-->

Çeviri

11 Şubat 2020 Salı

Buca'nın temizlik raporu: Şikayetler yüzde 70 azaldı

Bucanın temizlik raporu: Şikayetler yüzde 70 azaldı
İZMİR'in en kalabalık ilçesi Buca'da, vatandaşın temizlik hizmetlerine ilişkin taleplerinin yüzde 95'i çözüme kavuşturulurken, şikayet oranı yüzde 70 oranında azaldı.
Vatandaşların daha temiz ve düzenli bir çevrede yaşayabilmeleri için çalışmalarını sürdüren Buca Belediyesi, yaptığı hamlelerle vatandaşın memnuniyet düzeyini arttırdı.  Göreve başladığı andan itibaren temizlik işleri, park ve bahçe bakımı, fen işleri gibi alanlarda gerçekleştirdiği düzenleme ile kentin temel sorunlarının çözümü için çalışan Buca Belediye Başkanı Av. Erhan Kılıç, gözle görülür bir değişime imza attı. Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin eksiklerini tamamlayarak daha verimli bir çalışma olanağı sağlayan Kılıç, Buca'da adeta temizlik seferberliği başlattı.
ŞİKAYETLER YÜZDE 70 AZALDI
Sokak sokak, mahalle mahalle gerçekleştirilen temizlik seferberliği kapsamında, kent temizliğinde kalıcı değişimler gerçekleştirildi. Buca Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi'nden alınan verilere göre son 6 aylık dönemde sosyal medya, çağrı merkezi ve internet üzerinden yapılan temizlik ve bakımla ilgili taleplerin yüzde 95'i hızlı bir şekilde hayata geçirildi.  Yapılan çalışmalar sonucunda ise belediyeye temizlik ve bakımlarla ilgili gelen taleplerin yaklaşık yüzde 70 oranında azaldığı ifade edildi.
BUCALININ TEMİZLİK SORUNU KALMAYACAK
Çalışmalardan duyduğu memnuniyeti ifade eden Kılıç, "Sosyal medya hesaplarımda, Buca sokaklarında, kıraathanelerde, parklarda, mahallelerde,  hemşerilerimizle bir araya geldiğimde, en çok şikayet aldığım konu temizlik ve bakım konusuydu. Göreve geldiğim günden beri hem saha çalışmalarında, hem işin koordinasyon çalışmalarında bu işe özel önem gösterdim. 3 aylık koordine çalışmalarından sonra yaptığımız 6 aylık saha çalışmasının ardından çok güzel bir değişimi hep birlikte görüyoruz. Bucalıların 2 yıl içinde artık temizlikle ilgili bir sorunu olmayacak" diye konuştu.

9 Şubat 2020 Pazar

Peki, ama yarın sahaya kim çıkacak? Rifat Sait

Peki, ama yarın sahaya kim çıkacak?
Rifat Sait

24.Dönem İzmir milletvekili
BASAM (Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanı

Bu veya şu parti değil, bir araştırma yapılsın, Türkiye’de genel itibariyle siyasete ve siyasetçiye ilginin azaldığını göreceksiniz. Bunun en büyük nedeni kişilerden kaynaklı bir sonuçtur. Olay gelip dolaşıyor yine liyakate dayanıyor. Bunu ille de iktidar partisi için düşünmeyin. Bu durum muhalefet için de geçerlidir. Zaten Türkiye’de doğru bir muhalefet olsa, iktidarın da aynı oranda doğruluk derecesi yükselir.

Seçime hazırlık

Erken veya normal, önümüzdeki tarihte bir seçim olacak. Hepiniz bölgenizde gözlemliyor veya okuyorsunuzdur. Siyasi partiler teşkilatlarını hareketlendirdiler ve ciddi bir hazırlık dönemi başladı. Bu hazırlıkların muhakkak bir dayanağı var.

Türkiye’nin sorunları

Türkiye’de çok önemli sorunlar vardı. İmam hatiplerin mağduriyeti, başörtüsü zulmü, vesayet, haksızlıklar, kuyruklar ve hastanelerde rehin kalmalar gibi… AK Parti bütün bunları başarılı bir şekilde birer birer çözdü. Bu sorunların varlığı aslında Ak Partiye verilen desteğin kaynağıydı. Sorunlar çözülüp bitince, hele bir de unutulunca eski klasik ve kronik sorunlara dönüverdik. Nedir onlar: işsizlik, ekonomik problemler, ticaretin ve üretimin azalması… vs.

