-->

Çeviri

7 Haziran 2016 Salı

3,5 milyar dolarlık helikopter anlaşması

3,5 milyar dolarlık helikopter anlaşması

Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM), genel maksat helikopteri projesi kapsamında projenin ana yüklenicisi TUSAŞ, ana alt yüklenicisi Sikorsky Aircraft ve diğer yerli alt yükleniciler arasında 3.5 milyar dolarlık sözleşmelerin imzalandığını açıkladı.

SSM'den yapılan yazılı açıklamada, ABD ihracat lisanslarına müteakiben sözleşmelerin imzalandığı, böylece projenin yürürlüğe girdiğini ve proje takviminin başlamasına yönelik son adımların atıldığı belirtildi.
Açıklamada, "Proje kapsamında, TUSAŞ ana ve Sikorsky, Aselsan, TEI, Alp Havacılık alt yükleniciliğinde, 109 adet T70 Kara Şahin Helikopteri, önümüzdeki 10 yıl süresinceTürkiye’de lisans altında üretim modeliyle, altı farklı kullanıcıya teslim edilecektir" denildi.
Proje kapsamında ana yüklenici TUSAŞ, T70 helikopterlerinin kabin, kokpit, kuyruk konisi, yatay ve dikey kuyruk, ana ve kuyruk rotor palleri gibi tüm ana parçaların üretimini, nihai montaj işlemlerini, testlerini ve entegre lojistik desteğini; Aselsan temel aviyoniklerin geliştirilmesi ve entegrasyonunu ve Sikorsky ile birlikte helikopterkokpiti geliştirilmesini; TEI, T-700 motorunun üretimini; Alp Havacılık ise iniş takımları, dişli kutusu detay parça üretimi ve dinamik parçalarının üretim ve montajını gerçekleştirecek.
SSM açıklamasında, "Türk savunma ve havacılık sanayisi, sözleşme bedeli yaklaşık 3.5 Milyar ABD Doları olan Genel Maksat Helikopteri Projesi ile ülkemizin askeri ve sivil alanlardaki genel maksat helikopter ihtiyacının karşılanmasında önemli rol alacaktır" denildi.

4 Haziran 2016 Cumartesi

405 yıllık camiye zarar verdiler

405 yıllık camiye zarar verdiler

İzmir tarihi köylerinden Kozbeyli’deki 405 yıllık camide tamiratlar sırasında yapılan yanlışları Gediz Üniversitesi’nde görevli Yrd. Doç. Dr. Ayşe Erdem Çetin, tek tek tespit etti. Bu hataları gösteren sergi açıp köy halkını bilgilendirdi.

Gediz Üniversitesiİzmir Foça’nın tarihi yönden bir çok eserin bulunduğu Kozbeyli Köyü’ndeki 405 yıllık camide çalışma yaptı. İç Mimarlık Bölümü öğrencileri, Yrd. Doç. Dr. Ayşe Erdem Çetin’in öncülüğünde tarihi eserdeki onarım yanlışlarını inceledi.
İncelemeler sonrasında, dış cephenin sıvanarak işlemelerin kapatıldığı, süslemelerin, duvarların ve ahşap direklerin gelişi güzel boyandığı, minberdeki el işçiliğinin yok edildiği, asılan ağır kristal avizeler yüzünden ahşap asma tavanın hasar gördüğü belirlendi. Sonradan eklenen şadırvanlarla caminin görünümünün bozulduğu tespit edildi.
Farklı zamanlarda gerçekleştirilen tamiratların yol açtığı zararları gösteren bir de sergi açıldı. Cami avlusunda toplanan köy halkı hatalarla ilgili bilgilendirildi, bilinçsiz müdahalelerde bulunulmaması istendi.
KİMLİĞİNDEN UZAKLAŞTIRILIYOR
Bugüne kadar birçok caminin restorasyonunda görev alan Yrd. Doç. Dr. Ayşe Erdem Çetin, başta camiler olmak üzere tarihi yapıların korunmaya çalışıldığı sırada zarara uğratıldığına dikkat çekti. Ayşe Erdem Çetin, "Bu yapılar kimliğinden uzaklaştırılıyor. İyi niyetli da olsa bu tamiratlardan uzak durulmalı. Taş duvarlı camilerde sıkça rastlanan nemi önleyebilmek için dış cephe çimentoyla sıvanıyor, inşa edildiği dönemin el sanatı örneklerini gösteren duvar süslemeleri örtülüyor, tarihin üzerine adeta perde çekiliyor. Yıpranan yüzeyler de aslına hiç bakılmadan gelişigüzel boyanıyor. Şadırvan gibi eklemeler yapılıp yapının bütünlüğü ve güzelliği bozuluyor, kimliği yok ediliyor. Temizlik sırasında kullanılan kimyasallarla da zarar verilebiliyor. Tüm bunların önüne geçebilmek için halkımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Bunun için Kozbeyli’de yaptığımız çalışma ve bilgilendirme toplantısı oldukça yararlı geçti. Tarihi eserlere izinsiz ve uzman desteği olmadan hiçbir müdahalede bulunulmamasını, çivi bile çakılmamasını özellikle istiyoruz. Aksi halde yarardan çok zarar verildiğini herkes çok iyi bilmeli" dedi

