Yine aynı saat,
ve
gecenin bitimi,..
yine,uykusuzum mermi
seslerinde,
ve,
Alaca karanlık tutsaklığında
arada,tek tük.
Işık hüzmesi,
yüreğim aynı tempoda
çarpıyor.
yokluyorum.!
hala biri için çarpıyor.
ve,
o sensin..Biliyormusun.?
27.02.2016
FETHİYE
MTSTAFA TANER
KHA FETHİYE BÖLGE
SOR
28 Şubat 2016 Pazar
26 Şubat 2016 Cuma
Zakir Kaya "Koç Burcu 2016",
Koç Burcu 2016 Falı
Sevgili Koç burcu, 2016 yılında iş, aşk ve özel hayatınızda güzel gelişmeler yaşanacak. Hayatınızın artık daha düzgün olacağına ve sizi şaşırtacak gelişmelerin bu yıl içerisinde yaşanmaya başlayacağına inanabilirsiniz. Geçen yıl yaratıcılığınızı üst seviyede kullanmaya başladınız ancak kendinize önemli ölçüde fayda sağlayamadınız. 2016 yılında bu durum tersine dönmeye başlıyor olacak. İçinizde var olan potansiyelinizi istediğiniz alanlarda daha fazla kullanmaya başlayacaksınız. Gelişmeleri lehinize çevirmeyi başaracaksınız. 2015 yılındaki hareketli hayatınız 2016 yılında da devam edecek. Yılın sonlarına doğru sıkıntılarınız azalmaya başlamıştı ve bu yıl hepsi kökünden hallolacak gibi görünüyor.
İstediğiniz ve arzu ettiğiniz yenilik, değişim ve farklılık bu yıl sizi fazlasıyla tatmin edecek. Cesaretinizin yüksek olması, karşınıza çıkan her türlü fırsatı gözünüz kapalı değerlendirmenizi sağlayacak gibi görünüyor. Zaman zaman risklerle karşılaşabilirsiniz ancak sahip olduğunuz şartları da çok fazla zorlamanız sizi zarara sokabilir. Yıl içerisinde ne zaman harekete geçeceğinizi, ne zaman durmanız gerektiğini bilmelisiniz.
Gerek aşk hayatınız gerekse iş hayatınızdaki şartları gözden geçirmekle yeni yıla başlamanız gerekiyor. 2016 yılına girmeden önce bulunduğunuz konumun sizi memnun edip etmediğine karar vermelisiniz. Eksikleri tespit etmeli ve geleceğinizle ilgili önemli hedeflere yönelmelisiniz. Yıl ortasında sorgulama yapmak yerine yılın ilk ayında kendinize bir yol çizmeniz çok daha yararlı olacaktır. İçinizde yüksek potansiyel var ve bunu mutlaka değerlendirmelisiniz.
Uranüs gelecek yılın sonuna kadar sizi olumlu anlamda etkiliyor olacak. Geçen yıl bu etkiyi biraz da olsun hissetmeye başlamış olmalısınız. Bu yıl alacağınız etkiler çok daha yoğun olacak. Radikal değişiklikler yapmak istiyor ve kendinizde bu gücü bulamıyorsanız, Uranüs bu konuda size çok fazla yardımcı olacaktır. Özgürlük ihtiyacınız çok fazla ve kendi ihtiyacınızı kendiniz karşılayacaksınız. Bazılarınız iş değişikliği bazılarınız da partner değişikliğine yönelecek.
Koç burcu, 2016 yılının ilk yarısına kadar olan dönem, şans açısından da iyi seviyede geçecek gibi görünüyor. Özellikle eğitim ve işle ilgili konularda kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. İşlerin yolunda gidecek olması sizi çok fazla tatmin edecektir. Kendinize olan güveniniz artmaya başlayacak. Üst seviye işlere gözünüz kapalı girme ihtimaliniz var. Önemli adımlar atmadan önce riskleri de göz önünde bulundurmalısınız. Projeleriniz de istediğinizden iyi seviyelere gelecek. Daha önce başlatmış olduğunuz projeler artık size para kazandırmaya başlayacak.
