-->

Çeviri

14 Mayıs 2019 Salı

Siparişleri götürürken kazada can verdi

Siparişleri götürürken kazada can verdi
İZMİR'in Bergama ilçesinde, köfte salonu işleten Nazmi Şimşek (27) siparişleri götürürken kullandığı motosikletin kamyona çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
Kaza, dün öğle saatlerinde Bergama ilçesi Kozak Yukarıbey Mahallesi'nde meydana geldi. Eniştesi Selçuk Demirtaş ile birlikte köfte salonu işleten Nazmi Şimşek, telefonla gelen siparişleri götürmek için yola çıktı. Şimşek yönetimindeki motosiklet, Yukarıbey Terzihalliler kavşağında kontrolsüz yola çıkınca A.G. yönetimindeki 35 NIE 15 plakalı kamyona çarptı. Kazada, başında kask olmayan Nazım Şimşek ağır yaralandı. İhbar üzerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Nazım Şimşek'in yaşamını yitirdiği saptandı. 
Nazım Şimşek'in cansız bedeni, yapılan incelemenin ardından Necla Mithat Öztüre Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı.
Jandarma ekipleri kamyon sürücüsü A.G.'yi gözaltına aldı.

11 Mayıs 2019 Cumartesi

45 Km Uzaklıktaki Nesneyi Legolas Gibi Görüntüleyebilen Fotoğraf Makinesi

Şangay'da bulunan Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin araştırma ekibi, 45 km uzaklıktaki objeleri görüntüleyebilen bir fotoğraf makinesi geliştirdi.
Son yıllarda araştırmacılar, hassas fotodetektörleri geliştirmek için daha fazla çalışmaya başladı. Bu dedektörler o kadar hassas ki, sadece tek bir fotonla 10 kilometre uzaktaki objeleri netleştirebiliyorlar. Ancak tabii ki iş burada bitmedi, fizikçiler bu mesafeyi daha da artırmak istedi. Çin’in Şangay’da bulunan Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Zheng-Ping Li tarafından yönetilen araştırmacı ekibi, 45 kilometreye kadar düzensiz yapılı bir şehrin içinde fotoğraf çekebilen bir kamera geliştirdi.
45 kilometre uzaklıktaki objelerin fotoğrafını çekmenin tekniği, en geniş veri noktalarını birleştirerek süper yüksek çözünürlüklü görüntüler elde eden bir algoritmayla birleştirilmiş tekli foton dedektörlerinden geçiyor. Bu yeni teknik, ilke olarak basit bile sayılabilir zira uzaklığı tespit etmek için lazer teknolojisi kullanılıyor.
Araştırmacı ekip, Şangay’daki Chongming Adası’nda bulunan bir binanın 20. katına bu kamerayı kurdu ve 45 kilometre uzaklıktaki Pudong Sivil Havacılık binasını görüntüledi.Teleskoplardan alınan geleneksel görüntüler, gürültüden başka bir şey göstermez ancak bu yeni teknik, 60 cm uzamsal çözünürlükte görüntüler elde edilmesini sağlıyor. Buradaki görüntü, 21 kilometre mesafede gün ışığında alınan görüntülerin potansiyelini gösteriyor. Zheng-Ping ve ekibi, “Sonuçlarımız, çok uzun mesafelerde bile yüksek çözünürlüklü, hızlı ve düşük güçlü 3B optik fotoğraflama konusunda yeni bir sayfa açtı” dedi.

10 Mayıs 2019 Cuma

Erken Seçim olur mu? İstanbul Seçimleri üzerine detaylı bir analiz *Rifat Sait

Erken Seçim olur mu?
İstanbul Seçimleri üzerine detaylı bir analiz
*Rifat Sait

Türkiye’de son dönemde çok ilginç şeyler oluyor. Düğmeye birileri çoktan bastı da Reis’in siyasi dehası ve milletimizin vakarlı duruşu, bazı istenmeyenleri engelliyor. Fakat sadece düğmeye basmakla kalmayıp gaza da basıyorlar. İçerden ve dışardan topyekûn bir saldırı söz konusu. Özeleştiri yapacaksak bu durumda bizim hiç suçumuz yok mu? Var elbette. En fazla kızdığım nokta da burası. Bu köşede bunları sık sık yazıp, tatlı uyarılarda bulundum. En büyük problem zamanı geldiğinde “kral çıplak” diyebilecek yüreklikte, çıkarsız sağlam dava adamlarının olabilmesi. Ama maalesef kimi zaman yalakalık, kimi zaman korkaklık, kimi zaman çıkarcılık ya da mevcut durumunu koruma endişesi, kimi zaman da adam sendecilik yüzünden “Kralım sen çok yaşa” diyenlerin sesi çok daha fazla duyuluyor.


