-->

Çeviri

23 Nisan 2018 Pazartesi

İnşaatta korkunç olay... 15 yaşındaki çocuk ve babası can verdi

Van’da inşaatı devam eden bir binanın üçüncü katında çalışırken elektrik akımına kapılan Kadir Kara (15) ile onu kurtarmaya çalışan babası Hasan Kara (57) yaşamını yitirdi, bir işçi yaralandı.

Olay, Van’ın Karşıyaka Mahallesi’ndeki Yazıcı Sokak’ta saat 13.30 sıralarında meydana geldi. Mahallede inşaatı devam eden bir binanın üçüncü katında çalışan Kadir Kara, inşaat demirinin elektirik tellerine temas etmesi sonucu akıma kapıldı. Baba Hasan Kara ile işçi Ahin Yetişir, Kadir Kara’yı kurtarmaya çalıştı. Ancak Kadir Kara olay yerinde hayatını kaybetti, Hasan Kara ile Ahin Yetişir yaralandı.

İnşaatta korkunç olay... 15 yaşındaki çocuk ve babası can verdi

Yaralılar olay yerine gelen ambulanslarla Lokman Hekim Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Durumu ağır olan Kara tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi, Yetişir’in tedavisi ise devam ediyor. Olay yerine gelen polisler, güvenlik şeridi çekip inceleme yaptı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

İnşaatta korkunç olay... 15 yaşındaki çocuk ve babası can verdi

22 Nisan 2018 Pazar

Buca'ya Tonguç ve Yücel heykeli

Bucaya Tonguç ve Yücel heykeli
İZMİR'in Buca ilçesindeki Kızılçullu Köy Enstitüsü'nün ruhunu yaşatmak isteyen Buca Belediyesi, İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yücel'in heykellerini yaptırdı.
Ege Bölgesine ve tüm ülkeye 1937-1952 yılları arasında damgasını vuran, yüzlerce sağlıkçı ve öğretmen yetiştiren Kızılçullu Köy Enstitüsü'nün ruhunu yaşatmak isteyen Buca Belediyesi, heykeltıraş Ömer Orcenar'a İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yücel'in heykellerini yaptırarak, Buca'ya armağan etti. Orgeneral Vecihi Akın Parkı'nda düzenlenen açılış törenine Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina'nın yanı sıra 9 Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ercan Akpınar, Yeni Nesil Köy Enstitüleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş, CHP Buca İlçe Başkanı Kasım Akdağ, CHP Kadın ve Gençlik Kolları yöneticileri, Buca Belediyesi Meclis Üyeleri, Buca Belediyesi Kent Konseyi Yöneticileri, Muhtarlar Derneği Başkanı Serkan Dağdelen ile çok sayıda vatandaş katıldı.
"EĞİTİM İÇİN İMKÂNLARIMIZI SEFERBER EDİYORUZ"
Başkan Piriştina açılış töreninde yaptığı konuşmada, Köy Enstitülerini hatırlayan herkesin kapatılması nedeniyle içinin sızladığını dile getirerek, "O gün atılan temellere o gün ortaya konan yöntemlere inanarak şimdi en azından kendi ilçemizde tüm imkanlarımızı seferber ederek eğitim ataklarımızı yapıyoruz. 3 yaşından alıp üniversiteyi bitirene kadar çocuklarımızın eğitimlerine destek oluyor, biraz tarımla, biraz müzikle, biraz sporla onları buluşturuyor, ücretsiz kurslar düzenliyoruz. Buca'da Köy Enstitüleri'nin ruhunu yaşatmaya çalışıyoruz" dedi.
Törene katılan Köy Enstitüsü mezunlarına seslenen Piriştina, "Biz tüm bu yaptıklarımızı Köy Ensitüsü ruhundan, siz değerli hocalarımızdan cesaret alarak yapıyoruz. İnşallah bizler görevdeyken, sağken bu tarihi yapıyı burayı yine eğitimin aydınlığın merkezi haline getirir, adını da tekrar Kızılçullu'ya çeviririz" diye konuştu. Başkan Piriştina, böylesine anlamlı bir heykelin açılışını yapmaktan onur duyduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Buradan geçerken, Kızılçullu'da gezinirken Köy Enstitülerinin kapatılmasına vesile olanlar, kapatıldığı için üzülenler, yarın tekrar açılması için heyecan duyanlar her buraya baktıklarında ne yapabiliriz eğitim için diye düşünsünler istedik. Yarınlar için birazcık kaygılananlar bu heykele baktığında biraz daha emek vereceklerdir."
"TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ NİTELİĞİNİ KAYBETTİ"
Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş ise yaptığı konuşmada bir 24 Kasım öğretmenler günü kahvaltısında Başkan Piriştina'dan Köy Enstitüleri'nin anısı için heykel sözü aldıklarını dile getirerek, "Sağolsun, sözünü tuttu ve bugün buradayız. Bugün Köy Enstitülerini neden arıyoruz? Türk Eğitim Sistemi iflas ettiği için arıyoruz. Türk Eğitim sistemi niteliğini kaybetti, nitelikli öğretmen yetişmiyor, adaletsizlik, eşitsizlik üretiliyor artık. Bu koşullarda biz Köy Enstitülerini anmaya devam edeceğiz. Bu heykeli bize kazandırdığı için Levent Piriştina'ya çok teşekkür ediyoruz" dedi.
"HALA OKULUMU ARIYORUM"
Kızılçullu Köy Enstitüsü'nün son dönem öğrencilerinden, emekli öğretmen 81 yaşındaki Sermin Kuyucaklı da onur konuğu olarak açılış törenine katıldı. Törende yaptığı konuşmada heyecanını gizleyemeyen Kuyucaklı, "Ben Kızılçullu'yu çok seviyorum. Hala okulumu arıyorum. Buradan geçerken muhakkak okuluma bakıyorum ve bilhassa o büyük saati gördüğümde çok mutlu oluyorum" diye konuştu.
İnkılap Mahallesi Muhtarı Cemil Yeşilbağ da Kızılçullu Köy Enstitüsü anısına yaptırılan heykel nedeniyle tüm mahalleli adına Başkan Piriştina'ya teşekkür etti. Tören sırasında Kızılçullu Köy Enstitüsü mandolin topluluğu da mandolinleri ile birlikte seslendirdikleri Ziraat Marşı ile katılımcılara duygusal anlar yaşattı.