Kendinize olan güveniniz yanlış adımlar atmanıza neden olabilir. Özellikle yılın ilk yarısına kadar biraz daha dikkatli adımlar atmanızda fayda var. Fırsatlar mutlaka karşınıza çıkacak ancak hepsini de değerlendirmeye çalışmayın. Size uygun olanını seçmeli ve biraz daha güvenliğe yönelmelisiniz. Birikimlerinizi riske atacak işlerin içine girmemeye çalışın. Ne olursa olsun diyerek başladığınız bir işten çok büyük zararla ayrılabilirsiniz. Eğitim ve iş konusunda önemli kişilerden destek alacaksınız. Karşınıza çıkan kişilerin tecrübelerine kulak vermelisiniz.
2016 yılında işler yavaş yavaş rayına oturmaya başlayacak ve yılın ikinci yarısından itibaren güç tamamen sizin elinizde olacak gibi görünüyor. İnsanların sizi durdurma ihtimali çok az. Başarılarınızın üstüne başarı katmaya başlayacaksınız. Siz dikkatli olduğunuz sürece kimse sizi aşk, iş ve eğitim konusunda rahatsız edemez. Kendi kendinize zarar vermediğiniz sürece 2016 yılında arzu ettiğiniz hayata biraz daha yakınlaşmaya başlayacaksınız.
Koç burcu, kendinize güvenmelisiniz. Maddi olanaklarınız kısıtlı olabilir ancak mantıklı planlama ile hayatınızı doğru anlamda değiştirmeniz de sizin elinizde. Çaba ve çalışmalarınızın karşılığını fazlasıyla alacağınız bir yıl sizi bekliyor. Satürn 2015 yılında burcunuzla olumsuz etkileşim içerisindeydi ancak bu yıl etkiler biraz daha iyi yönde olacak. Sorumluluklarınızın farkına biraz daha varacaksınız. Ailenizi önemseyecek, aranızdaki sorunları halletmek için uğraş vereceksiniz.
Koç burcu, 2016 yılında aşk konusunda da kendinizi netleştirmelisiniz. Sorunlu ilişkinizi bitirerek yeni yıla girmeniz kendinizi aşk konusunda daha iyi hissetmenizi sağlayabilir. Aşk açısından da güzel gelişmeler yaşanacak. Önemli olan hangi yoldan ilerleyeceğiniz. Eski ilişkilerinizi göz önünde bulundurun ve eski hatalarınızı tekrarlamamak için uğraşın. Süregelen birlikteliğiniz konusunda da dikkatli ve özenli olmalısınız. Partneriniz sizden değer bekliyor ancak onu çok fazla ikinci planda tutuyorsunuz. İlişkinize zarar verecek davranışlar sergilememeye çalışın.
Aşk hayatınızda sorun yaşıyorsanız artık bir karar vermeniz gerekiyor. Sürekli sorun yaşadığınız bir ilişkiye devam etmeniz hem size hem de partnerinize zarar verebilir. Artık bir karar almalı ve aldığınız karara da sadık kalmalısınız. Ne istediğinize karar verin. Sorunlar düzelmeyecek gibi görünüyorsa en iyisi size zarar veren ilişkiden uzak durmaktır. Satürn de aşk konusunda sizi olumlu etkiliyor olacak. Geçen yıl olumlu etkilerde bulunmuyordu ve bunun kıymetini bilmelisiniz.