Hz. Ömer  (RA) örneği

İran Seferi, Hazreti Ömer’in hilâfeti zamanında yapılmış ve bol miktarda ganimet elde edilmişti. Ganimetler arasında kıymetli kumaşlar da vardı. Harpten dönüldükten sonra ganimetler ashap arasında dağıtılmış ve herkes hissesine düşeni almıştı.
Hazreti Ömer, kendisininki ile oğlu Abdullah’ın kumaş hissesini birleştirerek üzerine bir hırka diktirdi.
Bir Cuma günü üzerindeki yeni hırkasıyla hutbe irad etmeye çıkıp:
_ “Ey mü’minler beni dinleyin ve bana itaat edin” diye seslendiği zaman, ashaptan biri ayağa kalktı ve:
_ “Üzerindeki elbisenin hesabını vermedikçe seni dinlemiyor ve sana itaat da etmiyoruz. Çünkü ganimetten bize düşenle bir elbise yapmak imkânsızdı. Sen nasıl oluyor da elbise olabilecek kumaş alabiliyorsun” dedi.
Hazreti Ömer o ashabın konuşmasını dinledikten sonra, oğlu Abdullah’a:
_ “Ey Ömer’in oğlu kalk cevap ver” dedi. Abdullah bin Ömer, ayağa kalktı:
_ “Allah’a yemin ederim ki, babamın üzerindeki kumaşın yarısı benim hisseme düşen kumaştır. Babam ikimizinkini birleştirdikten sonra elbise yaptı” diyerek meseleyi izah etti. 
Hazreti Ömer’in oğlunu dinleyen sahabe tekrar ayağa kalkarak:
_ “Ya Ömer, şimdi konuş. Hem seni dinliyor ve hem de itaat ediyoruz” dedi. Hazreti Ömer de ancak ondan sonra hutbesini okumaya devam etti.

Reis’e soru sorabilmek

Hz. Ömer (RA) daha yaşarken cennetle müjdelenen 10 kişiden biriydi. İslam’ın halifesi ve İslam devletinin başkanıydı. Sert bir mizacı vardı. Pek çok kişi ondan çekinirdi. Cennetle müjdelenecek kadar sağlam bu İslam Devletinin başkanına böyle bir soruyu sorabilmek büyük cesaret isterdi. Ancak cesaretten ziyade, dava adamı olmak gerekti. Mesela böyle bir soruyu veya benzerini külliyedeki bir kalabalık toplantıda Reis’e sorduğunuzu düşünün. Diyeceğim o ki; onu seven ve saygı duyan etrafındaki arkadaşlarımız soru sorabilsinler, yanlış gördükleri şeyleri uyarsınlar, tavsiyelerde bulunsunlar. Bunu Allah rızası için yapsınlar.

Bizi şikâyet edenlere selam olsun

Bunları neden yazıyorum biliyor musunuz? Şimdi bu yazdıklarımdan dolayı bazı at gözü ile bakanlar, Reis’e gidip bizi şikâyet edecekler. Rifat Sait, sizi eleştiriyor efendim diyecekler. Varsın yapsınlar. Allah büyüktür. Biz yine doğru bildiklerimizi yazıp, söyleyeceğiz. Ama asla saygısızlık yapmayacağız, haddimize düşmez Allah korusun.

Kibirliler, mütevazı gibi görünüyor
Bilmiyorum yanındakiler Reisin kendisine bazı şeyleri söyleme cesareti bulabiliyorlar mı? Doğru olanları tenzih ediyorum. Hepsi değil ama Tayyip beyin etrafında, parti üst kademelerinde, devletin içinde, bürokraside bu davaya, kendisine, ülkemize, İslam âlemine büyük zarar veren bir takım insanlar var. Bunlardan bazıları çok yakın olanlar. Kendisiyle beraber olduklarında acayip mütevazı olan bu kişiler, kendisinden aldıkları güçle, dışarıda öyle bir kibirli insana dönüşüyorlar ki, Allah korusun. Bunların o yüzünü Reis görse zaten gerekeni yapar. Ama dediğim gibi içerde başka dışarda başka stratejisi. Bizim eski vekillerin whatsapp gruplarındaki mesajlaşmaları istetip okumasını istirham ederim. Eski vekillerin telefonlarına çıkmayan, onları adeta aşağılayan çok büyük makamdaki insanlar büyük kul hakkına giriyor ve küskünlüklere neden oluyorlar. Anlatacağımız çok şey var, burada yazmak yanlış olur, sorulursa detaylı anlatmaktan büyük mutluluk duyarız.


