-->

Çeviri

12 Kasım 2014 Çarşamba

MODERN ÇAĞDAKİ İLETİŞİM KOPUKLUĞUNU GİDERME YOLU -DOĞANAZ YÜRÜYÜŞLERİ-

"Doğa Yürüyüşü" diyorum. Sebebi ise bol bol yürüyor olmamız.Ev sahipliğini yapan Doğa bize ‘’Hoş geldiniz’’ diye kendi diliyle kendi rengi ile kendi güzelliği ile haykırıyordu. Dağlar yamaçlar , yokuş aşağısına inişler ve çıkışlar ayrı heyecan ayrı tat. İnanın bunu size tarif etmek mümkün değil. Ancak yaşamanız gerekiyor.
Türkiye'mizin gerçekten her bir köşesi cennetin bir parçası cennettin bir kopyası. Cennetin bir parçası kopyası, fotokopisi olan bu yerleri karış karış adım atarak görmek gezmek lazım. Öncelikle yaşıyor olduğumuz dünyadaki, burnumuzun dibindeki cennetin kokusunu duymak güzelliklerini gözlerimizle ruhumuzla görmek gerekiyor.Hatta hatta diyorum ki; Şart
İnsanım diyorsan eğer; insan olmanın tüm güzelliklerini doya doya yaşamak lazım. Modern çağımızdaki iletişim kopukluğu, sanal alemde kurtulmanın yolu, yardımlaşmanın, sevginin, dostluğun beraberliğin simgesi,Çarşıda pazarda göz ucuyla karşılaştığımız insanları yakından tanıma tanışma fırsatı yeni ve hata ömürlük olacak dostluklarınızın başlangıcı , makam mevkinin olmadığı etiketinizin değersiz olduğu ve birey bir insan bir kul olmanın keyfini aynı yolda doğada yürümenin Mutluğu güzelliği... Yaşamak istiyorsanız.Mutlaka görmeniz yaşamanız bu doğa yürüyüşlerine katılmanız gerekiyor.
Doğada neden yürümek? Karış karış toprağa adımlarken gördüğünüz doğadaki güzellikleri kuşları, ağaçları, manzaralı, gökyüzünü, güneşi, Rabbimin yarattığı tüm güzellikleri bu güzelliklerdeki sanatı çıplak olarak yada arkadaşlarınızla fotoğraflayarak anı kalıcı olmasını sağlıyorsunuz. Geçmişinize güzel bir hatıra bırakıyorsunuz.
Doğada Neden Yürümek? Hepimiz yaşam şartlarımız nedeniyle zamanla yarış halindeyiz yoğun iş temposu, stresli ortamlar nedeniyle bedenimiz negatif enerji ile dolu dolu oluyor. Bazen ne kadar pozitif düşünmeye çalışsak da bu bizde yüklü negatif enerjiyi atamadığımız için gelgitlerimiz ile uğraşmak zorunda kalıyoruz. Sağlık için, ideal beden için, stresten uzaklaşmak için doğaya gezinti ve doğa yürümek diyorum.
Doğada Neden Yürümek?sahip olduklarımızın değeri anlamak, en basit haliyle şu ,kullandığımız elektrik bile son derece normal günlük hayatımızda olağan imkanlar olarak bütünleştirmişiz. Elektiriğin bir saniye kesilmesi bizim internetinizin gitmesi, boşluk içine düşmemizin nedeni. Ne kadar elektrik ile çalışan aletlere bağlandığımızı robot haline geldiğimizi fark etmemiz için
Biliyor musunuz? Acaba Kardelen mahallesi adını verilen bir çok evde elektriklerin olmadığı gece aydınlanmanın gaz lambası veya ışıldak gibi ışık veren araçlar aydınlandıklarını biliyor mudunuz?. O cennet parçasının dağların yamaçların eteğindeki evlerin tıpkı yeni yerleşim yeri yeni mağara döneminden çıkan insanoğlunun toprağı ekip biçmeyi öğrenince göçebe hayatından kurtulup yerleşik hayata geçmesi gibi; ekmeği biçmeyi öğrenen insanoğlu deyince size bu değerli bilgiyi yazamadan geçemeyeceğim. Türkiye'nin tüm barbunya ihtiyacını Ovacık köyünden karşılandığını öğrenince buradaki insanlara verdiğiniz değer ve anlam sizde bir kat daha artıyor.
Doğada Neden Yürümek?İlk defa tanıştığınız yeni bir arkadaşınızla kol kola girip gördüğünüz sizin hoş olan güzellikleri birbirinize gösterip yorum almak, bilgi almak... Dedikodu yok, kıskançlık yok, çekememezlik yok. İnsanca sohbet etmek diyorum. Sohbet doğada yürüyerek başka bir umut başka bir ışık oluyor. Yani kendi ışığınız ile yeni tanıştığınız arkadaşınızın ışığı ile yolunuz daha aydın oluyor. Bu aydınlığı saçmak görmek için doğa yürüyüşüne katılmak şart yaşamak şart..
Doğada Neden Yürümek? Bu doğa Yürüşün de en uzun ömrü insanları yaşadığı coğrafi bölge yetiştirdiklerini görmek, tamamen organik bitkilerle karşılaşmak tamamen doğal şartlarda dolaşan hayvanları görmek(İnek, Keçi, Horoz, Hindi Vb). Ota, çallı ya ve ağaçlara dokunarak diliniz ile değil Ruh ve beden dilinizle ‘’Hoş bulduk’’ diyebilmek ve Doğanın dilini anlamak kadar anlam katıyor.'' Hoş geldiniz'' diye seslenen doğayı sizde ''Hoş bulduk'' demek istiyorsanız; lütfen..!! zaman zaman kabuğumuzdan çıkıp Doğaya misafir olun
Doğada Neden Yürümek?Normal hayatınıza döndüğünüzde bu Ödemiş Çevresi Bey Dağı hakkında konuştukları zaman sizde '' evet gördüm. Gezdim. O dağlarda yürüş yaptım. Grup arkadaşlarımla kahvaltı yaptık, köy kahvesinde oturup çay içtik ve sucuk ekmek yedik..Felekten kocaman hatta koskocaman bir gün çaldım. Diyebilmek için; doğa yürüyüşlerinde bulunmak gerekiyor. Yaşamak gerekiyor.Modern Çağımızın en büyük sorunu iletişimi siz burada o sorunu aşıyorsunuz.Size köylülerden selam, siz köylülere selam alıyorsunuz. Unuttuğunuz veya unutmak üzere olduğumuz İnsan olmanın en küçük ve en değerli soyut duygularımızdan sayılan sevgiyi saygıyı siz burada somuta çeviriyorsunuz.
İle de Yürek, İle de sevgi, İle de gönül dostluğu için..Doğan yürüyüşlerin devam etmesini ve bu doğa yürüyüşüne katılanların sayının artması dileğimle;
Nice doğa Yürüyüşlerinde buluşmak umuduyla...
27 kişilik gruptaki tüm arkadaşlarıma ayrı ayrı yüreğimin büyüklüğü kadar yüreğimle teşekkür ediyorum.
Sevgimle kalın.
Gülsüm Hicran Çaçur