Koç burcu, 2016 yılında isteseniz de istemeseniz de başarıya ulaşacaksınız. Özellikle yılın sonlarına doğru tamamen hedefinize veya hedeflerinize kitlenmiş olacaksınız. Bütün Koç burcu insanları yapmış olduğu hatalardan ders çıkartmaya başlayacak. Yaşınız genç ise, yılın sonlarına doğru çok daha fazla olgunlaştığınızı görebilirsiniz. Kırdığınız kalpleri onarmak, kapattığınız kapıları açmak sizin için çok daha önemli olacak. Aşk, iş, aile, arkadaşlıklar veya eğitim konusunda istenmeyen durumlar mutlaka gündeme gelebilir ancak sizin üzerinize düşen, olgun ve dikkatli davranmak. Yapıcı olmaya çalışın, bu davranışınız size zarar vermeyecektir.
Koç burcu, 2016 yılında olgunlaşacaksınız. Bu durumun kaçınılmaz olduğunu söyleyebiliriz. Hayatınızın her alanında daha farklı görüşlere sahip olacaksınız. Çevrenizde bulunan insanları memnun edecek davranışlar sergileyecek, başarılı adımlar atacaksınız. Zaman zaman kendinizi düşünerek hareket edeceksiniz ancak genel olarak çevrenizi de göz önünde bulunduracaksınız. Şans, güç, ilerleme, finansal yükselme, rahatlama ve huzur 2016 yılında sizinle olacak Koç burcu.
23 Şubat 2016 Salı
Zakir Kaya “Bir yalan Yüzünden”
iki arkadaşın hikayesinin anlatıldığı yalan ile ilgili yalanın kötülüğü hakkında ki hikaye
BİR YALAN YÜZÜNDEN
Vaktiyle büyük bir şehirde çok zengin bir aile vardı. Bu ailenin Recep adında bir çocukları vardı. Bu çocuk henüz yedi yaşındaydı ve ilkokulun birinci sınıfına gidiyordu. Recep’in Bülent adında bir arkadaşı vardı. Bülent, orta halli bir ailenin tek evladıdır. Bu iki arkadaş, ilkokulu, ortaokulu , liseyi ve üniversiteyi beraber bitirdiler. Her ikisi de büyümüş ve yakışıklı birer delikanlı olmuşlardı.
Bülent bir inşaat şirketinde mühendis olarak çalışmaya başladı. Recep ise bir inşaat şirketi kurdu ve büyük bir taahhüt işi aldı. Bu iş büyük bir otel inşaatı idi. İnşaatı yaptıranlar; ölen babasının zengin ve doğru sözlü olduğunu bildikleri için, hiç mukavele yapmağa lüzum görmeden işi ona verdiler. Yalnız bir sözlü anlaşma yaptılar. Bu sözlü anlaşmaya göre: Bina en iyi malzeme ile yapılacak. Sağlam ve güzel olması için hiçbir şey esirgenmeyecekti ve bir yıl sonra teslim edilecekti. Recep bunları kabul etti ve binanın, istedikleri gibi olacağına söz verdi.
İnşaat iki yıl sonra bitti. Dışarıdan güzel gözüküyordu; fakat gerçekte en fena malzeme ile yapılmıştı. Binayı yaptıranlar bunu fark etmediler. Binanın yapılışından üç dört ay sonra binanın bazı yerlerinde çatlaklar görülmeye başladı ve nihayet bina çöktü. Recep’in yalan söylediği ve sözünü tutmadığı böylece meydana çıktı. Binanın sahipleri Recep’i dava ettiler. Recep yalan söylediği meydana çıktığından davayı kaybetti. Parasız kaldı ve sefil oldu.
Bülent ise, çalıştığı şirkette gittikçe derecesi yükseldi ve şirkete ortak oldu. Yaptığı işlerde doğruluğu sayesinde tanındı ve zengin oldu. Bir gün, eve dönerken, yolda bir dilenci gördü ve para vermek istedi ve vermek üzere eğildi. Dilenci ile gözgöze gelince, dilenciyi tanır gibi oldu ve Recep olduğunu anladı.
Sordu:
— Ne arıyorsun burada?
Recep ağlayarak başından geçenleri anlattı. Bülent onu evine götürmek istedi. Fakat Recep gelmedi ve koşar adımlarla Bülent’in yanından uzaklaştı. Bülent, şaşırmış ve dona kalmıştı. Üzgün, üzgün evine döndü.