Kıyametin kopmasını isteyenlere karşı Türkiye

Diğer yandan maalesef, Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Orta Asya’da, Uzak Doğu’da problemler var. Müslümanlar, Türkler, akrabalar, komşular olumsuz etkileniyor. Dünya Kıyametin kopmasını isteyen ve bekleyen şeytanla işbirliği yapmış ruhsuzların kontrolünde. Bunlara şu an itibari ile dur deyip ayar verebilecek tek bir ülke var o da Türkiye Cumhuriyeti. Ancak Türkiye eğer içerde güçlü olursa dış politikada etkili olabilir. Türkiye,  ekonomisi, siyasi zekâsı ve askeri gücü ile Kudüs’e, Suriye’ye, Irak’a Filistin’e, Doğu Türkistan’a, Balkanlar’a huzur ve barış getirebilir. Tabiki her şey Allah’ın elinde. Yanlış söylemek ve yapmaktan Allah’a sığınırım ama birileri Kıyameti istedikleri kadar erkene almaya çalışsınlar sebep dairesinde, Türkiye bunu stabil hale çevirebilecek, bildiğim tek ülkedir inşallah.


Samimiyetin ve güvenin geri kazanılması

Ben burada hamasi laflarla sizleri etkilemek amacında değilim. Hele hele dışarıda denge olsun diye ne olursa olsun içeride körü körüne destek verilsin de demiyorum. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere devlet büyüklerimizin bir an önce siyasete ve hükümetin siyasi mevcudiyetine eskiden var olan güven, ilgi ve sevginin tekrar kazanılması için gerekeni yapmalarını önemle rica ediyorum. Eleştirmek haddime düşmez. Lütfen bana kimse kızmasın. Zaman, kızmak, darılmak ya da siyaset yapmak zamanı değildir. İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in hemşerileri Arnavutlar için söylediği şu manalı mısraları üstümüze alınıp bir kere daha okumanızı ve düşünmenizi isterim:
…Veriniz baş başa; zira sonu hüsran-ı mübin, Ne hükûmet kalıyor ortada, billahi ne din!
Medeniyyet size çoktan beridir diş biliyor; Evvela parçalamak, sonra da yutmak diliyor.
Arnavutlar size ibret olacakken hâlâ, Ne bu şûride (bulanık) siyaset, ne bu fasid (bozuk) dava…


İşi ehline verin

Ama böylesine mühim ve son derece önemli bir zamanda, eğer Türkiye’ye böylesine kutsal ve önemli bir görev düşüyorsa, bu iş sadece milletten destek istemekle olmaz, milletin destek vermesi için güvenin ve inancın güçlendirilmesi gerekir. Tabiki vatandaşlar olarak birlik olacağız ve devlete sahip çıkacağız ama önce vatandaşın siyasi kuruma inanması ve güvenmesi gerekir. Ülkede yaşananlardan ders alıp bir an önce muhasebe yapmak zorundayız. Bakın hep yazıyor ve söylüyoruz. Bu iş samimi dava insanları ile olur. Ülke yönetiminde denge insan faktörüdür. İşi ehline vermezsek, liyakat ihmal edilirse, siyasette başarısızlık başlar, sağlıkta şikâyetler artar, hasta yakınları doktorlara saldırır,  ekonomide sıkıntı yaşanır, insanlar kendini yakar, yerelde alt yapı biter, belediyeler çalışmaz, depremler daha yıkıcı olur, üretim düşer işsizlik artar, körlük ve metal yorgunluğu başlar,   seçim kaybedilir ama daha önemlisi Allah’ın önemli bir emri olan “İşi ehline veriniz” e muhalefet olursunuz ki bütün sıkıntı ve belalar ardı sıra gelir.

Cevap bekleyen çok önemli bir soru

İstediğiniz kadar bana kızın. Vallahi billahi de çok önemli bir konuya parmak basıyorum. Hükümette, siyasette, bürokraside, yanlış insanları doğruları ile değiştirmezseniz sonuç iç açıcı olmayacak. Cevap bekleyen çok önemli bir soru var. Yarın veya belki yarından da yakın bir zamanda seçim olduğunda sahaya kim çıkacak? Mutlaka piyasa araştırması yapılıyordur. Halk eski halk, vatandaş eski vatandaş değil. Siyasete küsen, siyasete güveni azalan, beklentisi kalmamış insanlar var bunları kim ikna edecek. Küskünleri ve kızgınları kim ve nasıl kazanacak? Bakın bu çok önemli bir soru ve sorundur. Mutlaka bir an önce çözülmesi gerekir. Beka mı? 2023 mü? Kudüs mü? Suriye mi? Hepsi önce bu sorunun cevabını arıyor. Bu sorunu ancak isterse Reis köklü değişiklikler yaparak çözebilir. Umudumuz ondadır.