2 Haziran 2016 Perşembe

Seri katil Atalay Filiz'in babası it dalaşında Yunan jetini düşürmüş


Seri katil Atalay Filiz'in babası it dalaşında Yunan jetini düşürmüş

Seri katil Atalay Filiz 2011'de Rus sevgilisini, 2013'te arkadaşı ile nişanlısını, 27 Mayıs'ta ise Fatma Kayıkçı'yı öldürdü. Polis, MİT ve Jandarma her yerde Atalay Filiz'i ararken, sericinayet zanlısının babası eski savaş pilotu İlhan Filiz'in, 1992'de it dalaşına girdiği bir Yunan savaş uçağını düşürdüğü ortaya çıktı.

Polise göre, Atalay Filiz önce kendisinden ayrılmak isteyen Olga Seregina’yı öldürdü. Olga’nın kaybolması, şüpheleri Atalay Filiz'in üzerine çekti. Olga’nın en yakın arkadaşı Elena Radchikova’yla onun sevgilisi Göktuğ Demirarslan, Atalay Filiz'den şüphelendi. Göktuğ, Atalay Filiz'in en yakın arkadaşıydı ve onu iyi tanıyordu. Üstelik 4 genç Paris’te eğitimleri sırasında bir süre aynı evi paylaşmıştı.
Atalay Filiz, kendisini ele vereceklerini düşünerek, Göktuğ ile Elena’yı Ankara’da pompalı tüfekle
öldürdü. Yine polisin tespitlerine göre, öğretmen Fatma Kayıkçı da aynı nedenle katledildi. 2 yıl boyunca yaşadığı Tuzla’da sahte isim kullanan ancak sahte kimliği bulunamayan Atalay Filiz, sigorta için kendisinden kimliğini isteyen Kayıkçı’nın kendisini ele vermesinden korktu. En büyük korkusu yakalanmak olan Atalay Filiz, kendisini ihbar etmelerinden korktuğu Göktuğ ve Elena gibi Kayıkçı’yı da öldürdü, Atalay Filiz'i yakalamak için tüm emniyet birimleri çalışmalarını sürdürüyor. Soruşturmayı İstanbul polisi dışında, Ankara Emniyet Müdürlüğü, MİT ve Askeri İstihbarat da takip ediyor.
KAYNARCA HATTI İNCELEMEDE 

Habertürk'ün haberine göre, zanlının araç kiralama ihtimaline karşı şirketler incelendi ancak bu yönde bir işlemin yapılmadığı anlaşıldı. Zanlının, 2 ayrı telefon kullandığını, bunların “patates hat” olarak isimlendirilen ve başkalarının kimlik bilgileri kullanılarak alınan hatlardan olduğunu belirleyen polis, kayıtları da mercek altına aldı. Buna göre eski marka telefonla kullanılan hat S.Ç. adlı kişiye aitti. Bu telefonu herkes biliyordu. Ancak kullandığı akıllı telefonu ise kimse görmemişti. Bu da bir kadının üzerineydi. Telefon kayıtlarına göre Atalay Filiz, öldürdüğü Fatma Kayıkçı ile sadece 2 kez telefonda görüşmüştü. Akıllı telefonla anlık iletişim uygulaması “WhatsApp” kullanan zanlının, bu şekilde kimlerle yazıştığı tespit etmeye çalışılıyor.

'KATİLİ GÖRDÜM' DEDİ POLİS ALARMA GEÇTİ

Atalay Filiz’le ilgili son ihbar, İstanbul polisini alarma geçirdi. Polise başvurup, "televizyonda ve gazetelerde fotoğraflarını gördüğüm kişi Eyüp’te yolda yürüyor" diye konuşunca, söz konusu adrese çok sayıda polis ekibi yönlendirildi. İhbarcının belirttiği adresin en yakınında bulunan trafik polisi, ihbarcının bahsettiği kişiyi gördü. Kimlik kontrolü ve diğer tetkilerde bu kişinin Atalay Filiz olmadığı anlaşıldı.
 YUNAN JETİNİ DÜŞÜRMÜŞTÜ

Öte yandan Atalay Filiz'in babası İlhan Filiz ile ilgili bir detay dikkat çekti. Eski askeri pilot olan İlhan Filiz, 12 Haziran 1992'de o dönem yüzbaşı rütbesindeyken Üsteğmen Murat Yıldırım ile birlikte F-16 savaş uçağıyla Ege Denizi üzerinde devriye uçuşu yaparken, 2 Yunan uçağıyla it dalaşına girmişti. Yunan F-15 C uçaklarından biri, peşindeki İlhan Filiz'den kurtulmak için denize doğru dik inişe geçmiş, ancak manevrayı tamamlayamayarak denize çakılmıştı. Olayda Yunan pilot hayatını kaybetmişti. 