Reis’e giden yanlış bilgiler

Bunların dışında seçim dönemlerinde aday belirlemelerde gerekli arkadaşlarımızla istişare edilmemesi de küskünlüklere neden oldu. Bırakın küskünlüğü yanlış kararlar alınıp, istenmeyen sonuçlar almamıza sebebiyet verildi. Bu yanlış bilgiler Reis’e de verilerek onu da yanılttılar maalesef.

Bürokrasi ve teşkilatlarda beklenen müdahale
Bütün bu yapılanlar bazı arkadaşlarımızı küstürdü. Bazıları gönül koydular. Açıkçası her kes Reis’ten sabırsızlıkla ve ivedilikle müdahale bekliyor. AK Parti içinde, seçimi de olumsuz etkileyen böyle bir küskünlük durumu var. Herkes Reis’i çok seviyor ama müdahale gecikilince ister istemez gönül koyup mecburen köşesine çekilebiliyorlar. Bunlar hainlik yapmazlar ama kalplerindeki kırgınlık dualarındaki aşkı azalttı. Bu insanlarla acilen ahde vefa ile gönül alma atağına geçmemiz gerekiyor.

Hem kazanılan hem kaybedilen bir seçim
Geçtiğimiz yerel seçimleri,  analiz yapmak isteğimizde zorlanıyoruz zira tam olarak net değiller. Oyların genelinde AK Parti birinci parti. Cumhur ittifakı da %52,4 ile güçlü durumda. Ama İzmir, Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Eskişehir, Aydın gibi büyük şehirlerdeki durum AK Parti açısından üzücü. Allah var Şimdi bu durum seçimi gönülden ve doyasıya kutlamamızı engelliyor. Hem kazanılan hem kaybedilen bir seçim.  Böyle olunca, sonuçların bu şekilde çıkmasına da kısmen etken olan küskünlükler, seçim sonuçlarının negatif etkisi ile olumsuz bir devri daime maruz kalıp siyasi bir psikolojik etkiye girdiler. Bu psikolojik durum, etrafına belirsizlik ve güvensizlik salgılamaya başladı.

İhtiyaç duyulan yenilikler
Reis sürekli teşkilata moral vermeye ve onları canlı tutmaya çalışıyor. Zaten o olmasa yıkılıp giderdik. Ancak sürekli Reisten bir şeyler beklemek onu da yıpratabilir ve daha da kötüsü etkisini azaltabilir. Yeni fikirlere, yeni heyecanlara, yeni değişimlere ihtiyaç var.