Bir kaç gün sonra gazeteler, bir parkta bir dilencinin ölü olarak bulunduğunu yazıyorlardı. Bülent bunun kim olduğunu anladı ve o an yalan yüzünden arkadaşının ne kadar sefil olduğunu ve ne hale geldiğini düşünerek gözleri yaşardı.
22 Ocak 2016 Cuma
Taşıt denetimlerinde 142 milyon lira ceza
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına bağlı 77 yol kenarı denetim istasyonunda, geçen yıl 34 milyon 444 bin 190 taşıt denetlendi. Söz konusu denetimlerde 142 milyon 865 bin 472 lira ceza kesildi.
Şehiriçi ve şehirlerarası karayollarında trafik yoğunluğunun önemli oranda artmasıyla vatandaşların rahat, huzur ve güven içinde seyahat edebilmelerini sağlamak amacıyla 77 yol kenarı denetim istasyonunda, denetim birimlerince yetki ve mesleki yeterlilik belgesi, ağırlık ve boyut, güvenli yükleme, araç muayene, taşıma ve trafik mevzuatı gereğince denetim yapıldı.
Bakanlık denetim birimlerince 2015 yılı genelinde toplam 34 milyon 444 bin 190 taşıt denetlendi. Karayolu Taşıma Kanunu çerçevesinde, 58 milyon 477 bin 526 lira tutarında 78 bin 56 ceza tutanağı, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında da 84 milyon 387 bin 946 lira tutarında 59 bin 323 ceza tutanağı düzenlendi.
Denetimlerde kesilen cezaların büyük kısmının, “yetki belgesi olmaması” ve “fazla yükleme yapmaktan” uygulandığı gözlendi.
Ceza sayısının bölge müdürlüklerine göre dağılımına bakıldığında yüzde 35,14 ile İstanbul ilk sırayı aldı. Bu ili, yüzde 11,81 ile Adana, yüzde 11,01 ile İzmir izledi.
Denetimlerde kesilen cezaların büyük kısmının, “yetki belgesi olmaması” ve “fazla yükleme yapmaktan” uygulandığı gözlendi.
Ceza sayısının bölge müdürlüklerine göre dağılımına bakıldığında yüzde 35,14 ile İstanbul ilk sırayı aldı. Bu ili, yüzde 11,81 ile Adana, yüzde 11,01 ile İzmir izledi.
10 milyon 580 bin 732 aracın denetlendiği İstanbul'da, 50 milyon 199 bin 415 lira ceza uygulandı.
21 Ocak 2016 Perşembe
EGE NEWS: KHA ÖDÜLLERİ YENİ YILLA DAMGASINI VURDU
EGE NEWS: KHA ÖDÜLLERİ YENİ YILLA DAMGASINI VURDU: YENİ YILIN 2. HAFTASI 01.10.2016 BİR PAZAR GÜNÜ KALAN TÜRKÜ EVİ KHA (KAYA HABER AJANSI)’nın ÖDÜL TÖRENİ SAAT 16:00 DA BAŞLADI , ...
20 Ocak 2016 Çarşamba
ISLAK SOKAKLAR…( P &.C )
Dolaşıyorum Yağmurda Islak Sokakları
Özlüyorum El Ele Gezdiğimiz Caddeleri
Şarkılar Söyleyip Eğlendiğimiz Barları
Unutmak Mümkün Değil Gülüm O Anıları
Karşılıklı Çay İçtiğimiz Mutlu Günleri
Sabahladığımız O Uykusuz Geceleri
Gece Beraber Seyrettiğimiz Yıldızları
Unutmak Mümkün Değil Gülüm O Anıları
Besteler Yapıp Söylediğimiz Türküleri
Her Mısrası Sevdamızı Anlatan Sözleri
Mutluluktan Unuttuğumuz Kederleri
Unutmak Mümkün Değil Gülüm O Anıları.