31 Mayıs 2016 Salı

Gülen'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a açtığı davaya ret

Gülen'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a açtığı davaya ret

"Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması" soruşturmaları ve davaları kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan bir numaralı sanık Gülen'in, "kişilik haklarını ihlal ettiği" iddiasıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan aleyhine açtığı manevi tazminat davası reddedildi.
"Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)" soruşturmaları ve davaları kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan bir numaralı sanıkFetullah Gülen'in, başbakanlığı döneminde çeşitli tarihlerdeki konuşmalarında "kişilik haklarını ihlal ettiği" iddiasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhine açtığı 100 bin liralık manevi tazminat davası reddedildi.
Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesindeki duruşmaya, Gülen'in avukatı Talha Aksoy ve Erdoğan'ın avukatı Burhanettin Sevencan katıldı.
Avukat Aksoy, duruşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde AK Parti'nin Muğla, Kırıkkale, Elazığ ve Malatya mitinglerinde yaptığı konuşmalarda müvekkilinin kişilik haklarının saldırıldığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istedi.
Erdoğan'ın avukatı Burhanettin Sevencan ise Gülen hakkında tüm soruşturmaların ve niteliklerinin dava dosyasında olduğunu belirterek, "Müvekkilimin beyanının da görünen gerçekliğe ve duruma uygun olduğu açıktır. Ayrıca davacı Gülen hakkındaki yakalama kararı da bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz." dedi.
Hakim Verda Çiçekli, davanın reddine karar verdiğini belirtti.
Dava dilekçesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2 Mart, 3 Mart , 4 Mart ve 6 Mart 2014'teki AK Parti mitinglerinde yaptığı konuşmalarda, Gülen'in "kişilik haklarına saldırıldığı" ileri sürülerek, 100 bin lira manevi tazminat talep edilmişti.
Muhabir:Zafer Fatih Beyaz

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Okumuş toplum ve gün görmüş toplum arasında ki fark

Okumuş toplum ve gün görmüş toplum

arasında ki fark ..... Hala yanlışlıkla bir 

telefonu aradığında yanliş olmasına 

rağmen özür dileyip görüşürüz iyi 

günler diyen bir toplumumuz malesef...

Örneğin eğer bir insan sürekli 

konuşuyorsa ya 

acıları çoktur unutmak istiyordur; ya da

bilgisi yoktur kapatmak istiyordur… 

Çünkü yerinde konuşmak yersiz konuşmaktan bin kez daha evladır kısacası hayat 

okulunda adama tek bir şey öğretiyorlar. sesiz çIglıklari susmayı arkanı dönüp 

onurunla ceketini önünü iliklemeyi ve hasretin renginin ne olduğunu öğretmeyi 

lakin daha cokk okumak lazım bu hayatın okulundan...saygılarımla .