21 Nisan 2018 Cumartesi

RİFAT SAİT:“Türkiye-Rusya arasındaki sıcak ilişkiler, Avrupa ve ABD’nin Balkanlar ve Ortadoğu’daki soğuk stratejilerini ve bu bölgelerdeki gelir kaynaklarını eritiyor”



AK Parti 24.Dönem İzmir milletvekili ve Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BASAM) Başkanı Rifat Sait,
 Balkanlarda yüz yıllardır süren Türk-Rus gerginliği, Avrupa ve ABD’nin işine gelmiştir. Türkler ve Ruslar birbirleriyle savaşıp kan akıttıkça, Avrupa ve ABD, Balkanların gelirini paylaşarak kendi taraflarına akıtmışlardır. Bu durum Ortadoğu için de geçerlidir. Balkanları ve Ortadoğu’yu detaylı incelediğinizde bunu görebilirsiniz, dedi.
Ancak son dönemde durumun değiştiğini belirten Sait, Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlık sadece Ortadoğu’da değil Balkanlar’da da stratejileri değiştiriyor, bu durum Avrupa’yı ve ABD’yi tedirgin ediyor, dedi.
Sait, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda düzenlenen “Avrupa’nın Geleceği” temalı oturumda yaptığı konuşmasına atıfta bulunarak önemli açıklamalarda bulundu.
BASAM Başkanı Sait, geçenlerde Avrupa Konseyinde Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un,  “Türkiye ya da Rusya’ya yönelen bir Balkanlar istemediği” sözlerini hatırlatarak, aynı Fransa benzer söz ve hareketleri Suriye için de denedi. Şimdi ise Türk-Rus ilişkilerini bozmak için siyasi fitneleri üretiyor, dedi. İlginç bir tevafuk, Kurtuluş savaşında da Sovyetler Birliği (Rusya) ile yaptığımız bir anlaşma ile İngilizler ve Fransızlar geri adım atmışlar, Yunanlılar yenilgiye uğratılmışlardı.
Macron’un  “Türkiye ya da Rusya’ya yönelen bir Balkanlar istemiyorum” sözlerini eleştiren Sait, kuşkusuz Fransa ve ortaklarının bu endişesinde, Balkanlarda hizmet veren Türk kurumları; TİKA, Yunus Emre Enstitüleri, Diyanet, Ekonomi Bakanlığı, Anadolu ajansı, TRT ve Dışişlerinin etkisi var dedi. Esasen Balkanları yıllardır Almanya, Fransa ve ABD’nin yönetmeye çalışıyor, Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşması, bu ülkeleri ciddi endişelere sevk ediyor, zira Balkan pastasını kaybedebilirler, dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un yaptığı açıklamalar bu yüzden önemlidir diyen Sait, uluslararası diplomasiye “Balkanization” (Balkanlaşma) yani böl-parçala-yönet,  tabirini Fransızlar eklediler, zira bölüp-parçalamayı çok iyi biliyorlar, dedi. 
Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un , Ankara-Atina hattında yaşanan Doğu Akdeniz geriliminde de hatalı olduğunu belirten Sait, Türk-Yunan gerginliğinde Fransa’nın maalesef Yunanistan’ın yanında yer aldığını belirtti.
“Fransa’nın Yunanistan’ın yanındayız” mesajı
Bilindiği üzere, Macron,  Avrupa Parlamentosundaki oturumda Avrupalı parlamenterlerin sorularını da yanıtlamıştı. Fransa Cumhurbaşkanı, Yunan muhafazakâr parlamenter Notis Marias’ın “Türkiye’nin saldırısı hâlinde, Yunanistan’ı savunur musunuz ve bu amaçla bir stratejik savunma anlaşması imzalar mısınız”şeklindeki sorusuna şu yanıtı vermişti:
Fransa, egemenliği saldırıya uğrayan her AB üyesi devletin yanında yer alacaktır. Skripal krizinde daha ilk andan itibaren İngiltere’nin yanında yer aldık. Doğu Akdeniz’de tehdit edilen Yunanistan’ın da daima yanında olacağız. Bu konuda birkaç gün önce Yunan Başbakanı Tsipras ile görüştüm. Bulunduğumuz yerde tutumumuz hep böyle olacaktır. Zira aramızda bu dayanışmanın olması müşterek egemenliğimizin kalbinde yatmaktadır
Fransa’nın bu tutumunu, stratejik bir çelişki olarak niteleyen Sait,  Fransa ile Türkiye birer NATO ülkesidir, dolayısıyla bir NATO ülkesi başka bir NATO ülkesi ile silahlı bir gerginliğe giriyorsa, Fransa’ya düşen görev bu iki ülkeyi barıştırmak ya da tarafsız kalmaktır, dedi. Zira bir NATO ülkesine yapılan saldırıyı diğer tüm NATO ülkeleri savunmakla yükümlüdür, böyle olunca Fransa iki NATO ülkesinin gerginliğinde tarafsız ve sessiz kalmak zorundadır, aksi halde Fransa NATO üyeliği ile AB üyeliği arasında bir seçim yapmak zorundadır, dedi.
Balkanlardaki milliyetçilik problemi çözülmelidir
Sait, Balkanlarda, parçalanma için en büyük tehdit ’in milliyetçilik olduğunu hatırlatarak Fransa, İngiltere ve Almanya bu hassasiyeti sürekli kaşıyor, acilen önlem alınmalıdır, dedi. Sait, 1700’lü yıllarda gerçekleşen Fransız ihtilalindeki milliyetçilik olayını olduğu gibi Balkanlara şırınga ettiler ve Balkanları karıştırdılar, dedi. Sırplara, milliyetçiliği verdiler sonra da Arnavutların üzerine sürdüler, daha sonra sözüm ona müdahale bahanesiyle Fransız uçakları Sırp mevzilerini bombalar gibi yaptılar ama boş yerleri bombaladılar, ardından NATO’nun İtalya’daki üssünden havalanan Türk ve ABD jetleri (Daha çok Türk pilotlar) Sırp hedeflerini birer birer vurunca, Sırbistan geri çekilmek zorunda kaldı, diyen Sait, ilginçtir Birleşmiş Milletler ’in Kosova girmesiyle,UNMIK Kosova Özel Temsilcisi Fransız Bemard KOUCHNER olmuştur, dedi. Hemen ardından ABD, Kosova’da Avrupa’nın en büyük askeri üssü olan Bon Steel’i yaptı. Osmanlı döneminden beri Balkanlardaki madenlere özellikle de Altın madenlerine ilgi duyan Almanya, aynı ilgisini gösteriyor. Bütün bu olayları eski Türk filmlerine benzeten Sait, “Yeşilçam filmlerinde bu sahne vardı. Birileri mahallelinin camını kırar, ardından oraya sözüm ona büyük rastlantı sonucu gelen camcı, kırılan camı onarırdı. Mahalleli de camcıya hem para verirdi hem teşekkür ederdi. “ Tıpkı bu durum gibi olaylar Balkanlarda yaşanıyor, kırılan camı da ABD ve AB ülkeleri onarıyor, oysa o camı kırdıran da onlar, dedi. 
Sait, Balkanlarda Sırplarla, Arnavutlar ve Boşnaklar arasında, Yunanistan ile Makedonya ve Arnavutluk arasında camların kırılmasını engelleyelim, camcıya (ABD ve AB ülkeleri) ihtiyaç kalmayacak, Balkanlara barışı getirelim, milliyetçiliği ve gerginliği çıkaralım, savaş değil, ticaret, turizm ve kültürel işbirliği getirelim, camcıya (ABD ve AB ülkelerine) ihtiyaç kalmayacak, sonuçta Türkiye, Rusya ve Balkan ülkeleri birlikte kazanacaklar, dedi.