Beraber Tatile Gittiğimiz O Yerleri
Yan Yana El Ele Yüzdüğümüz Denizleri
Sana Ağaçlardan Topladığım Meyveleri
Unutmak Mümkün Değil Gülüm O Anıları
CELAL İNCİAL İNCİ
01,19,2016
Gönderen
Ad / Zakir KAYA, Prof. Dr., KAYA NET GRUBU YÖNETİM KURULU BAŞKANI
zaman:
02:49
Hiç yorum yok:
Etiketler:
Anasayfa,
EKONOMİ,
Güncel Haber,
KAYA net GRUBU,
KHA,
Kültür-Sanat,
Politika,
ŞİİR,
Yazarlar,
Yazılarımız,
ZAKİR KAYA
6 Ocak 2016 Çarşamba
"BİR AVUÇ TOPRAK "Onur BİLGE '
BİR AVUÇ TOPRAK
Onur BİLGE
Hani seyahate çıkarız, çantamızı bavulumuzu alır, gideriz ya… İşte, bir gün yine öyle çıkıp gideriz evimizden. Hem de hiçbir şey almadan... Dünyaya geldiğimiz gibi çırılçıplak...
Kutsal topraklarda da öyle oluruz. Kefenlerimizle gezeriz. Orada dil, ırk, millet, mevki, rütbe, benlik, hiçbir şey olmaz. Herkes tek tip giysi içinde, herkes yaya, eşit... Oradakilerin tek ortak özellikleri insan oluşları… Cinsiyet ayırımı, haremlik selamlık gibi yerler yok. Birlikte ibadet ediliyor. Kabirlerimizde de böyle olacağız. Erkekler bir tarafta, kadınlar bir tarafta yatmıyor orada. Tek tip giysi içinde, yan yana kabirlerde, eşit… Adil bir şekilde sorgulanıyorlar.
Dünya da bir ev, bizim için. İçinde yaşadığımız, içinde öldüğümüz. Dünya denilen evi ve tüm evleri temsil eden bir ev, Kâbe… Basit, gösterişsiz, küçük, dört duvardan ibaret bir yapı...
Evler yapılmış, insanlar için. Evler yıkılıyor, daha güzelleri, daha gösterişlileri, daha yüksekleri yapılıyor. Konaklar, villalar, şatolar, saraylar, apartmanlar, gökdelenler... İnsanlar kat kat binalarda oturuyorlar. Kat kat yükseliyorlar, tırmanıyorlar göklere. Gidiş nereye? Son durak nere?
Hangi kata kadar çıkarsak çıkalım, yere iniyoruz. Hem de yerin altına... Toprak gibi olmalı gönüllerimiz. Yerle bir… Bugün, ayağımızın altında toprak; yarın, üstümüze yorgan... Hani deprem olur da kalıverir ya insan, evinin altında... Kabir, üstümüze çöken evimiz. Başımıza yıkılan dünyamız! “Biraz daha geniş, daha konforlu, daha çok güneş gören...” diyerek, bitmek bilmez arzularımızın bizi gezdirdiği evlerin sonuncusu. En güneşsizinden güneşsiz, en darından dar, en rutubetlisinden rutubetli, en kasvetlisini mumla aratan, başımıza göçen, daraltan, sıkan, boğan, yiyen, yutan, çürüten, yok eden son ev. Eşyasız, konforsuz, süssüz, dekorsuz, tablosuz, biblosuz sığınak... Ne bir milim sağa, ne bir milim sola... Ne aşağıya bir yol var, ne de yukarıya... Gir kalıbına nefis! .. Gir kalıba! ..
Bedenimiz kadar yerimiz yok aslında, dünyada. Damar boşalır, kan akar. Karıncalar, solucanlar, tarla fareleri, yılanlar, ağaç kökleri... Açmış ağızlarını, yeraltındakiler... Ne deri, ne kas, ne damar, ne sinir... Yerler; ciğer, mide, dalak, böbrek... Ne yanak ne kulak ne dudak ne dil... Önce yumuşak yerler; göz, kulak memeleri, burun, parmak uçları...