11 Kasım 2014 Salı

Altılı 4 bin 565 lira verdi


Şanlıurfa'da koşulan at yarışları sonucunda altılı ganyan 4.565,85 lira ikramiye verdi. Türkiye Jokey Kulübü'nden yapılan açıklamaya göre, altılı ganyan 11, 11/12, 1/5, 1, 3, 14 şeklinde sonuçlandı. Yarışlarda 11/12, 1/5, 1, 3, 14 biçiminde neticelenen beşli ganyan 121,38 lira, 1/5, 1, 3, 14 şeklinde tamamlanan dörtlü ganyan 22,87 lira ve 1, 3, 14 biçiminde sonuçlanan üçlü ganyan da 3,03 lira ikramiye kazandırdı.

8 Kasım 2014 Cumartesi

Danıştay Yırca'daki santral için durdurma kararı verdi

Manisa'nın Soma İlçesi Yırcalı köylülerinin avukatı Deniz Bayram, termik santrale yaptıkları itirazı değerlendiren Danıştay 6. Dairesi'nin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini açıkladı.
MANİSA
Yırca Mahallesi köylülerinin avukatı Deniz Bayram, Soma'da yapılması planlanan termik santralle ilgili Bakanlar Kurulu kararına karşı yaptıkları "acele kamulaştırma kararının iptali" ve "yürütmeyi durdurma" başvuru üzerine Danıştay 6. Dairesi'nin yürütmenin durdurma yönünde karar verdiğini bildirdi.
Bayram, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bakanlar Kurulu kararına karşı "acele kamulaştırma kararının iptali" ve "yürütmeyi durdurma" amacıyla Eylül ayında Greenpeace Hukuk Derneği ve köylüler adına Danıştay'a dava açtıklarını söyledi. 
Danıştay 6. Dairesi tarafından görülen davanın karar aşamasında olduğunu kaydeden Deniz Bayram, yürütmenin durdurulması yönünde karar verildiği söyledi. 
Gerekçeli kararın pazartesi günü ellerine ulaşacağını ifade eden Bayram, şöyle konuştu:
"Dava eylül ayında başlamıştı ve yürütmeyi durdurma kararı alındı. Zaten en başından beri bu sürecin hukuka aykırı olduğunu söylemiştik. Buna ilişkin yürütmeyi durdurma kararı açtığımız gibi zeytinliklerin korunması için tüm idari birimlere de başvuru yapmıştık. Bu karar bugün alındı. Karar alınana kadar alanda pekçok kez ağaç kesimi yapıldı, bugün de yaklaşık altı bin ağaç söküldü. Bundan sonra hukuki süreç devam ediyor. Köylülerin mücadelesi var, onlar zeytincilik yapmak istiyor. Sorumlular hakkında gerekli hukuki yollara başvuracağız."