------------------------------------------ 




Rifat Sait
AK Parti 24.Dönem İzmir milletvekili
Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BASAM) Başkanı
Balkan Günlüğü Gazetesi İmtiyaz sahibi

7 Şubat 2020 Cuma

İzmir'de 14 Şubat'a özel sevgi koşusu

İzmirde 14 Şubata özel sevgi koşusu

 İZMİR Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü, birbirini seven tüm İzmirlileri, "Sevdiğine Koş" adını verdiği yol koşusunda bir araya getirecek. Dünyada Sevgililer Günü olarak kabul edilen 14 Şubat'tan iki gün sonra 16 Şubat Pazar günü düzenlenecek koşu, iki farklı noktadan saat 13.00'te karşılıklı start alacak. Konak Vapur İskelesi ve Üçkuyular Vapur İskelesi önünden koşuya başlayacak çiftler, Mithatpaşa Üst Geçidi’nde buluşup el ele verip parkuru bu şekilde tamamlayacak.
12 Nisan'da yapılacak Maraton İzmir'in ısınma turu olarak da nitelendirilen ücretsiz koşuya sadece sevgililer değil birbirini seven herkes katılabilecek. Kayıtlar,10-14 Şubat tarihleri arasında www.maratonizmir.org adresinden yapılacak. Koşuya Üçkuyular'dan başlayanlar 3.5 km, Konak'tan başlayanlar ise 2.5 kilometre mesafe katedecek. Koşunun en önemli kuralı ise bu iki farklı noktadan start alan çiftlerin, finiş çizgisini el ele geçmesi olarak belirlendi.

6 Şubat 2020 Perşembe

9 aylık bebeklerini yaşatmak için evlerini hastaneye çevirdiler

9 aylık bebeklerini yaşatmak için evlerini hastaneye çevirdiler
İZMİR'de, Hüseyin ve Gülsemin Karakuş çiftinin 9 aylık bebekleri Asel, doğduktan sonra üç kez kalbi durmasına rağmen yaşama tutundu. Epilepsi belirtileri gösteren, ancak tam olarak teşhis edilemeyen hastalığı nedeniyle doğduğundan beri nöbet geçiren Asel bebek, ailesinin hastane odasına çevirdiği evde, cihazlara bağlı olarak nefes alabiliyor.
Karabağlar ilçesinde oturan Hüseyin ve Gülsemin Karakuş çiftinin üçüncü çocukları 9 aylık Asel, dünyaya geldiği Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde solunum sıkıntısı nedeniyle Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedaviye alındı. Epilepsi belirtileri gösteren, ancak tam olarak teşhis konulamayan hastalığı nedeniyle doğduğu günden beri nöbet geçiren bebeğin, tedavisi devam ederken üç kez kalbi durdu ve doktorların müdahalesiyle hayata tutunabildi. Nöbetler nedeniyle beyninde de hasar oluşan Asel bebek, uzun süre yoğun bakım ünitesinde kaldıktan sonra, yaklaşık bir ay önce ailenin talebi doğrultusunda taburcu edildi. Evde daha steril bir ortam oluşturan aile, Asel bebek için bir odayı hastane odasına dönüştürdü. Bebeğin yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için solunum, beslenme gibi birçok cihaz temin eden aile, kızlarının nöbet geçirme ihtimaline karşın gözlerini kırpmadan başında bekliyor. Kızına bakmak için çalıştığı teknoloji firmasından ayrıldığını söyleyen Gülsemin Karakuş, "Artık tam bir doktor gibi oldum. Küçücük bebeğim çok büyük zorluklarla mücadele etti, ama her defasında direndi. Doktorlar her 'Her şeye hazırlıklı olun' dediğinde Asel yaşama tutundu. Şimdi onu yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz ancak neyle savaştığımızı bile bilmiyoruz. Bir an önce Asel'in hastalığının teşhisinin koyulmasını istiyoruz" dedi.
'KIZIMIZI YAŞATMAK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ, BİRİLERİ SESİMİZİ DUYSUN'
Kızını yaşatmak için elinden geleni yapacağını söyleyen Gülsemin Karakuş, "Kızım önce Allah'ın izni, sonra doktorlarımızın sayesinde hayatına devam ediyor. Çok zor süreçler yaşadık. Defalarca yoğun bakıma girdi çıktı. Solunum cihazları takıldı, boğazı delindi. Bizimle birlikte o da mücadele etti. Doğduğundan beri bacakları kasılıyor, gözleri seyriyor ve sürekli nöbet geçiriyordu. Bu nöbetlerinin sebebi halen anlaşılamadı. Bazen aniden morarıyordu. Doktorlar bile çok fazla ümitli olmamız gerektiğini söylediler ama biz umudumuzu hiç kaybetmedik. Şimdi evde tamamen steril bir ortam yarattık. Sürekli olarak onun başındayım gözümü dahi kırpmıyorum. Burada eldiven, maske, sonda gibi her türlü tıbbi malzeme de var. Kızımı yaşatmak için mücadele ediyoruz ama birileri sesimizi duysun ve elimizden tutsun istiyoruz. Hem kızımın hastalığı anlaşılsın, hem de devlet büyüklerimiz bize maddi manevi destek olsun istiyoruz" diye konuştu.
EVİ HASTANE ODASINA ÇEVİRDİLER, MALİYETİ 60 BİN TL OLDU
Manisa'da bir teknoloji firmasında güvenlik görevlisi olarak çalışan baba Hüseyin Karakuş ise, "Biz kızımı yaşatmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz ve daha da fazlasını yapmaya da hazırız. Evimizin bir odasını hastane odasına çevirdik. Bunun maliyeti yaklaşık 60 bin TL oldu. Allah razı olsun, en azından 30 bin TL'si devletimiz tarafından karşılanmıştır, gerisini biz ödedik. Asel'in annesi artık çalışamıyor ve biri 16, biri 13 yaşında iki çocuğumuz daha var. Bebeğimizin masrafları çok fazla oluyor, yaklaşık 6 bin TL aylık masrafı var. Ben her ay eşimden dostumdan borç alarak geçiniyorum. Kızım için her şey feda olsun ama maddi bir desteğe de ihtiyacımız var" dedi.