“Crowding Out”
Diğer yandan ekonominin de durağanlaşması olumsuz etki yapıyor. Piyasada likidite ihtiyacı çok yüksek. İşadamları uygun faizli kredilerin peşindeler. Ancak kredi temininde zorlanıyorlar. Dövizdeki artış da olumsuz etki yapıyor. Piyasada “Crowding Out Effect” denilen ekonomik bir durum söz konusu. Yani iş adamları yatırım yapacakları yerde parasını daha karlı ve garanti gördükleri banka faizlerine veya dövize yatırıyorlar. Bu da yatırımları durduruyor.
24 Haziran seçimleri iptal olur mu?
Siyasetteki belirsizlik, Ekonomideki durağanlık ve teşkilatlardaki psikolojik durum beraberinde bir seçimi getirir mi bilemiyorum. Ancak hiç değilse  konuşulmasını sağlıyor. Tabiki erken seçim istenmeyen bir durum. Ülkeye büyük zarar verebilir. Aslına bakarsanız hiçbir parti de erken seçimi telaffuz edemez. Halktan tepki alır. Ancak gönüllerindeki durum farklı olabilir. Öyle düşüyor demiyorum ama yaşadığı her sıkıntılı durumda Reis halka giderek güç kazanmıştır. Mevcut durumda da böyle bir ihtiyaç hâsıl olur mu bilemiyorum. Aynı şekilde muhalefet de Büyükşehirleri kazanınca heyecanlanmış ve iştahlanmış olabilir. Ama dediğimiz gibi kimse erken seçimi telaffuz edemez. Zira halktan tepki almaktan çekinirler. Şeytanın avukatlığını yaptığınızda öyle bir durum olmalı ki kimse istemesin ama kendi kendine oluşsun. Mesela, CHP olağanüstü olarak 24 Haziran seçimlerinin yenilenmesi için YSK’ya başvurdu. Gerekçeleri, iptal edilen İstanbul seçimlerindeki neden gibi sandık başkanlarının devlet memurlarından olması gerektiği. YSK nasıl bir karar verir bilmiyorum ama 24 Haziran seçimlerini iptal ederse alın size doğal ortamda erken seçim. YSK’nın karar verdiği seçim olunca halkın siyasilere tepkisi de olmaz. Bütün bunlar bizim hayal fikirlerimiz. Kimse altında bir buzağı aramasın. Ha bu arada olmaz ya diyelim ki erken seçim veya 24 Haziran seçimlerinin yenilenmesi oldu, o durumda İstanbul seçimlerinin yenilenmesine tepki gösteren kesimlerin ateşi düşürülür ve denge sağlanır diye düşünüyorum. Bu da hayali bir fikir işte.

Siyasileşen sanatçılar
İstanbul seçimlerinin yenilenmesine tepki gösteren bazı sanatçı, sporcu ve iş adamlarına kızmamak lazım. Demokratik olarak doğal tepkilerini gösteriyorlar. Ayrıca ne güzel değil mi? Herkes hangi tarafta olduğunu alenen açıklamış oluyor. Herkesi de tanımış oluyoruz.
İstanbul’un AK’lanması ve paklanması lazım
İstanbul seçimlerine kara kara kuşkular düşmüştü. Bu yüzden bu seçimlerin Ak’lanması birilerini de akıllanması gerekiyor. CHP’lilerin ağzında anlaşılan önceden birileri tarafından belirlenmiş “Her şey çok güzel olacak “ cümlesi aslında doğru bir cümle. Ama öncesinde Binali yıldırım Başkanımızla “Sandıkları paklayalım, İstanbul’u aklayalım” ki:   daha sonra emin olun ki her şey çok güzel olacak inşallah.  

CHP’den Algı operasyonu
Bu arada CHP’liler ilginç bir algı taktiği yapıyorlar. Sözüm ona birileri, “Geçen seçimde Binali beye verdim ama bu yapılanlardan sonra şimdi İmamoğlu’na vereceğim “ diyor. Ama bunu diyenlerin çoğu zaten CHP’li ve geçen seçimde de CHP’ye vermiş ama bunu yaparak AK Partiye oy verenlere algı oluşturmak istiyorlar. Buna benzer şekilde çeşitli atraksiyonlarla AK Partili seçmenleri etkilemeye çalışıyorlar. Bu şekilde bir kamuoyu oluşturuyorlar.


Karşı taraf birleşiyorsa bizim birleşmemiz şarttır
Şimdi bakıyorsunuz Saadet partisi veya Komünist partisi adayı, CHP’nin adayı  Ekrem İmamoğlu için çekileceğini  belirterek algı oluşturmaya çalışıyor. Görünen o ki karşı taraf CHP + Saadet + İP + FETO+ABD… vs. birleşecek Binali Yıldırım karşısında birleşip güç oluşturuyor. Aklıma nedense Ali İmran süresi 173.ayet geliyor. Yüce Allah burada buyuruyor ki: Bir kısım insanlar, müminlere: "Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının onlardan!" dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!" dediler. Evet, aynen bu ayetteki gibi, karşı taraf birleşirse biz de birleşeceğiz. Bunun başka bir alternatifi ve de lüksü de yok. Tüm küskünlerle barışacağız. Tüm teşkilatlarımızı bir araya getireceğiz. Onlar Ekrem’de birleşiyorsa biz de Binali’de Binlerce Ali binlerce Ahmet olacağız inşallah.