6 Kasım 2014 Perşembe

YÖK Başkanı Çetinsaya Başbakanlık Başmüşaviri olarak atandı

YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya'nın, Başbakanlık Başmüşaviri olarak atandığı bildirildi.
 
ANKARA
YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya'nın, Başbakanlık Başmüşaviri olarak atandığı bildirildi.

5 Kasım 2014 Çarşamba

TBMM Başkanı Çiçek,Parti kapatmalar kabul edilemez

TBMM Başkanı Çiçek, "Parti kapatmalar artık günümüzde kabul edilebilecek bir husus değildir" dedi.
ANKARA
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, parti kapatmaların artık günümüzde kabul edilebilecek bir husus olmadığını ifade etti.
Çiçek,  Altınpark'ta düzenlenen mobilya fuarının açılışının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, "HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, 'MGK'da HDP'nin kapatılması yönünde karar alındığına' ilişkin iddiası vardı. Türkiye'de hala partilerin kapatılma riski var mı?" sorusu üzerine Çiçek, şu yanıtı verdi:
"Bu türlü açıklamalar neye dayanıyor, ne kadar doğrudur, yanlıştır onu bilmem. Çünkü ben bahsettiğiniz belgenin görüşüldüğü MGK toplantısında bulunmadım. Ancak şunu ifade etmek isterim; ülkemizde geçmişte pek çok siyasi parti kapatıldı. Bu kapatmalar hiçbir zaman bekleneni de vermedi. Dolayısıyla parti kapatmaları doğru bulmam. Türkiye'de o kadar çok parti kapatıldı ki ister Anayasa Mahkemesi kararıyla ister geçmişte konsey kararıyla kapatılmadık kesim kalmadı. Onun için parti kapatmalar artık günümüzde kabul edilebilecek bir husus değildir. Bu işin bir yanı. İkincisi, hepimizin de kamu düzeninin tesisi noktasında en başta siyasi partilerimizin özel bir sorumluluğunun olduğunu da kabul etmek gerekir. Çünkü AİHM kararlarını da bu açıdan değerlendirmek gerekiyor. Siyasi partilerimiz demokratik, siyasi hayatın vazgeçilmez unsurudur. Anayasamızda bu çok açık olarak yazılıdır ve mahkeme kararlarında da bu vardır. Dolayısıyla siyasi partilerimize yönelik cebir ve şiddet içeren hiçbir eylemi asla tasvip etmeyiz, etmiyoruz."
Kamu düzeninin korunması ve sağlanmasında siyasi partilerin sorumluluk taşıdığını vurgulayan Çiçek, "Onlar da söylemlerine, eylemlerine dikkat etmeli, kendilerine Anayasadan sağlanan bu türlü teminatları, siyasi düşüncemizdeki yer ayırdığımız bu ayrıcalığı, kötüye kullanmamalıdır" diye konuştu.
Türkiye'nin hala yerli yerine oturtamadığı bir takım hususların olduğunu ifade eden Çiçek, şöyle devam etti:
"Bunlardan bir tanesi, geçmişte özgürlük-güvenlik dengesiydi. Özgürlük mü öne çıkacak güvenlik mi öne çıkacak? Hepimiz bir ortak mutabakata vardık ki özgürlükler uğruna güvenliği, 'güvenliği tesis edeceğiz' diye de özgürlüğü feda etmeyelim, bunu belli bir dengede tutalım. Ama şimdi benim Türkiye'de yaşananlardan gözlemlediğim bir husus var; bir tarafta özgürlük ama öbür tarafta da sorumluluğu göz ardı etmemek lazım. 'Benim özgürlüğüm vardır' diye herkes her istediğini yapamaz. Herkes her istediği yöntemi Türkiye'de kullanamaz. Bunların başında da cebir ve şiddet geliyor. Hepimiz bundan rahatsızlık duyuyoruz. Bir yerde bir özgürlük adına eylem var, masum vatandaşın camı çerçevesi indiriliyor, arabası yakılıyor, kamu araçları yakılıyor, molotofkokteylleri atılıyor, ondan sonra da diyoruz ki 'Bu özgürlük'... Böyle bir özgürlük dünyanın hiçbir yerinde yok. O halde en başta siyasi partiler olmak üzere bu özgürlük ve sorumluluk dengesinin kurulmasında da güzel örnekleri ortaya koymaya mecburuz."
"Olduğundan çok daha fazla anlam yüklemek doğru değil"
"HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, 'Milli Güvenlik Siyaset Belgesi Meclis'ten saklanıyor, Meclis'e gelmeli' diyor. Meclis Başkanı olarak sizin değerlendirmeniz nedir?" sorusuna da Çiçek, "Daha evvel de gelmez bunlar. Yeni bir şey değil bu. Bu türlü belgeler başka ülkelerde de vardır. Bunu bağlayıcı bir belge olarak da görmek doğru değil. Neticede devletin, devleti yönetenlerin dikkat etmesi gereken hususlarla ilgili bir kısım ilkeleri, iç ve dış tehditlere yönelik ilkeleri belirleyen, yol gösterici bir belgedir. Onun için buna olduğundan çok daha fazla anlam yüklemek de doğru değil" karşılığını verdi. 