Göz... Doymak bilmez göz! .. Göz; gören, isteyen, arzuları kamçılayan, gönülleri akıtan, kalplerin ibresinin yönünü değiştiren, gönlü baştan çıkaran göz...
Hani seyahate çıkarız, çantamızı bavulumuzu alır, gideriz ya… İşte, bir gün yine öyle çıkıp gideriz evimizden. Hem de hiçbir şey almadan... Dünyaya geldiğimiz gibi çırılçıplak...
Kutsal topraklarda da öyle oluruz. Kefenlerimizle gezeriz. Orada dil, ırk, millet, mevki, rütbe, benlik, hiçbir şey olmaz. Herkes tek tip giysi içinde, herkes yaya, eşit... Oradakilerin tek ortak özellikleri insan oluşları… Cinsiyet ayırımı, haremlik selamlık gibi yerler yok. Birlikte ibadet ediliyor. Kabirlerimizde de böyle olacağız. Erkekler bir tarafta, kadınlar bir tarafta yatmıyor orada. Tek tip giysi içinde, yan yana kabirlerde, eşit… Adil bir şekilde sorgulanıyorlar.
Dünya da bir ev, bizim için. İçinde yaşadığımız, içinde öldüğümüz. Dünya denilen evi ve tüm evleri temsil eden bir ev, Kâbe… Basit, gösterişsiz, küçük, dört duvardan ibaret bir yapı...
Evler yapılmış, insanlar için. Evler yıkılıyor, daha güzelleri, daha gösterişlileri, daha yüksekleri yapılıyor. Konaklar, villalar, şatolar, saraylar, apartmanlar, gökdelenler... İnsanlar kat kat binalarda oturuyorlar. Kat kat yükseliyorlar, tırmanıyorlar göklere. Gidiş nereye? Son durak nere?
Hangi kata kadar çıkarsak çıkalım, yere iniyoruz. Hem de yerin altına... Toprak gibi olmalı gönüllerimiz. Yerle bir… Bugün, ayağımızın altında toprak; yarın, üstümüze yorgan... Hani deprem olur da kalıverir ya insan, evinin altında... Kabir, üstümüze çöken evimiz. Başımıza yıkılan dünyamız! “Biraz daha geniş, daha konforlu, daha çok güneş gören...” diyerek, bitmek bilmez arzularımızın bizi gezdirdiği evlerin sonuncusu. En güneşsizinden güneşsiz, en darından dar, en rutubetlisinden rutubetli, en kasvetlisini mumla aratan, başımıza göçen, daraltan, sıkan, boğan, yiyen, yutan, çürüten, yok eden son ev. Eşyasız, konforsuz, süssüz, dekorsuz, tablosuz, biblosuz sığınak... Ne bir milim sağa, ne bir milim sola... Ne aşağıya bir yol var, ne de yukarıya... Gir kalıbına nefis! .. Gir kalıba! ..
Bedenimiz kadar yerimiz yok aslında, dünyada. Damar boşalır, kan akar. Karıncalar, solucanlar, tarla fareleri, yılanlar, ağaç kökleri... Açmış ağızlarını, yeraltındakiler... Ne deri, ne kas, ne damar, ne sinir... Yerler; ciğer, mide, dalak, böbrek... Ne yanak ne kulak ne dudak ne dil... Önce yumuşak yerler; göz, kulak memeleri, burun, parmak uçları...
Göz... Doymak bilmez göz! .. Göz; gören, isteyen, arzuları kamçılayan, gönülleri akıtan, kalplerin ibresinin yönünü değiştiren, gönlü baştan çıkaran göz...
“İnsanoğlunun Uhut Dağı kadar altını olsa,
bir o kadarını daha ister. Onun gözünü ancak toprak doyurur.”
“Hangi güzel göz ki; yere akmadı!