İstanbul için yapılması gerekenler

Diğer tüm olasılıkları bir tarafa atın ve sadece İstanbul seçimlerinin yenileneceğini düşünün. AK Parti’nin İstanbul’da seçim kazanması beklenen bir olasılıktır. Ancak yine de aşağıdaki reçete çok önemli.
1-Bibali Yıldırım tam yetkili olacak ve en ön plana çıkartılacak, bu seçimde Binali Yıldırım markası kullanılacak, kimse ona köstek olmayacak aksine destek olacak. Böyleleri varsa derhal değiştirelecek.
2-Ayıştırıcı, kavgacı, tepki alacak söylemler yerine birleştirici cümle ve aklıselim stratejiler kullanılacak
3-AK Parti içindeki küskünlükler derhal çözülecek, gönüller alınacak, parti içinde herkes davet edilecek, kimseyi kaybetme lüksümüz olmadığı bilinecek.
4-Demografik yapılara göre İstanbul’da Balkan Göçmenleri, Kürtler, Erzurumlular, Sivaslılar, Konyalılar, Karadenizliler yoğun olduğu yerlerde onlara destek ve yakınlık olan stratejiler uygulanacak. Özellikle İstanbul’da yaşayan 6 Milyon kadar Balkan Göçmeninin ikna edilmesi gerekiyor. Bunlara parti içinde aidiyet duygusu gelişsin diye fahri ve gerçek görevler verilecek.
5-Romanlar, Sulu kulede ve diğer bazı yerlerde kentsel dönüşüm vesilesiyle yerlerinde edildi ve uzak yerlere taşınmalarına neden olundu. Bu yüzden bazıları küskün. İstanbul’da Yaklaşık 250 Bin Roman’ın yaşadığı biliniyor. Bunların kazanılması gerek.
6-Genel Merkez’de, İstanbul’da ve diğer yerlerde görev yapan AK Parti teşkilat mensuplarından bazıları ve yine bazı bürokratlar mütevazılığı bırakmışlar ve kibirli davranıyorlar. Bunların partiye katma değerleri de yok ama sadece Tayyip beyden aldıkları güçle etkili olmaya çalışıyorlar. Yine buna benzer olarak AK Parti içindeki AKP’liler, kripto Fetocular, rantçılar acilen tespit edilmeli ve ayıklanmalıdır.
7-AK Parti İstanbul teşkilatının Binali beye tam destek vermesi, bütünleşmesi ve inanması gerekir. Arızalar varsa tespit edilmeli ve çözümlenmelidir.
8- Gençler, AK Partiye bira uzak duruyorlar. İstanbul’daki geçler için özel çalışma yapılmalı, gençler mutlaka kazanılmalıdır.
9-Sandıklara sahip çıkmayı söylemiyorum bile zaten bu gelişmelerden sonra yoğurt üflenerek yenilecek.
10- Çok büyük projeler yerine, halka dokunan, bizzat cebine katkı sağlayacak çalışmalar yapılmalıdır.
11- Eski ve yeni tüm AK Parti milletvekilleri derhal çağırılarak büyük bir istişare yapılmalı ve hepsi seferber edilmelidir. Ancak kim kime dumduma veya saldım çayıra Mevla’m kayıra değil, her kesin bağlantılı olduğu demografik gruplara göre çalışma bölgeleri oluşturulmalı ve çalışma planlaması yapılmalıdır.


* RİFAT SAİT *KHA.
24.Dönem AK Parti İzmir milletvekili (http://www.akparti.org.tr/tbmm/ozgecmis/23653 )
Balkan Günlüğü Gazetesi Başyazarı (www.balkangunlugu.com )
İzmir ATİK İstişare Konseyi Başkanı (http://www.izmir.atikuemp.com/btkb.php?bl=2 )
BASAM (Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanı (http://www.basam.org.tr/ )


8 Mayıs 2019 Çarşamba

Foçalı karateci Kaan altın madalyayı kaptı

Foçalı karateci Kaan altın madalyayı kaptı
TÜRKİYE Karate Federasyonu tarafından Balıkesir'de düzenlenen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı İllerarası Karate Turnuvası'nda Foçalı minik karateci Kaan Yüksel altın madalya kazandı. Balıkesir Şehit Turgut Solak Spor Salonu'ndaki organizasyona Balıkesir, Bursa, Çanakkale, İzmir, Konya, Manisa, Sakarya, Uşak ve Yalova'dan birçok kulüp ve sporcu katılırken, Foça Reha Midilli İlkokulu 4. sınıf öğrencisi minik karateci Kaan Yüksel, 2009 yaş +45 kategorisinde tüm rakiplerini geride bırakarak birinci oldu.