4 Kasım 2014 Salı

Türkiye'de 25 bin kişi organ bekliyor

Sağlık Bakanlığı, son verilere göre, Türkiye'de yaklaşık 25 bin kişinin organ nakli için beklediğini bildirdi.
Sağlık Bakanlığı, son verilere göre, Türkiye'de yaklaşık 25 bin kişinin organ nakli için beklediğini bildirdi.
AA muhabirinin Bakanlıktan aldığı bilgiye göre, 21 bin 768 kişi böbrek, 2 bin 122 kişi karaciğer, 532 kişi kalp, 249 kişi pankreas, 39 kişi akciğer, 4 kişi kalp kapağı ve bir kişi ince bağırsak nakli için sıra bekliyor.
Toplamda ise 24 bin 715 kişi sağlıklarına kavuşabilmek için organ nakli bekleme listesinde umut arıyor. 
Beyin ölümü bildirimleri artıyor
Her geçen yıl beyin ölümü bildirimlerinde artış olurken, 2002'de 148 olan bildirim 2007'de 349'a ve bin 478'e çıktı. Son 12 yıl içinde toplam 10 bin 287 beyin ölümü bildirimi yapıldı.
Nakil sayılarına bakıldığında ise 2002'de kadavradan 307, canlıdan 438 olmak üzere toplamda 745 nakil gerçekleştirilirken, 2007'de 834'ü kadavradan, bin 175'i canlıdan toplamda 2 bin 9 ve dün itibariyle 858 kadavra, 2 bin 662 canlıdan toplam 3 bin 520 nakil yapıldı.
Son 12 yıl ele alındığında kadavradan 8 bin 708, canlıdan 23 bin 223 olmak üzere toplamda 31 bin 931 nakil gerçekleştirildi.

1 Kasım 2014 Cumartesi

Bucaspor mağlubiyetle dönüyor

PTT 1. Lig'de deplasmanda Antalyaspor'a konuk olan Bucaspor sahadan 2-1'lik mağlubiyet ile ayrıldı. 9. dakikada Antalyasporlu Emrah Başsan'ın kullandığı penaltı vuruşu, üst direğe çarparak oyun alanına geri döndü.

Stat: Akdeniz Üniversitesi
Hakemler: Onur Karabaş, Cumhur Altay, Ahmet Ayaz Antalyaspor: Ozan Evrim Özenç, Adem Alkaşi, Mehmet Sedef, Lokman Gör,
Zeki Yıldırım, Boum, Janda, Arif Şahin (Dk. 56 Sezer Badur), Emrah Başsan (Dk. 88
Serkan Atak), Gökhan Karadeniz (Dk. 83 Şahin Aygüneş), Diarra 
Bucaspor: Çağlar Şahin Akbaba, Ferhat Çulcuoğlu (Dk. 68 Emre Şahin), Gökhan Sinanoğlu, Nsaliwa, Zafer Çevik (Dk. 75 Berkin Kamil Aslan), İskender Alın, Henrique, Mehmet İncebacak (Dk. 79 Emin Aladağ), Erkan Taşkıran, Yasin Avcı, Batuhan İşçiler

Goller: Dk. 18 ve Dk. 82 Diarra (Antalyaspor), Dk. 89 Yasin Avcı (Bucaspor) 
Sarı kartlar: Dk. 10 Zeki Yıldırım, Dk. 38 Arif Şahin, Dk. 84 Janda, Dk. 88 Lokman Gör (Antalyaspor), Dk. 34 Gökhan Sinanoğlu, Dk. 59 Yasin Avcı, Dk. 67 İskender Alın (Bucaspor) 
Kırmızı Kart: Dk 78 Erkan Taşkıran (Bucaspor)