21 Mayıs 2016 Cumartesi

EVDEN. KAÇAN. ÇOCUKLAR

*
Çocuğum Evdn Kaçıyor Ne Yapabilirim? Her yıl özellikle havaların ısınmasıyla daha da artan çocukların evden kaçma olayları doğal olarak anne ve babalarını üzüntü ve meraktan perişan ediyor. Kaçma, çocuk ve gençlerin büyüklerinin izni olmaksızın evini terk etmesidir. Bütün davranışların bir sebebi olduğu gibi, kaçma davranışının da bir sebebi vardır. Bir çocuk ya da genç nede evden kaçar? Bu sebeplerden ilki, genellikle sevilmediklerine veya mutsuzluk oluşturduklarına inanıp, değerli olduklarını göstermek, ya da, değerli olduklarına inanmadıkları için evden kaçarlar. Bu nedenle çocuklara sevildiklerini, değerli olduklarını hissettirmeliyiz. Bazı çocuklar Aile içi tartışmalar, ailedeki huzursuzluklar, anne babanın devamlı kavga etmesi de kaçma davranışına sebep olabilir. Bu sebeple evimizde huzurlu bir ortam yaratmalı,, huzuru eksik etmemeliyiz. Aile içi şiddette kaçmaya neden olan olayların başında gelir. Genç içinde bulunduğu şiddet ortamından uzaklaşmayı bir kurtuluş olarak görüp evden kaçabilir. Kimi çocuklar macera olsun diye kaçma eğiliminde olabilirler. Çocuklarımızın arkadaş çevrelerine ve okudukları kitaplara dikkat etmeliyiz. Para kazanma arzusu da kaçma eğilimi oluşturabilir. Bu nedenle istediklerini yerine getirememe sebebimizin yalnızca para olmadığını açıklamalıyız. Derslerinde başarısız olan, arkadaşlarıyla iletişim sorunu yaşayan, öğretmenlerinin de kendisini sevmediğini düşünen, okulda mutsuz olan çocuklar da önce okuldan, sonra evden kaçabilir. Çocukların öğretmenleri ile iletişim içinde olmak, ders ve devam durumunu takip etmek, Rehberlik servisi ile görüşüp paylaşmak, birlikte çözüm bulmak gerekir. Evden kaçan çocuklar üzerinde yapılan araştırmalarda, zihinsel özürlüler hariç, hemen hepsinin aileleriyle sorunları olduğu görülmüştür. Ailedeki şiddetli geçimsizlik, işsizlik, fakirlik, dayak, eğitimsizlik gibi durumlardır.Çocuklar sıcak aile ortamından, sevgiden, ilgiden ve şefkatten mahrum olarak büyümektedirler. Bu çocuklar ayakları üzerinde duracak yaşa geldiklerinde sıkıcı aile ortamından, dayaktan, kötü muameleden, sefaletten kurtulma hayalleri kurarlar. Ilk fırsatta da iyi bir iş bulmak, ses veya sinema sanatçısı olmak, kısa yoldan şöhrete kavuşmak ümidiyle evden kaçarlar. Eğer çocuğumuz sık sık evden kaçıyorsa biryerlede yanlış yapıyoruz demektir. Bu durumda çocuk psikiyatrından veya uzman bir psikologdan yardım almamız gerekir. Sebepleri bilindiği taktirde evden kaçma probleminin çözümü kolaylaşır. Aile içinde kendisini mutlu ve değerli hisseden bir çocuk evden kaçmayı düşünmez. Çocuğun maddi ihtiyaçlarının yerine getirilmesi kendisini mutlu hissetmesine yetmez. Nice fakir aileler vardır ki çocuklarını sevgi ve ilgi ile büyütmekte, maddi imkansızlıklara rağmen onları okutmaya ve ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktadır. Çocuk ailede bulamadığı yakınlığı arkadaş çevresinde arar, grup içersinde yer edinmek için kolayca grup liderinin güdümüne girer. Liderden aldığı güç ve telkin ile anne ve babasına karşı gelir. Anne baba da onu uslandırmak için dayağa başvurur. O genç için aile önemini yitirir ve sıkıcı bir yer olur. Kendi hayatını yaşamak için evi terk edebilir. Çocuklarımız küçük yaştan itibaren anne babalarına duygularını, düşüncelerini, sevinçlerini, hayallerini, korkularını, endişelerini ve sıkıntılarını çekinmeden açabilmelidir.Bizler de onları yargılamadan, suçlamadan dinlemeli, onları anlamaya çalışmalıyız. Dayak ve baskı ancak cahil anne babaların başvurduğu eğitim araçlarıdır. Çocuklar kuralları çiğnediğinde karşılıklı konuşarak ve onların da fikirlerini alarak çözüm üretmeliyiz. Gazete haberlerinden ve televizyon programlarından faydalanarak. Kolay yoldan şarkıcı veya zengin olmak için evden kaçan gençleri bekleyen tehlikeler konusunda bilgilendirmeli, evden kaçarak kolay yoldan sanatçı olunamayacağını.öğreneceklerdir.

ZUHAL AKSOY KHA İZMİR

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Anneyim,Annesin,Anneyiz!

Anneyim,Annesin,Anneyiz!Annelerimizin kuzusu,yavrularımızın aslanıyız!
Annemin anneliğinde özledim Anneliği...Bazen annem gibi olmak,bazen annem gibi anne olmamak istedim evcilik oynarken kurgularımda!Masallardakianneyi kendime,kıssadan hisselerdeki anneyi amneme atfederdim gizlice...Şimdi ben kıssadan hisselerin annesiyi,Annem efsane...
Çocuklarım sizi çok seviyorum...izninizle diğer ihtiyaç sahibi çocukları da...Masum ve muhtaç yüreklerini kirletmesin diye dünya 
,elimi uzatmak istiyorum ihtiyacı olan çocuklara...Muhtaçlıklarının ihtiyacını yüreğim kadar karşılayabilirim...Çocuklarım Anneliğimi sizden öğrendim.Her ikinize de müteşekkirimEllerini bir araya getirmiş kişi
Anneler günümüz değil,Anne günlerimiz kutlu,mutlusağlıcakla ve evlatlarmızın mutluluğuyla kutlu ve daim olsunEllerini bir araya getirmiş kişi
Saygılarımla...
                             Melek Kaynak/KHA/İSTANBUL.