7 Mayıs 2019 Salı

Şehit ailelerine ve gazilere devlet övünç madalyası ve beratı verildi

Şehit ailelerine ve gazilere devlet övünç madalyası ve beratı verildi
İZMİR Valiliği'nin Sabancı Kültür Merkezi’nde düzenlediği 'Devlet Övünç Madalyası Rozet ve Beratı' tevcih töreni ile 13 şehit ailesine ve 8 malul gaziye devlet övünç madalyası ve beratı takdim edildi. Şehit ailelerinin gururlandırıldığı törende duygusal anlar yaşandı.
İzmir Valiliği Sabancı Kültür Merkezi’nde 'Devlet Övünç Madalyası Rozet ve Beratı' tevcih töreni düzenledi. İzmir Valisi Erol Ayyıldız’ın isimleri tek tek okunan, Şehit Fethi Sekin’in ailesinin de içinde bulunduğu 13 şehit ailesi ve 8 malul gaziye devlet övünç madalyası ve beratı takdim ettiği törende gurur ve hüzün bir arada yaşandı. Şehit ve gazilerin özgeçmişleri ile Bakanlar Kurulu kararının okuduğu törene, Vali Erol Ayyıldız, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep, CHP Milletvekili Atilla Sertel, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran katıldı. Ailelerin madalya ve beratları alırken göz yaşlarına hakim olamadığı törenin açılış konuşmasını yapan Ayyıldız, "Huzurlarınızda bir kez daha vurgulamak isterim ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak vatan ve millet uğruna şehitlik ve gazilik mertebesine yükselmiş evlatlarımızı asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Canlarının bir parçası olan evlatlarını kaybetmiş olmalarına rağmen 'Vatan sağ olsun' diyen şehit ve gazilerimizin aileleri her zaman bu milletin baş tacı olacaktır" dedi.
'YAVRUMUZU VATANIN BEKASI İÇİN VERDİK'
Törene katılan şehit babası Uğur Salim Karaman duygularını dile getirerek, "Bir Mehmet gider, bir tanesi geri gelir. Yavrumuzu vatanın bekası için verdik. Gururluyuz, buruk bir gurur. Şehadet yüce bir mertebe. Devlet büyüklerimize şükranlarımızı sunuyoruz böyle bir madalya ile bizi teselli edip, onurlandırdılar" diye konuştu.

4 Mayıs 2019 Cumartesi

Paraguay Dışişleri Bakanı Efes'i gezdi

Paraguay Dışişleri Bakanı Efesi gezdi
PARAGUAY Dışişleri Bakanı Luis Alberto Castiglioni, İzmir'in Selçuk ilçesindeki dünyaca ünlü Efes Antik Kenti gezdi.
Ülkesinin Ankara Büyükelçiliği'nin açılışı için Türkiye'ye gelen Paraguay Dışişleri Bakanı Luis Alberto Castiglioni, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Efes Antik Kenti'ni ziyaret etti. Dün Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile birlikte büyükelçiliği açan Bakan Castiglioni, bu sabah beraberindeki heyetle Efes'e geldi. Kenti gezen Castiglioni, Efes çıkışındaki restoranda nar suyu içti. Efes Antik Kenti'ni çok beğendiğini söyleyen Bakan Castiglioni, gösterilen konukseverlik için teşekkür etti.

2 Mayıs 2019 Perşembe

İnternet kablosuyla kendisini astı

İZMİR'in Karabağlar ilçesinde Şükrü Y. (55), internet kablosuyla kendisini tavana asarak intihar etti. 
Olay, dün akşam saatlerinde Abdi İpekçi Mahallesi'nde meydana geldi. Psikolojik sorunları olduğu iddia edilen Şükrü Y., yaşadığı 2 katlı evin teras katına çıktı. Şükrü Y., burada tavana bağladığı internet kablosuyla kendisini asarak intihar etti. Bir süre sonra çatı katına çıkan eşi, Şükrü Y.'yi asılı görünce komşularından yardım istedi. İhbar üzerine gelen sağlık ekipleri, Şükrü Y.'nin hayatını kaybettiğini belirledi. Şükrü Y.'nin yakınları sinir krizleri geçirdi.
Şükrü Y.'nin cansız bedeni, olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.