.Hangi güzel yüz ki; toprak olmadı! ..”
Kabir; gözleri toprakla doyuran, arzuları, insanı, bedeni bir noktaya çivileyen, eritip, bitiren yer. Kabir, kemiklere gelip dayanan, öğüten, un eden değirmen… Kabir, vücudumuz kadar yeri bile bize çok gören dünyanın iştahla açılan ağzı.
Hani biraz daha oval olsa, dünyayı yutmak isteriz ya! O bizi yutar. Toprak satın alırız. Biraz daha, biraz daha... Ömrümüzü harcarız, arsa, ev, parsel parsel dünya almak için. Dünya bizi alır. Can veririz, kan dökeriz, toprak için, tapu denilen kâğıt parçaları verirler elimize, sevinir, avunuruz. Gaflette kâğıt biriktirirken, toprak açar ağzını, ağzında hayvanlardan, köklerden dişleri; büyük bir zevkle bizi bekler. Biz para kazanmaya, toprak, mal, mülk almaya gittiğimizi zannederken, her adımda, şiş karınlı dünyanın kasvetli ağzına doğru ilerleriz. Bir de bakarız ki ağzının içindeyiz! .. Ne arsalar, tarlalar, bağlar, bahçeler gelebilmiş bizimle, ne tapular, paralar pullar...
“Hangi güzel göz ki; yere akmadı!
.Hangi güzel yüz ki; toprak olmadı! ..”
Kabir; gözleri toprakla doyuran, arzuları, insanı, bedeni bir noktaya çivileyen, eritip, bitiren yer. Kabir, kemiklere gelip dayanan, öğüten, un eden değirmen… Kabir, vücudumuz kadar yeri bile bize çok gören dünyanın iştahla açılan ağzı.
Hani biraz daha oval olsa, dünyayı yutmak isteriz ya! O bizi yutar. Toprak satın alırız. Biraz daha, biraz daha... Ömrümüzü harcarız, arsa, ev, parsel parsel dünya almak için. Dünya bizi alır. Can veririz, kan dökeriz, toprak için, tapu denilen kâğıt parçaları verirler elimize, sevinir, avunuruz. Gaflette kâğıt biriktirirken, toprak açar ağzını, ağzında hayvanlardan, köklerden dişleri; büyük bir zevkle bizi bekler. Biz para kazanmaya, toprak, mal, mülk almaya gittiğimizi zannederken, her adımda, şiş karınlı dünyanın kasvetli ağzına doğru ilerleriz. Bir de bakarız ki ağzının içindeyiz! .. Ne arsalar, tarlalar, bağlar, bahçeler gelebilmiş bizimle, ne tapular, paralar pullar...
Kabir, çıkmaz sokak... Değirmen… Ezen,
öğüten, yok eden... Kabir, bir uzay üssü… Yolculuk belki de uzaya, bir başka
yıldıza… Mutlaka Berzah Alemi’ne, cennete, cehenneme...
Sırat köprüsü denen, dünya. Dünyayı itebilirsen elinin tersiyle, ondan vazgeçebilirsen, yani dünyadan geçersen, sırattan geçmiş olursun.
Sırat köprüsü denen, dünya. Dünyayı itebilirsen elinin tersiyle, ondan vazgeçebilirsen, yani dünyadan geçersen, sırattan geçmiş olursun.
Hani hadislerde sırat tasvirleri vardır, iki
yanı uçurum, ince bir hat… Altında cehennem, ucunda cennet ve o hat üzerinde
engeller, çengeller... Altı; cehennem, mağma, ateş...