20 Nisan 2018 Cuma

Dev üniversiteler ikiye bölünüyor

Hükümet, 15 yeni üniversite kurulması tasarısını Meclis’e sundu. Tasarıyla İstanbul, Gazi ve İnönü üniversiteleri bölünecek.

Yükseköğretim Kanunu ile Bazı KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Meclis’e sunuldu.
Buna göre, 15 yeni üniversite kurulacak.
İstanbul üniversitesinin 86 bin, Gazi'Nin 62 bin, İnönü Üniversitesinin ise 46 bin öğrencisi bulunuyor.
HACI BAYRAM VELİ ÜNİVERSİTESİ DE VAR İBN-İ SİNA DA
Tasarıyla kurulması planlanan yeni üniversiteler ise şöyle:
Gaziantep Bilim ve Teknoloji, Konya, Kütahya Sağlık, Malatya Turgut Özal, İstanbul İbn-i Sina, Ankara Hacı Bayram Veli, Sakarya Uygulamalı Bilimler, Samsun, Sivas Bilim ve Teknoloji, Tarsus, Trabzon, Kayseri ve Kahramanmaraş İstiklal üniversiteleri adıyla 13 yeni üniversite kurulacak. İzmir Tınaztepe ve İstanbul Tuna üniversiteleri adlarıyla ise iki yeni vakıf üniversitesi kurulacak

19 Nisan 2018 Perşembe

İzmir Tabip Odası'nda ikinci kadın başkan dönemi

İzmir Tabip Odasında ikinci kadın başkan dönemi
İZMİR Tabip Odası'nda 24 yıl aradan sonra bir kadın başkan seçimi kazandı. Demokratik Katılımcı Hekimler grubunun adayı Prof. Dr. Funda Barlık Obuz, yeni dönemde hekimlerin sorunlarının yanı sıra sağlık alanının sorunlarına da çözümler üretmeyi hedeflediklerini söyledi.
İzmir Tabip Odası'nın seçimli genel kurulunda Prof. Dr. Fehmi Akçiçek'in aday olduğu Hekim Güçbirliği grubu ile Prof. Dr. Funda Barlık Obuz'un aday olduğu Demokratik Katılımcı Hekimler grubu yarıştı. Seçmen sayısının 8354 olduğu seçimde oy kullananların sayısı 2493'te kaldı. 14 oyun geçersiz sayıldığı seçimde Prof. Dr. Funda Barlık Obuz 1389 oy alarak başkan seçildi. 24 yıl önce Zuhal Okuyan'ın başkanlık yaptığı İzmir Tabip Odası’nda, Funda Barlık Obuz ikinci kadın başkan oldu. Demokratik Katılımcı Hekimler olarak 12 yıl aradan sonra İzmir Tabip Odası'nın yönetiminde ve diğer tüm kurullarda çoğunluğu elde etmenin memnuniyetini yaşadıklarını anlatan Obuz, bu sonuçta emeği geçen, seçime katılarak destek olan herkese teşekkürlerini iletti. Seçime uzun süredir hazırlandıklarını ifade eden Obuz, şunları söyledi:
"Bu süreçte hekimlerin özlük haklarını, mesleki etik değerlerin korunmasını, halkın sağlık hakkını, nitelikli sağlık hizmetinin önemini vurguladık. OHAL sürecinde işinden olan ve güvenlik soruşturması nedeniyle atanamayan hekimlerin sorunlarını dile getirdik. İktidarın 15 yıldır uyguladığı Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın hem sağlık sisteminde hem de hekimler üzerinde oluşturduğu olumsuz etkileri belirttik. Şehir hastaneleri, son günlerde SGK geri ödeme listesine alınan geleneksel ve tamamlayıcı sağlık uygulamaları bunlardan bazılarıydı. Meslek örgütlerine ve özellikle Türk Tabipleri Birliği'ne yapılmak istenen müdahalelere karşı olduğumuzu anlattık. Savaşa karşı barışı, karanlığa karşı aydınlığı, özgürlüğü ve demokrasiyi savunduk."
Tüm meslektaşlarını kapsayan, şeffaf, demokratik bir yönetim biçimini benimseyeceklerini dile getiren Prof. Dr. Obuz, "Hekimlerin sorunlarının yanında, sağlık alanının sorunlarına da çözümler üreterek daha sağlıklı bir toplum ve yaşanabilir bir ülke ve dünya için çaba harcayacağız" dedi. Demokratik Katılımcı Hekimler, 7 kişilik yönetimin 5'ini kazandı. 6 dönemdir yönetimde olan Hekim Güçbirliği'nden 2 isim yönetime girdi.


