğer ucunun ise Hisar Camii'nin bulunduğu yer olduğunu söyledi. Bu alanda bina yapılmaması gerektiğini belirten Uhri, öneride bulunarak, "Orası artık arkeopark olur. Kalıntılar tam olarak ortaya çıktıktan ve bölge tamamen temizlenip, açıldıktan sonra arkeopark yapılmalı" dedi.
Çevreci kimliği ile bilinen avukat Arif Ali Cangı ise 3’üncü derece arkeolojik sit alanı olan bölgenin, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıkları Bölge Kurulu tarafından 1’inci derece arkeolojik sit alanı olarak ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Alandaki kazı çalışmalarının devam etmesi gerektiğini kaydeden Cangı, İzmir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Konak Belediyesi’ne çağrıda bulunarak, şunları söyledi:
"Bu alanda İzmir'in tarihini değiştirecek eserler çıkabilir. Kültürel varlıklar tüm insanlığın ve kuşakların ortak değeridir; koruyup, gelecek kuşaklara aktarmak, tarihi ve vicdani sorumluluğumuzdur. Merkezi ve yerel idarelerin hukuki sorumluluğudur. Burası Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait. O nedenle korumak da vakıf olmanın doğal gereğidir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün korumacı bir şekilde yaklaşmasını, ona göre işlem ve eylem yapmasını bekliyoruz. İzmir Valiliği’ni, Büyükşehir Belediyesi ile Konak Belediyesi’ni de göreve çağırıyoruz."