Yeraltı dünyası; disko, kumarhane, meyhane,
gizli işlerin döndüğü yerler... Çengeller; arkadaşlar, dedikodu, faiz, haram,
içki, kumar, kadın... Çengellere takılmadıysan, aşağıya düşmediysen, hızlı da
gitsen, yavaş da gitsen, önün cennet…
İnce hat, İslamiyet... Bir yanı dinsizlik,
yani ateizm, bir yanı batıl dinler ve batıl inançlar... Sıratın kıldan ince ve
kılıçtan keskin oluşu; İslami emirlerin kıldan ince, kılıçtan keskin oluşu…
Yunus gibi olabilsek! Vız gelse, kılıcın keskin tarafı! .. Üzerinde koşabilsek! Hatta uçabilsek, Burak’la! Evler kurabilsek, üzerine, Yunus’ca! Öyle bir yansak ki Allah Aşkı ile kor olsak, yalım yalım girsek cehenneme, narı hissedemesek Allah Aşkının ateşinden! .. Soğuk gelse, cehennemin ateşi!
“Kahrın da hoş, lutfun da…
.Nurun da hoş, narın da… ”
Tut ki girmişim, kabre. Tut ki sıkmış, toprak. Yolum, cehennemi bir azaba çıkmış. Taptığım başka bir ilah mı var! Yine “ALLAH! ALLAH! ” diyeceğim, ateşin içinde. Biliyorum ki O’ndan başka ilah yok! .. Biliyorum ki O’ndan başkası bana yardım edemez! Yaratan’ım O! Koruyacak olanım O! Bütün yollar O’na çıkar. O, mümin olan herkesin Sevgilisi. Benim de gerçek Sevgilim. Azap etse de O’ndan başkası olamaz benim için. Yaksa da kahretse de azap üstüne azap etse de O’ndan vazgeçmem! Başka kapıya gitmem! Çünkü O’nun kapısından başka kapı bilmem! ..
Sadece aşkımla gideceğim O’na. Sevgi karşılıklıdır. Bir adım gelene koşarak gittiğini söylediğine göre o da beni sever. Seviyorsa, yeter! Merhametlilerin en merhametlisi! Sevdiğine kıyar mı! Azap eder mi! O ki bir annenin bebeğine duyduğu merhametin yüz misline sahip!
İnşallah, tüm müminleri, hepimizi affeder! Cümlemize Firdevs Cenneti’ni, Cemal’ini nasip eder!
***
Yunus gibi olabilsek! Vız gelse, kılıcın keskin tarafı! .. Üzerinde koşabilsek! Hatta uçabilsek, Burak’la! Evler kurabilsek, üzerine, Yunus’ca! Öyle bir yansak ki Allah Aşkı ile kor olsak, yalım yalım girsek cehenneme, narı hissedemesek Allah Aşkının ateşinden! .. Soğuk gelse, cehennemin ateşi!
“Kahrın da hoş, lutfun da…
.Nurun da hoş, narın da… ”
Tut ki girmişim, kabre. Tut ki sıkmış, toprak. Yolum, cehennemi bir azaba çıkmış. Taptığım başka bir ilah mı var! Yine “ALLAH! ALLAH! ” diyeceğim, ateşin içinde. Biliyorum ki O’ndan başka ilah yok! .. Biliyorum ki O’ndan başkası bana yardım edemez! Yaratan’ım O! Koruyacak olanım O! Bütün yollar O’na çıkar. O, mümin olan herkesin Sevgilisi. Benim de gerçek Sevgilim. Azap etse de O’ndan başkası olamaz benim için. Yaksa da kahretse de azap üstüne azap etse de O’ndan vazgeçmem! Başka kapıya gitmem! Çünkü O’nun kapısından başka kapı bilmem! ..
Sadece aşkımla gideceğim O’na. Sevgi karşılıklıdır. Bir adım gelene koşarak gittiğini söylediğine göre o da beni sever. Seviyorsa, yeter! Merhametlilerin en merhametlisi! Sevdiğine kıyar mı! Azap eder mi! O ki bir annenin bebeğine duyduğu merhametin yüz misline sahip!
İnşallah, tüm müminleri, hepimizi affeder! Cümlemize Firdevs Cenneti’ni, Cemal’ini nasip eder!
***
Onur BİLGE - KHA
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