Prof. Dr. Funda Barlık Obuz'un başkanlığındaki yönetim kurulu üyeleri arasında Op. Dr. Fatih Sürenkök, Op. Dr. M. Lütfi Çamlı, Doç. Dr. Nergül Çördük, Uzm. Dr. Firdevs Çetin Uysal ile Hekim Güçbirliği ekibinden Prof. Dr. Selahattin Fehmi Akçiçek ve Op. Dr. Ceyhun Balcı yer aldı.

18 Nisan 2018 Çarşamba

Saadet Partisi'nden ilk açıklama

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, açıklananın erken seçim değil baskın seçim olduğunu söyledi.Saadet Partisinden ilk açıklama

Temel Karamollaoğlu, Erdoğan'ın açıklamalarını şöyle değerlendirdi:
"Açıklanan tarih erken seçim değil baskın seçim tarihidir. Bu seçim tarihi Ak parti ve cumhur ittifakının ne kadar paniklediğinin işaretidir.
UYUM YASALARI BİLE ÇIKMADAN TÜKENDİLER
Uyum yasaları bile çıkmadan açıklanan bu tarih paniğin ve tükenmişliğin göstergesidir.  Lisanı hal ile diyorlar ki bizim ülkeyi artık 2 ay bile yönetebilecek gücümüz yok.
Maalesef bu iktidar hiçbir işi normal yollardan gerçekleştiremiyor. Hep anormal şeyler yapmak ve milleti şaşırtmakla meşguller.
BİZ HAZIRIZ
Biz söyledik. Hangi tarihte olursa olsun biz seçime hazırız. Ülkemize hayırlı olsun.
Aceleyle, panikle, tükenmişlik psikolojisi içinde aldıkları bu karar inşallah ülkemiz için, milletimiz için hayırlı sonuçlara vesile olacaktır. En hayırlı sonuçlarından biri de milletimizin bu iktidardan en erken bir şekilde kurtulmasının vesilesi olacaktır. "

17 Nisan 2018 Salı

Bucaspor kendine geldi

Bucaspor ateşten çıktı!
TFF 2'nci Lig Kırmızı Grup'ta zirve mücadelesi veren Afjet Afyonspor'u evinde 1-0 yenerek 5 hafta sonunda galibiyetle tanışan Bucaspor, kümede kalma umutlarını artırdı. 
Bucaspor'un en önemli rakiplerinden Bodrumspor, Menemen Belediyespor'a yenilirken Tuzlaspor da Etimesgut Belediyespor'la berabere kaldı. 3 takım bitime 3 hafta 31'er puana ulaştı. Yeni teknik direktörü Yüksel Kepoğlu yönetiminde sahadan 3 puanla ayrılan sarı-lacivertlilerde taraftarlar da uzun bir aradan sonra oyuncuları bağrına bastı. Yönetim alınan kritik galibiyetin ardından yaptığı yazılı açıklamada güzel günlerin kendilerini beklediğini ifade etti. 
Yönetimin mesajında, "Takımımız hem içeride hem dışarıda düşmanlarının olduğu ağır bir savaş vermektedir. Ancak bu düşmanlar bizim kenetlenmemize vesile oldu. Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina ve ekibi bize her zaman desteklerini verdi. Birlikteliğimizin daim olmasını diliyoruz. Stadımızı dolduran, takımımız her duraksadığında bir nefesle hepsine güç veren büyük taraftarımıza teşekkür ediyoruz. Umuyoruz her şey güzel olur. Takımımız üzerinde oynanan oyunların hepsini ortaya çıkaracağız. Hesap sorma vaktinin geleceğinin de tüm taraftarımızca bilinmesini isteriz" cümlelerine yer verildi. 
Bucaspor, kalan 3 haftada Menemen Belediyespor, Kastamonuspor 1966 ve Etimesgut Belediyespor'la karşılaşıp ligde kalmaya çalışacak.