5 Şubat 2020 Çarşamba

Eski sevgilisini sokakta tabancayla vurarak yaralayan saldırgan yakalandı

Eski sevgilisini sokakta tabancayla vurarak yaralayan saldırgan yakalandı
İZMİR'in Buca ilçesinde, eski kız arkadaşı S.B.'yi (38) işe gitmek için sokakta yürüdüğü sırada tabancayla vurarak ağır yaralayan A.B., yakalandı.
Olay, geçen cumartesi sabahı saat 07.00 sıralarında Yenigün Mahallesi'nde yaşandı. İşe gitmek için evden çıkan S.B.'yi, sokakta yürüdüğü sırada ayrıldığı erkek arkadaşı A.B. tabancayla kurşunladı. Talihsiz kadın kanlar içinde yere yığılırken, A.B. kaçtı.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ağır yaralanan S.B., Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi'ne götürülerek, tedavi altına alındı.
Çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye alan polis, eski sevgiliyi bu sabah yolda yürüdüğü sırada yakaladı. Gözaltına alınarak, polis merkezine götürülen A.B.'nin sorgusunun devam ettiği öğrenildi.

4 Şubat 2020 Salı

İzmir'de, jandarmadan huzur ve güven uygulaması

İzmirde, jandarmadan huzur ve güven uygulaması
İZMİR'de, jandarmanın düzenlediği huzur ve güven uygulamasında, aranan 31 kişi yakalandı.
İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, dün gün boyunca birçok ilçede çocuk ve gençlerin korunmasına yönelik, okul çevrelerinde huzur ve güven uygulaması yaptı. Uygulamada, 6 bin 172 kişinin kimlik sorgusu yapılırken, çeşitli suçlardan aranan 31 kişi yakalandı. 3 bin 174 araç sorgulandı. 6 araç trafikten men edilirken, 37 araca da toplam da 23 bin 226 TL idari para cezası kesildi.

1 Şubat 2020 Cumartesi

Eski sevgili sokak ortasında kurşunladı

Eski sevgili sokak ortasında kurşunladı
İZMİR'in Buca ilçesinde, S.B. (38) adlı kadın, işe gitmek için yürüdüğü sırada karşına çıkan eski erkek arkadaşı A.B. tarafından tabancayla vuruldu. Ağır yaralanan kadın, tedaviye alınırken, eski sevgili kaçtı.
Olay, sabah saat 07.00 sıralarında, Yenigün Mahallesi'nde yaşandı. İddiaya göre, işe gitmek evden çıkan S.B.'nin yolu eski erkek arkadaşı A.B. tarafından kesildi. Eski sevgili, genç kadını, sokak ortasında tabancayla kurşunladı. Talihsiz kadın kanlar içinde yere yığılırken, A.B. kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri, sevk edildi. 
Ambulansla Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak, tedavi altına alınan S.B.'nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Polis, kaçan A.B.'yi yakalamak için çalışma başlattı.